Ana içeriğe atla

Meryem Teyze'den Hayat Üzerine Şiir ...

Rüyada yaşadım yalan dünyayı,
Uyandım baktım ki geç olmuş artık.
Simsiyah tarayıp durduğum saçlarım
Aynaya baktım da ak olmuş artık.

Nerede koşa koşa gittiğim yollar,
Gitmiyor dizlerim tutmuyor kollar
Bak sen nasıl geçmiş vefasız yıllar
Mevla'ya gitmeye az kalmış şimdi..

Bir gün seni uzatıp da soyarlar,
Soyarlar da teneşire koyarlar.
Konu komşu ölmüş diye duyarlar
Helallik almaya geç olur artık.

Toplanıp da namazını kılarlar,
Cansız ata bindirirler giderler
Kabir kapısında veda ederler
Amelin yoksa yalnızsın artık...

Yorumlar

Volkan DENİZ dedi ki…
Ne yaptın be Meryem Teyze. Niye gömdün şimdi. Niye yalnız bıraktın. Niye helaleşemedik. Yaşarken ölümü niye tattırdın şimdi. Niye hüznü hatırlattın, tamda gülmeye ihtiyaç varken.
Sen çok yaşa... Bunları düşünmeden, yaşamayı severek yaşa. Meryem teyze sen çok yaşa... :)
mit dedi ki…
Off, bu acıttı :) Her ne kadar farkında olsak da ölüm gerçeği her seferinde insanı ürpertmeyi başarıyor. Meryem Teyze'nin kalemine sağlık.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…