Ana içeriğe atla

İşte Böyle...

Biraz önce sosyal paylaşım alanlarından birinde bir şarkı dinledim..aldı götürdü beni..Öyle bir ana denk geldi ki beni götürdü kendime...Belki sözler durumuma uygun değil ama söyleyiş ve müzik muhteşem ...Ve düşünmeye başladım...


Ben sizler gibi iyiye doğru giden biri değilim sanırım...Gittikçe daha çok kendime dönmeye başladım..Kendimi sevme yolunda ilerleyen biri de değilim..Gittikçe kendimi daha çok bilmem bana acziyetimi daha çok hatırlatır olmaya başladı..Asıl farkedilmesi gerekeni mi farketmeye başladım yoksa içine kapanıp kendimi kilitleme yoluna mı girdim karar veremiyorum..


Kendimi ''pozitif''ve ''negatif''diye kısıtlı bir kelime gel gitine de sığdırmıyorum artık..Bir gün negatifsem yarın pozitifim..Benim artık yapmam/etmem dediklerimin sayısı azaldı..Neden asla yapmayacakmışım ki;burası imtihan dünyasıysa başıma her şey gelebilir ..Ve önemli olan onlara boyun eğmem ya da başa çıkma şeklim/tarzım..Savunmadığımı savunabilir, giymem dediğimi giyebilir, gitmem dediğim yere gidebilirim...bu şekilde tepki vermem dediklerime aynı tepkileri verebilir,yapamam dediklerimi de yapabilirim..Evet şimdi benden olmayan şeyleri gün gelir yapabilirim ve bu şekilde sınanabilirim....gördüğüm dile getirdiğim ya da getirmediğim hataları ben yapıp akıllanabilirim...Hiç bir şeyin sözünü veremiyorum..Kendime döndüm ve biliyorum ki yarınımın hiç bir şeyinden emin değilim...


Sevgimin garantisi yok sevilmeleriminde...Sevdiğim insanlar tarafından kırıldıkça kalbimde küçük noktalar olmaya başlıyor ...Ben belki de söylediğimin tersine affettiklerimi unutamıyorum...Unuttuklarım bile yer ediniyor yüreğimde..Belli etmesem de kalıyor izler..Ve ben ne kadar iyi niyetli olursam olayım bu noktalar beni umursamaz yapabiliyor..ama bakın bunun da garantisi yok bende,bu durumda değişebilir bakarsınız bir gün tüm yaşananları affedip tamamen unutabilirim...


Sizin hakkınızda neler düşünüldüğünün tamamen umrunuzdan çıktığı oldu mu? Ben bu durumdayım..İnanın umurumda değil kim ne demiş ne düşünmüş ne diyecekmiş...Öyle bir hal aldı ki bu,artık sinirlenmekten geçtim çoğu zaman yapılanlar karşısında sadece gülüp geçiyorum..Bakıyorum tepki verseniz de aynı vermeseniz de aynı, anlayacak/anlamak isteyecek birileri yok karşınızda ...o zaman susuyorum.Bunu nasıl yapar, böyle nasıl düşünür, böyle neden dediklerimi de gömüyorum yüreğimin köşelerine.


İltifatlar zaten gelip geçici nefsi okşayan sözler onun için ciddiye almıyorum onları..Anlık bakışlar ve ''İyi ki varsın'' dedirtebildiğim zaman dilimleri özel benim için..Mutlu edebilmeler hala hayatımın en önemlileri ama onları da unutmam şartıyla..Mutlu et ve unut ,en güzeli bu.Size yaşama tutunma ipi oluyor bu anlar...


İçimden geldiği gibi konuşuyorum en çok da bunu seviyorum..Bir tek sevmediklerime onları sevmediğimi söyleyemiyorum.Bunu da yapmayı istemiyorum zaten..yok öyle çok iyi biri olduğum için de değil bu.Sadece bunun tartışmaya sonuçlanacak olma ihtimali korkutuyor beni..Uzun uzun açıklama yapmak istemiyorum ve tartışmayı sevmiyorum üstelik istemediğim konularda...


Birileri beni sevsin diye ,onasın diye de telaşım yok artık.Önceden sevdiğim gibi sevileyim isterdim..Şimdi sadece kendimim sevilmek de buna bağlı..Beni kabullenen sevsin ,sevmeyen de varolsun..Ben kimim ki sevgiyle çevrelenecem..İnsanlar yanımda huzurlu olsunlar bu bana yeter..Kimse benden hiç bir konuda çekinmesin rahat olsun ...İnsanlara rahatsızlığım olmasın beklentim yok başka...


Şarkıyı beşinci defa dinliyorum...Bir hayli dinlendirdi beni bu müzik...Gitmek zamanı...

Yorumlar

ihyaca dedi ki…
Güzel kelamlardı pabucum..Allah hepimize her şeyin en güzelini ve en hayırlısını nasip etsin ve iki dünyada yüzümüzü güldürsün.Senin de öyle arkadaşım :)
Yusufsan21 dedi ki…
Geçen sene bu blogu okuduğumda bu blogun yazar deli olmalı diyordum. Şimdi de acaba onun ulaştığı seviyeye ben ne zaman ulaşacağım diyorum.
Pabuç dedi ki…
/ihyaca,
amin güzel duan için..İnan bana zaten elimizde olan iki gerçeğimiz var.Biri dua(ki Rabbim bundan asla mahrum etmesin bizi) diğeri de ölücek olma gerçeğimiz...Sevgi ve dua ile...

/Yusuf,
Ne yaptın sen ya ben ne yaptım ki gözündeki değerim ''Deli'' mertebesinde kalmış:) Ve ulaşmak mı ben aczime yaklaşıyorum değişen tek şey bu hayatımda...Sevgiler...Huzurla kal inş.
Yusufsan21 dedi ki…
Deli mertebesinde kalmış mı? Aslında bu soruyu ne yaptım da o mertebeye çıktım şeklinde sormanız gerekiyordu.

Bilmem ki insan bazı şeyleri anlayamıyor bazı zamanlarda. Anlayamadığı için de bunu hissedeni farklı sıfatlarla tarif edebiliyor.
Pabuç dedi ki…
Şimdi ben senin bu yorumundan bir şey anla(ya)madım :)

Sen benim yazılarımı kötü bulduğun için mi böyle bir şey söyledin mesela? Ya da neyse boşverdim....Deliden veli olma yoluna girmiş olayım başka isteğim yok :)
Kamil Cengiz dedi ki…
Fotoğraf da inanılmaz uyum sağlamış yazıya ve özellikle yorumlara :)
Pabuç dedi ki…
ruh halimi en güzel ifade eden resimdi:)
tutsak dedi ki…
Ne güzel şey kendine dönebilmek. Ne demişler ''kendini bilen Rab'bini bilir.'' İnsan kendisini sevmeli bence, kendisini sevmeyen başkasını(başkası varsa tabii) nasıl sevebilir ki... Aslında her yerde her şeyde Hak'kı görebilsek başka diye bir şey kalır mı acaba? Öyle olduğunda da karşımıza çıkan her şeyin bizi bir yerlere ulaştırmak için olduğunu kötü veya iyi diye bir şeyin olmadığını farkedermiyiz acaba. Ama biz en ufak bir olayda zıplamaya hazırız. ''Vay bunu bana nasıl yaparlar, bu olay nasıl olabilir.'' Bir an aklımıza gelse; ''O'' istemeden yaprak dahi kıpırdamayacağını... Ve seyredebilsek ''Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler'' demesini becerebilsek. Ne yazık ki beşeriz, şaşarız
Sevgiler
Pabuç dedi ki…
bu güzel/samimi /içten yorumunuz için çok teşekkür ederim...Varolasınız..Sevgi hiç solmasın yüreklerde...
SİHİRLİTORBA dedi ki…
umursamazlık duygusu hımmm bende de var...çünkü birçok şeyi umursamaya başlamak hayatı çekilmez hale getiriyor...daha doğrusu insanları çekilmez hale getiriyor...''ama bu duygu yerinde ve dozunda olmalı duyarsızlığa kadar gitmemeli (iç ses)''
Pabuç dedi ki…
Hayatın temel taşlarında umursamazlık olmaz olmamalı yakışmaz bir kula...ama bazı yerlerde çok işe yarıyor ..Önem sıramız önemli bu konuda:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…