Ana içeriğe atla

Hops kendine gel haci !

  Bu gün biri:''Sen gelince ortam aydınlanıyor,yüzün ışıl ışıl'' dedi.Diğer bir kişi de bu sözü onayladı.Ben iltifatı fazla (birazı olabilir) seven biri değilimdir.Ama bu gün duyduğum bu söz gerçekten çok mutlu etti beni.Dedim ki benim tüm karamsarlığıma rağmen hala içimdeki ben ölmemiş ve çok şükür ki bunu insanlara hala yansıtabiliyorum.

  Her ne kadar kendimi bir süredir sevimsiz, somurtkan, sessiz, mutsuz,sadece izleyici,içe kapanık,anlayışsız,tepkisiz düşünsem de hala ölmemişim...Bu günkü bu güzel sevgi cümlesi bana beni hatırlattı şükür..kendimden sıkıldığım bir dönemde bu cümle bana büyük bir nimet oldu...Bazen hayatın içinde olaylara ve ortamlara uyup gidiyorsunuz..İsteklerinizi, düşündüklerinizi,beklentilerinizi,bakışınızı başkalarına göre yönlendiriyorsunuz! Bir dönemdir gelip geçiyor ama izler de bırakmıyor değil...Kendinizden şikayet ettiğiniz bir dönem..Bir duman içinde ilerliyorsunuz ve bir ayna görüp kendinize bakana kadar devam ediyorsunuz..Ayna ile karşılaştığınızda argo tabiriyle ''hops kendine gel haci'' diyorsunuz..İşte böyle..

İyiyim ben ..Hala ölmemiş beni ben yapan özelliklerim..Hala bakışımla ve tebessümümümle aktarabiliyorum sevgimi,hürmetimi....Şükür..böyle aynalara ihtiyaç duyuyor insan..Bu dönemi de yazın sıcakların veriyorum..Geçer geçer bu da geçer Pabuç diyorum içten içe kendime...


Not:Tamam ben de biliyorum başlığın hiç yakışık olmadığını ama yazıya en uygun cümle bu oldu ..Varsa sizin de fikriniz buyrun yazın...

Yorumlar

Volkan DENİZ dedi ki…
Işıldıyorum.. Toplanın yamacımda...
Olabilirdi başlık.. :)
Pabuç dedi ki…
toplanın yamacıma mı:)))))yorumcunun hası yazıyla en iyi dalgasını geçebilendir ;)
Yusufsan21 dedi ki…
Güzel yazı, elinize sağlık.
Pabuç dedi ki…
teşekkürler..
SİHİRLİTORBA dedi ki…
ne dim şimdi ben sana bilmemki :)ben zaten öle olmadığnı biliyodum, hı ne olcak şimdi ;)
Pabuç dedi ki…
Hoşgeldin can kız :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…