Ana içeriğe atla

Birileri Birileri...

Çakal gibi alavereli, tilki gibi sinsi,aslan gibi cesur, kedi gibi mülayim(kuyruklarına basın da bir görün),Kuş gibi özgür,gelincik gibikırılgan ve buna benzer tarzlarda çok kişi tanırız hayatımız içinde..Çok iyimser olanlar, alınganlar, melek görünüp şeytan yanı ağır basanlar, canım cicim deyip hakkınızda hiç de iyi düşünmeyenler, arkanızdan olur olmaz konuşanlar, yanında huzur bulduklarınız, bir sözüyle hatanızı düzeltebileceğiniz kişiler,kıskançlar,sizi kullanmaya çalışanlar,iyi niyetinizi suistimal etme meraklıları, sevginizi isteyenler, dost olanlar,yoldaş olanlar..v.b saymakla bitmez..Ne kadar çok insan tanırsanız o kadar çok uzar özellikler..


Sanalın sevdiğim  yanı daha çok kişi tanıyıp daha çok özellikten haberiniz olması..Burada kimin ne olduğu anlaşılmaz diyenler de çıkabilir ben buna çok fazla katılamayacam..İnsanları belki tam olarak tanıyamıyorsunuz (ki yanınızdaki insanları bile tam olarak tanıyamazken sanaldakileri tanıdığımızı söylememizde inandırıcı olmaz) ''görülen köy kılavuz istemiyor'' ve bize insanlar hakkında bilgi veriyor..bu tarz insanlarla bu ortamda da karşılaşıyoruz tıpkı gündelik hayatınızdaki gibi..Birileri numaradan ilgili görünüyor, birileri sizi tanımadan yorum yapıyor, birileri tanımadan kıskanıyor, birileri yanlış anladığı sözlerden küfrediyor, birileri herkese mavi boncuk dağıtıyor,  falan filan...


Çoğunu biraz sohbet ettikten sonra tanıyorsunuz..Bazen anlamamış gibi yaptığınız da oluyor,izliyorsunuz riyalarını...Garip ama evet yapıyorsunuz bunu...Öyleleri de çıkıyor ki ''Böyle insanlar da var mı gerçekten ''diyebiliyorsunuz..kimilerinden yardım istiyorsunuz ve yüreğini koyuyorlar size yarım etmek için..Seviyorum bunları görmeyi..Okumayı...İzlemeyi...


İnsanları izlemeyi seviyorum tıpkı onları tanımayı sevdiğim gibi...Hayat dersler alınca ilerliyor ne de olsa...

Yorumlar

Yusufsan21 dedi ki…
Yazıda görmedim sanırım bir de ilgili olup öyle değilmiş gibi davrananlar var. Çok ilginç ama size yakınlık duyuyorlar ama bunu dile getirmekten, hatta göstermekten çekiniyorlar.

İnsanları anlamak çok zor. Tam sarraf oldum diyorsunuz hayat bitiyor.

Allah karşınıza daima iyi olanları çıkarsın.
Pabuç dedi ki…
Bir önceki yazımda bununla ilgili bir şeyler söylemiştim..biri benden çekiniyorsa bu benim en büyük ayıbımdır :/
Yusufsan21 dedi ki…
İyi de bu benim suçum değil ki, yani ben derken böyle insanları kast ediyorum. Bir insan hiç sorun yapmayabilir ama buna rağmen çekinenler olabilir. Yani acaba bu benim ilgili olduğumu fark ederse ne olur diye çekinebilir. Sanırım bu benim için ayıp değil, o kişi için de değildir. Sadece fazla endişeli olabilir bazıları.
Pabuç dedi ki…
o zaman çaktırmadan endişelerini yorumlarında belitsinler ,zor değil bu :)Belki blog sahibi anlayışı kıt biri olabilir bazı şeyleri söylenmeden/ima edilmeden anlamıyordur..Bunları da düşünmek lazım..

Arkadaş/dost olma yolunda çekingenlikle olmaz/olmamalı...

Böyle birileri varsa bu cidden benim ayıbım..
SİHİRLİTORBA dedi ki…
sonuna kadar katılıyorum canım...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…