Ana içeriğe atla

Sarsıntılar Olmuyor Değil Hayatta...!

İnsanın psikolojisi, bir nedenden bir sarsıldı mı kendine gelmesi biraz zor oluyor...O dönem içerisinde başınızda bir duman haliyle geziyorsunuz sanki ve kendinizi tanıyamıyorsunuz..Bu nankörlük olarak algılanmamalı bence,kişinin yaşamı içerisinde ummadığı şeylerle karşılaşınca bu tarz tepkiler/tepkisizliklerde bulunması doğal ...Ummak güzeldir ama ummadıklarınızın ani sarsıntıları sizi de ister istemez sarsıyor belki de ''kendine gel, olman gereken değilsin şaşırma''diyor bu sarsıntılar.Bilemiyorum hayat üzerine fazla yorum yapmakta ne kadar doğru bilemiyorum..ama her kişi sarsıntılar yaşıyordur yaşamın içinde..Rabbim üstesinden kalkamayacağımız sarsıntılardan uzak etsin bizleri ve sevdiklerimizi(amin)

Not:Yazın blogu biraz boşluyorum ama yazmayı da özlüyorum.Belki de alışkanlık oldu.Burada sıkıntı ve mutlulukları paylaşmak daha güzel/kolay/beklentisiz/korkusuz oluyor ve bu da alışkanlık oluyor işte..Seviyorum blogumu dersem yalan söylemiş olmam yani..

Yorumlar

Gelibolu17 dedi ki…
Amin :)
Bizlerde seni ve blogunu seviyoruz :)
selamlar...
BuRCu dedi ki…
Sarsıntılar tabii ki var, üstesinden gelebileceğimizi kendimize hatırlatmamız gerekiyor. Güzel bir temennide bulunmuşsun. Umarım öyle olur.
Sevgiler...
Yusufsan21 dedi ki…
Keşke olmasa mı desem yoksa olması da insanı olgunlaştırdığı için iyi ki oluyorlar mı desem bilemedim. Bu sarsıntılar her ne kadar zor olsa da bittikten sonra bence insanda önemli etkiler bırakıyorlar. Zaten monoton yaşamayan herkeste oluyor. Gerçi sende biraz fazla oluyor gibi, Allah yardımcın olsun.
komançi dedi ki…
dönem dönem oluyor malesef. engel olmak çok zor.
Ρɑɓuç dedi ki…
#Gelibolu17,
teşekkürler varolun her daim....

#Burcu,
Aslımızı hatırlamamız için gerekli şeyler sanırm...

#Yusufsan21,
olumlu izler bıraksın inşaAllah ya da olumluya çevirmeyi nasip etsin Mevlam..Ben de fazla oluyor demek beni çok iyi tanıyorsun!!

#komançi,
elimizde değilki engel olabilelim:S
Volkan DENİZ dedi ki…
Sarsıntı olmadan yaşamak, dünyanın dönmemesi gibi bir şey. Dünya dönüyor ama hissetmiyoruz bir de durduğunu düşün. Yani bence sarsıntı olmadan yaşamayı beklemek değil o sarsıntılara göğüs gerecek gücü bulabilmek lazım. Bu nasıl olacak.. Şöyleki :)
Dedim ve yazacak binlerce madde varken hiçbirini yazamadım...
Nasrettin Hoca damdan düştüğü zaman. "bana damdan düşen birini getirin" demiş ya o hesap. Hayat herkese aynı davransaydı, seri üretimden çıkmış robotlar gibi olurduk.
Seni çok iyi anlamakla beraber, yapabileceklerinin senin içinde bir yerlerde gizli olduğunu ve onları açığa çıkarman gerektiğini söylüyorum...
Sevgilerle, gülen yüzün solmasın buna izin verme...
ihyaca dedi ki…
Aslında bir önceki yazının tamamlayıcısı gibi olmuş bu yazı bir anlamda.Herkesin imtihanı farklı demiştik ya hani,bazı insanların fiziksel bazılarının duygusal imtihanları daha çok olabilir.Hayattan naçizane öğrendiğimi düşündüğüm bir şey var ki;imtihanlar gelip geçiyor ama o imtihan sürecindeki Allah'a karşı olan tutumumuz ise aldığımız not olarak bizimle kalıyor.Elhamdülillah ala külli hal diyebiliyorsak içtenlikle,imtihanı kazanmaya dair bir umudumuz yeşerebilir belki.Allah'a emanet ol :)
Ρɑɓuç dedi ki…
Volkan ve İhyaca;
yorumlarınızı tebessüm + biraz da göz yaşıyla okudum (neden diye sormayın belki de neden olduğunu az çok hissedersiniz) bana beni hatırlatmanız beni çok mutlu etti..Bazen insan yaşananlar karşısında özünü arkalara bir yerlere saklayabiliyor ve bazı nedenler ve kişiler kişiye ummadığı yerde kendini hatırlatıyor..Varolun inşaAllah (blog aleminde dahi olsa) hayatımda...

Sevgi ve dua ile...
Yusufsan21 dedi ki…
Sondaki ünlem işaretlerinden korktum valla.
Ρɑɓuç dedi ki…
O zaman ünlem yerini bulmuş demektir :)
Gelibolu17 dedi ki…
Hayırlı cumalar canım,sevgiler :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…