Ana içeriğe atla

Ne Yapacağım Belli Olmaz! #mim

Sevgili Gelibolu17 tarafından mimlenmişim.Dostun ricası bizim için emirdir onun için ben de mim sorusuna cevabımı paylaşayım sizlerle...


"Evinizde yangın çıksa ve tek bir eşya kurtarmak zorunda kalsanız, neyi kurtarırsınız ?"

Allah muhafaza yangın çıkmış olsa değil bir eşyamı kendimi kurtarabilir miyim onu da bilemiyorum.Korkudan şok geçirip orta yerde kalabilirim de...Ama eğer aklım başımdaysa(tabi bu da bir ihtimal) sevdiklerimi/canlarımı kurtarmak gelir ilk aklıma.Eşyalarım aklıma gelmez sanırım..Belki cüzdanımı alırım (inanın belki )o da kimliklerim yüzünden...



Bu soruyu cevaplarken aklıma 1999 depremindeki halim geldi.O günleri Allah bir daha yaşatmasın ama ben size depremdeki  halimi anlatmak istiyorum...Gölcük depreminde sallantı sonrası tüm bina aşağıya inmiş biz evdeyiz.Dışarı bir baktık tüm bina bahçede korkmuş toplanmış.Ben aşağıya indiğimde üzerimde gömlek,yelek,hırka üstüne mont;ayağımda kalın çoraplar ve kışlık bir ayakkabı ve kolumda çantam vardı.(Ağustos ayında)Nasıl bir zihniyetle çıkmışım ki evden bir daha asla geri dönmemeye kararlıyım(pabuç kararli)


Düzce depreminde de;deprem oldu biz kız kardeşimle aşağıya indik ve bina önünde birbirimize sarılmış ağlıyoruz.Aşağıya inerken ayakkabı ya da terlik giymemişiz.Adamın biri(hiç tanımadım biri) yanımıza gelmiş'' Burada durmayın.''diyor bizse adama ağlayarak terlik bile giyemediğimizi anlatmaya çalışıyoruz.Adam diyor: ''Burdan çekilin kafanıza binadan taş felan düşecek.'' Biz hala ''Terlik de giyemedik terliklerimiz kapıda kaldı''diye ağlıyoruz adama.Şok hali sonradan hatırlanınca çok komik görünüyor.


Aklım başımdayken bir yangın halinde (Allah hepimizi her türlü afetten korusun)evden canım ve canlarım dışında bir şeyi kurtarmayı düşünemem diyorum ama o şok halinde neler yapabileceğimi bir tek Allah biliyor:)


Not:Lütfen depremle ilgili dalga felan geçildiğim algılanmasın böyle bir densizliği asla yapmam benimkisi sadece kendi halime gülmekten ibarettir...

Yorumlar

Volkan DENİZ dedi ki…
Bu soru aslında yangın anında ilk kurtaracağınız eşyanız yerine bir sinirle evinizi terk ederseniz yanınıza ne alırdınız olabilirmiş.. Öyle bir anda akla ne gelirki. Yaz oprtasında mont ve bot yada kış ortasında don gömlek olabilirsin haliyle.. :)
Öyle bir anı hiç yaşamayın ama yaşarsanız da mantıklı bir saatte mantıklı bir kıyafetle yaşayın derim.. :)
Sevgilerle.. Allah sizi ve sevdiklerinizi böyle felaketlerden korusun, ağlatmasın hiç bir zaman...
mit dedi ki…
Aman Allah korusun, bu ne biçim mim böyle? :)
Ρɑɓuç dedi ki…
Volkan ,
amin Allah kimseyi böyle felaketle karşılaştırmasın...mantıklı bir saatte karşılaşmak da iyiymiş:)

mit,
korkak ya :))
Gelibolu17 dedi ki…
Bu Mit arkadaşı bi gün mimleyecem görecek gününü :) bide mimime cevap vermezse çenemdende çok çeker :)

teşekkür ederim canım samimi yazın için,Allah kimseye böyle acılar göstermesin yaşatmasın diyoruz ama maalesef bunlar hayatın gerçekleri,kaçarak,saklanarak bunların var olduğu gerçeğini ortadan kaldıramayız...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…