Ana içeriğe atla

Daldan Dala...

-Sevgili günlük(haftalık oldu bu aralar ama olsun ) fena boğazım ağrıyor ,öksürük de bir taraftan ..Söylemek istemiyorum ama sanırım hasta oluyorum (heh bir bu eksikti dedi iç ses) Umarım uzun sürmez hastalık beni sevmez çeker gider ...Sevmiyorum hastalığı seven olmadığı için de rahat yazdım bunu..


-Amak-ı Hayal adlı bir kitap bitirdim geçen günlerde..Çok beğendim kitabı farklı bakışlara kapılar açıyor ya da ben de öyle bir etki bıraktı diyeyim...Masal tadında gerçeklerini hatırlatma gibi bir şey..Aklınızda olsun okursanız pişman olmazsınız...




-İnsanları anlamayı bıraktım diyorum sürekli ki evet bıraktım da..Ama insanları hayretle izliyorum artık Ciddi ciddi hayret içerisinde kalıyorum bom boş bakanlara, boş konuşanlara özellikle..Hani olur ya kafa dağıtmak için hepimiz ordan burdan geyik sohbetler yaparız eğleniriz felan ama sonra denge devreye girer ve gerçeklerimize döneriz gelişimimize devam ederiz..Hatta gelişme yolunda okuruz, izleriz öğreniriz felan...Benim hayretim hep aynı kalanlara..Özellikle öncesinde hangi hataları varsa bu günlerinde de aynı hataları yapanlara...Ben de onlardan biriyimdir belki bilemiyorum ,bana da hayretle bakanlar var mıdır bilemiyorum ama ben anlamaktan çok hayretle izlemeyi tercih ediyorum artık..! ''Şaka gibi'' diyorum bazıları için (içimden) Yargılamak değil bu izlemeler ,ders çıkarma gibi bir şey... 


-Bir de sevgili günlük, insanlar bu dünyada hayal ettikleri hayatları yaşayabiliyor mu ? Ya da var mı böyle birileri tanımak isterdim..Tüm hayallerim gerçekleşti nasıl bir hayat istiyor/umuyorsam onları yaşadım diyenler var mı? Varsa umarım karşıma çıkarlar ve ben de dinlerim onların hayat hikayelerini...

Yorumlar

Gelibolu17 dedi ki…
Canım selamlar,çok şükür sesini duyabildik (boğazların ağrısada)
geçmiş olsun,dur ben sana ıhlamur kaynatayım iyi gelir :)
Az önce göçebe ile kulaklarını çınlattık,yani ben onun yorum penceresini bayağı bir ağlama duvarına döndürdüm,dedimki at kafama pabuc'un kırmızı pabuçlarını,oda dediki nerde o,,,,
hakikatten seni merak eder olduk...
bak iç sesine kulak ver şu hastalığa yüz gösterme asık suratlı ol gider o :)
yazdıklarında çok haklısın inanki,başka bişey diyemiyorum...
sağlıcakla kal güzel insan Allah'a emanet ol her zamansevgiler,selamlar...
Alternatif Moda dedi ki…
Çok şükür hayallerime büyük ölçüde kavuştum diyebilirim. Bunda biraz çıtayı çok fazla yükseltmemenin de etkisi var tabi. Zaten en anlamsız bulduğum soru, özellikle ünlülere sorulan "hedeflerinize ulaştınız mı?" sorusudur. Benim en büyük amacım mutlu ve huzurlu olmak, hedefim ise Allah'ın izin verdiği ölçüde bunun ömür boyu devamını sağlamak. Hedefine ulaşıp mutsuz ve huzursuz hele de sağlıksız olduktan sonra "havan kimeydi güzelim" derler herhalde. Başarının tadını da çıkaramazsın.En önemlisi de senin ne istediğin. Çevrenin hedef kabul ettiklerine kanıp o yolda yürüseydim, şu anki iç huzuru asla yakalayamazdım.
kamikaze dedi ki…
selam canımm öncelikle geçmiş olsun.Allah acil şifa versin.

hayaller konusunda ben de merak ederim hep kimler hayallerine kavuşmuştur diye ve biyografileri okumayı çok severim.mümin sekman'ın kişisel gelişim sitesinde çok güzel bu konuda örnekler var.okumanı tavsiye ederim.

http://www.kigem.com/default.asp?catID=14

AlternatifModa arkadaşımız gibi mutluluğu ve huzuru yakalamak en büyük hayalim.dediklerine katılıyorum.umarım hepimiz hayallerimizi gerçekleştirebiliriz.

çoook öptüm pabuççum:)
GüLüm'Se dedi ki…
Allah sifa versin bacim :)
O insanlardan çok var, Rabbim akil fikir versin demekten baska ne gelir elden...
Sevgiler :)
đerkenαя dedi ki…
Esselamu aleykum,
Pabuç'um öncelikle çok geçmiş olsun, umarım çarçabuk iyileşirsin, hastalık seni sevmez :)
Yazılarını özlemiştim, okuduğun kitapta çok güzel, bende D&R den uzun bir süre önce almıştım çok methini duyarak ama okumak nasip olmadı henüz :)
Hayallerinin tümünü gerçekleştiren insanların olduğunu sanmıyorum pabuç, birde bu gerçekleştirme meselesinin kişiyi mutlu edip etmeyeceğinden emin değilim.. Yani hedeflerinin tamamının bitmiş gerçekleşmiş olması..

Yüzün hep gülsün, güzel dost.
sihirlitorba dedi ki…
sanırım istediği hayatı yaşayan çok az insan vardır.şu da varki istediği hayatı yaşayanlar için biçok şey bitmiştir.bir şeye ulaşamamak onu değerli kılar.hayatı da...bir şeylere ulaşmak ümidi ve bunun için çabalamak varlığımızı güçlendirir...kavuşamayınca aşk olur bilirsin...işte onun gibi ;)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…