Ana içeriğe atla

Sohbet..

  Bazen, insan sadece sohbet etmek istiyor.Konuşmak bir ihtiyaç mı bilmiyorum.Sohbet etmek istiyor dediğimde şikayetler sıkıntılar felan değil kasdettiğim, konusu belli olmayan hayatın kendinden şeylerle ilgili sadece konuşmak dinlenmek ve dinlemek...
Biriniz çıkıp konuşmaktansa düşünmek daha makbuldür diyebilirsiniz..Haklısınız da ; düşünmenin yerini  de hiç bir şey tutamaz çünkü düşünce dünyanızda sınırlar yok,kısıtlamalar yok,kuralların hiç biri yok ...Ama anladığınız anlaşıldığını kişilerle sohbetin tadı da hiç bir şeyde bulunamıyor..

  Neden bu ihtiyaç bilemiyorum ki ama seviyorum sohbet etmeyi anlamayı ve anlaşılmayı..Özellikle kişisel gelişimlerimizle ilgili yolculuklarımızı,tecrübeleri,başımızdan geçenlerden kendimize çıkardığımız dersleri..Doğayı ,kitapları, acıları ,mutlulukları ...

  Bu geveze biri olduğumdan kaynaklanmıyor (ki geveze değilim sadece espri olsun diye bunu kullanırım) ama gerçek anlamda bir sohbet varsa içinde olmak isterim her zaman ...
Sohbet ettiğiniz kişi ve karakteri, samimiyeti,düşünce dünyası,kişiliği de çok önemlidir..Size çok benzeyen biri de olmak zorunda değildir karşınızdaki kişi. Kişiliği ve iç dünyası güçlüyse ve saygılı a biriyse  yeterlidir..Tabi biraz da espriden anlaması hoş olur..

  Neyse konuyu kaydıracam gibi onun için yazıyımı bitiriyorum siz anlamışsınızdır ne demek istediğimi zaten ilk paragraflarda ...

  Sevgiler saygılar benden size..

Yorumlar

mit dedi ki…
İnsanoğlu yaratılışı gereği sosyal bir varlık. Konuşmaya ihtiyaç duyar, konuşamadığı zamanlarda da bunalıma girer, mutsuz olur. Allah geveze yaratmış bizi kısacası :) Ömrümüz laklakla geçiyor vesselam :)
Profösör dedi ki…
Doğru düşünme mantığı. Kitap ve sünnete göre ise bir anlamı oluyor. yoksa kısır döngü içinde boğuluyorsunuz.
FASLI dedi ki…
Dns ayarlarını değiştirm. Geri döndüm, vatana millete hayırlı olsun :P
meryem tekce... dedi ki…
kizlarimlaben.blogspot.com

dilini anlayacaginiz, dilinizden anlayan kisilerle sohbetin tadina doyum olur mu ???
/mit;
bazen de konuşmak zorunda kalmaktan bunalıma giriyor..Bu insanoğulları/kadınları hiç bir şeyden memnun olmuyor vesselam;)

/Profösör;
EyvaAllah hocam

/FASLI;
hoş geldin sefalar getirdin..bu ara da ff de bir göründün bir kayboldun hayırdır :)

/meryem tekce;
kesinlikle harika olur..Hoş geldiniz..
SİHİRLİTORBA dedi ki…
cnm artık http://sihirlitorba.blogspot.com adresindeyim (sihirlisepet)
Oğuzhan dedi ki…
Sevgili blog yazarı arkadaşım blogunuza herkesin sorunsuzca girebilmesi için küçük bir işlem yapmanız yeterli.
Blogunuz arık blogunuz.blogspot.com yerine blogunuz.blogspot.gen.tr olarak sorunsuz yayın yapacak. :)
Ayrıntılı bilgi için aşağıdaki linki ziyaret etmeniz yeterli.
http://www.oguzhancetiner.com.tr/2011/03/blogspot-erisim-yasagna-kesin-cozum.html
Sağlıcakla kalınız. Diğer arkadaşlarınızı da bilgilendirmeyi unutmayınız
Vladimir dedi ki…
Kafa dengi insanlar ile güzel bir sohbet gibisi yoktur elbette :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…