Ana içeriğe atla

''Kimsin Sen''den Sonrası...

Nette sosyal paylaşım alanları ya da msn ya da gtalk ya da bloglarda biriyle sohbet ediyorsunuz..Güzel paylaşımlarda bulunuyorsunuz..Hayatın gerçeklerinden, ironilerinden, canınızı sıkan şeylerden bahsedip zaman paylaşıyorsunuz..


Tanışmış da değilsiniz bu süre içinde (kişisel bilgilerini ne sormuş ne de kendi kişisel bilgilerinizi paylaşmışmamışsınız) ama sohbetler çok iyi gitmektedir..Sonuçta kim olduğunuzu bilmiyor karşınızdaki ve önyargılardan uzak sohbetler yapmışsınız..Karşınızdaki söylemediği sürece; kimdir necidir,inançlı mıdır değil midir, siyasi görüşü nedir, görünüşü nasıldır, nasıl bir hayatı vardır bilginiz yoktur..Hayata bakışınızı , mutluluklarınızı ya da mutsuzluklarınızı  konuşmuyorsunuzdur...


Sonra tanışırsınız ve bilgilerle birlikte önyargılarda yerleşir aklınızın bir köşesine...Aklınızdaki kişi değildir, yaşantısı sizinkiyle uzaktan yakından alakalı değildir, siyasi görüşü uçlardadır ya da ne bileyim siz inançsızsınızdır da o inançlıdır...Sizin yüksek mertebe işiniz vardır da onun işi vasat bir şeydir ..v.b bir sürü aklıma gelmeyen fark işte...


Peki, bilmeden yapılan sohbetlerdeki kimdi ,tanıştıktan sonra sizin kafanızda oluşan kişi kim..Ya da soru şu; hangisi gerçek sizin için..Belki sohbetler devam eder belki de önyargılar kazanır belli mi olur...

Yorumlar

Volkan DENİZ dedi ki…
Birazda doğru yerde olmak gerek tüm önyargıları yıkma adına.. :)
Sen kendini iyi hisset gerisi akar gider tıpkı hayat gibi...
BANU dedi ki…
ben sosyal medyada tanıdığım insanların bazılarını reelde de gördüm ve hiçbir farkla karşılaşmadım. fakaat içlerinden bir tanesiyle ne zaman ki yeniden net üzerinden sohbetlere devam ettik, işte 360 derecelik fark o zaman çıktı ortaya :) diğerleri aynen tanıdığım gibi duruyorlar. bir de şu var, nette sohbet ettiğimiz insanlar hakkında mutlaka bir fikrimiz oluşuyor. asgari müşterekleri yakalamışsanız, diğerler fasa fiso olarak kalıyor.
Profösör dedi ki…
Herkes herkesi aşağı yukarı tanıyabiliyor. Önemli olan iki kişinin birbirine fayda yerine zarar vermemesi.
Yusufsan21 dedi ki…
Gerçekten de önemli olan kısım hangisinin gerçek olduğu. Tanımadığımız mı yoksa tanıdıktan sonraki arkadaşımız mı?
Ρɑɓuç dedi ki…
/Volkan DENİZ,
Sizi bir yeren tanıyor muyum :)
Her zaman doğru yerde doğru kişilerle karşılaşamayabiliyor insan..Keşke hep doğru yerlerde doğrularla karşılaşsak süper olurdu da hayat işte o kadar da süperi içinde barındıramayabiliyor :)

/BANU;
Aslında merak ettiğim bir kaç kişi var ki onları görsem tanışsam hiç de farklı kişiler olmayacaklarını tahmin ediyorum..Netten sadece bir kişiyle tanışmıştım o da bana öyle bir bakıyordu ki anlatamam...Sen ne kadar neşelisin dedi ve sonra da pek görüşemedim kendisiyle sanırım ona konuşma fırsatı vermedim:) Her ne kadar sanal-yalan denilse de bizler varız burda biz yansak karşımızdaki de yalandır...Sustum :)

/Profösör;
Bu ortam için evet çok haklısınız..Burada ömrümüz boyunca sürecek dostluklar belki kuramayız ama saygı olsun zarar da verilmesin yeterli..
Yusuff dedi ki…
İhh bannerin güzel olmuş. :)
Ρɑɓuç dedi ki…
/Yusufsan21,
Senin yorumun ben yorumlara cevap yazdıktan sonra geldi onun için geç yazıyorum yorumu..

Bnim için ilk etapta tanıdığım kişinin hiç değişmez bendeki değeri...Hükmü kalp veriyor ve önyargılarla da değiştirmez kendini..

Yusuf;
Banner evet böylesi iyi olur dediler ben de dinledim ;)
Yusuff dedi ki…
Bu kadar düşünceli olmak iyi değil, uyarmadı deme.
Ρɑɓuç dedi ki…
Teşekkürler uyarın için..Şöyle de bir şey var,insanlar tarafından üzülmek/yanıltılmak beni ''yıkmaz'' her üzüntü olgunlaşmak için adımdır hayatta...
sihirlitorba dedi ki…
yoksa sen pabuç değil misin pabuuuuç ;)))

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…