22 Mart 2011 Salı

''Kimsin Sen''den Sonrası...

Nette sosyal paylaşım alanları ya da msn ya da gtalk ya da bloglarda biriyle sohbet ediyorsunuz..Güzel paylaşımlarda bulunuyorsunuz..Hayatın gerçeklerinden, ironilerinden, canınızı sıkan şeylerden bahsedip zaman paylaşıyorsunuz..


Tanışmış da değilsiniz bu süre içinde (kişisel bilgilerini ne sormuş ne de kendi kişisel bilgilerinizi paylaşmışmamışsınız) ama sohbetler çok iyi gitmektedir..Sonuçta kim olduğunuzu bilmiyor karşınızdaki ve önyargılardan uzak sohbetler yapmışsınız..Karşınızdaki söylemediği sürece; kimdir necidir,inançlı mıdır değil midir, siyasi görüşü nedir, görünüşü nasıldır, nasıl bir hayatı vardır bilginiz yoktur..Hayata bakışınızı , mutluluklarınızı ya da mutsuzluklarınızı  konuşmuyorsunuzdur...


Sonra tanışırsınız ve bilgilerle birlikte önyargılarda yerleşir aklınızın bir köşesine...Aklınızdaki kişi değildir, yaşantısı sizinkiyle uzaktan yakından alakalı değildir, siyasi görüşü uçlardadır ya da ne bileyim siz inançsızsınızdır da o inançlıdır...Sizin yüksek mertebe işiniz vardır da onun işi vasat bir şeydir ..v.b bir sürü aklıma gelmeyen fark işte...


Peki, bilmeden yapılan sohbetlerdeki kimdi ,tanıştıktan sonra sizin kafanızda oluşan kişi kim..Ya da soru şu; hangisi gerçek sizin için..Belki sohbetler devam eder belki de önyargılar kazanır belli mi olur...

10 yorum:

Volkan DENİZ dedi ki...

Birazda doğru yerde olmak gerek tüm önyargıları yıkma adına.. :)
Sen kendini iyi hisset gerisi akar gider tıpkı hayat gibi...

BANU dedi ki...

ben sosyal medyada tanıdığım insanların bazılarını reelde de gördüm ve hiçbir farkla karşılaşmadım. fakaat içlerinden bir tanesiyle ne zaman ki yeniden net üzerinden sohbetlere devam ettik, işte 360 derecelik fark o zaman çıktı ortaya :) diğerleri aynen tanıdığım gibi duruyorlar. bir de şu var, nette sohbet ettiğimiz insanlar hakkında mutlaka bir fikrimiz oluşuyor. asgari müşterekleri yakalamışsanız, diğerler fasa fiso olarak kalıyor.

Profösör dedi ki...

Herkes herkesi aşağı yukarı tanıyabiliyor. Önemli olan iki kişinin birbirine fayda yerine zarar vermemesi.

Yusufsan21 dedi ki...

Gerçekten de önemli olan kısım hangisinin gerçek olduğu. Tanımadığımız mı yoksa tanıdıktan sonraki arkadaşımız mı?

Ρɑɓuç dedi ki...

/Volkan DENİZ,
Sizi bir yeren tanıyor muyum :)
Her zaman doğru yerde doğru kişilerle karşılaşamayabiliyor insan..Keşke hep doğru yerlerde doğrularla karşılaşsak süper olurdu da hayat işte o kadar da süperi içinde barındıramayabiliyor :)

/BANU;
Aslında merak ettiğim bir kaç kişi var ki onları görsem tanışsam hiç de farklı kişiler olmayacaklarını tahmin ediyorum..Netten sadece bir kişiyle tanışmıştım o da bana öyle bir bakıyordu ki anlatamam...Sen ne kadar neşelisin dedi ve sonra da pek görüşemedim kendisiyle sanırım ona konuşma fırsatı vermedim:) Her ne kadar sanal-yalan denilse de bizler varız burda biz yansak karşımızdaki de yalandır...Sustum :)

/Profösör;
Bu ortam için evet çok haklısınız..Burada ömrümüz boyunca sürecek dostluklar belki kuramayız ama saygı olsun zarar da verilmesin yeterli..

Yusuff dedi ki...

İhh bannerin güzel olmuş. :)

Ρɑɓuç dedi ki...

/Yusufsan21,
Senin yorumun ben yorumlara cevap yazdıktan sonra geldi onun için geç yazıyorum yorumu..

Bnim için ilk etapta tanıdığım kişinin hiç değişmez bendeki değeri...Hükmü kalp veriyor ve önyargılarla da değiştirmez kendini..

Yusuf;
Banner evet böylesi iyi olur dediler ben de dinledim ;)

Yusuff dedi ki...

Bu kadar düşünceli olmak iyi değil, uyarmadı deme.

Ρɑɓuç dedi ki...

Teşekkürler uyarın için..Şöyle de bir şey var,insanlar tarafından üzülmek/yanıltılmak beni ''yıkmaz'' her üzüntü olgunlaşmak için adımdır hayatta...

sihirlitorba dedi ki...

yoksa sen pabuç değil misin pabuuuuç ;)))

Ya Rabbim Şükür, 28 Kasım !

Nasıl başlasam da kendimi ifade edebilsem diye geçirdim içimden ...Sonra hatırladım ben sadece içimdeki sese göre davranan biriyim niye ne...