Ana içeriğe atla

Biri...!

Biri...
Geleceği,hayalleri ellerinden bir süre sonra da yüreğinden alınmış biri..Onunda herkes gibi geleceğe dair güzel beklentileri vardı ama birileri çıktı kendi gelecekleri için onun hayallerini çaldı ve yerine koca bir boşluk doldurdu.Ses bile çıkaramadı çünkü büyükler(!) her zaman söz hakkına sahipti...İlk ve son söz hakkı hep onlara aitti..


Okuyacaktı başarılıydı da..Okuyacaktı ve mesleğine bile karar vermişti ama olmadı/olamadı..Hayallerinden vazgeçtiğinde evlenmişti yeni bir yuva kurmuştu belki de bu yeni adımda bir şeyler güzel olacaktı..kim bilebilir...Ne düşünüyordu !Kimsenin umrunda değildi çünkü herkes kendi fikrinin peşindeydi ve herkesin kendi doğrusu vardı ve bu doğrular içinde onun hayallerinin hiç bir yeri yoktu..


Uzaklaşmışmıştı insanların (kendini mükemmel sanan insanların)dünyasından..İşte o zaman da ''garip''damgası yemişti.Ne konuşmasına izin verilmişti ne de susmasına..Herşeyine karışmaya hak buluyorlardı hayatında ve onun buna şaşırmasına bile izin vermiyorlardı..''O zaten böyledir, O zaten tuhaftır, O'ndan herşey bekle...'' olmuştur artık.


Dışardan bakılınca garip haraketleri vardı ama neye göre garipti..Yaptıklarının öyle güzel açıklamaları vardı ki; insan kimin garip olduğu konusunda şüpheye düşüyordu...Onun kadar ince düşünemediği için diğerleri vicdanlarına dönmelilerdi ama bunu o söylese yine ''garip''damgası yiyebilirdi


Devam edecek...

Yorumlar

Yusufsan21 dedi ki…
Şu İhh bannerinin bence kare olanını ekle. Böyle senin yan sütuna göre ince olduğu için kötü görünüyor.
Volkan DENİZ dedi ki…
Geleceği,hayalleri ellerinden ve yüreğinden alınmış birinin garip biri olabileceğini o kişiye konuşma hakkı vermeyenler, sonra da konuşmayıp köşesine çekildiğin de nedenini anlamayanlar, kendi tercihini yapmasına fırsat vermeyenler.. Yani o büyükler..Anlayamazlar... İşte o büyükler sadece o birini değil etraflarındaki birilerini ve hatta kendilerini de karanlığa attıklarını anlayamadan yaşarlar.. Onlara göre garip olan, kendileri dışındaki herkestir. Yaş kemale erdiğinde hellaleşmeden ölemeyenlerdendir zira onlar.. Onların yüzünden kaybolan birileri, bilseler ki kendi kendilerini yetiştirdiklerinde, bitecek her şey. asla o biri olmazlar..
Saygılar..
Ρɑɓuç dedi ki…
/Yusufsan21;
Bakacam..

/Volkan,
Ölüm döşeğinde helallik istiyorlar genelde..Ama o zaman yitirilmiş hayatlar onlarla gömülmüş oluyor..Birilerinin hayatını çalıp kendi istedikleri hayatı yaşatmalarının azabını duyuyor mu bilemiyorum...Zamanında yakılan canlardan 30 yıl sonra helalik istmek ne kadar doğru ben bu konuda da şüphedeyim...

Keşke herkes kendi hayatını yaşayabilse...

Saygılar bizden de sana...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…