Ana içeriğe atla

Sebepler..!

   ''Sevdiğimi söylerken samimiyim ama sonradan bunun değişmeyeceğinin garantisini veremiyorum...
Yürek bu, sevmek için sebepleri olduğu gibi bitirmek için de sebepleri oluyor işte..!''
(Pabuç iç ses)

Yorumlar

Gelibolu17 dedi ki…
Pabuc'um hayırlı geceler,sevgiler....iç sesin hiç susmasın...

Bu yazımı okumanı tavsiye ederim:)

http://gelibolu17.blogspot.com/2010/07/kalb-donektir.html
GüLüm'Se dedi ki…
Insan bir muamma ne zaman ne yapacagi, ne hissedecegi belli olmuyo.. Bazen kendi kendini bile sasirtabiliyo...
Burcu dedi ki…
önceden sevdiklerime sevdiğimi zor söylerdim..bunu zamanla kırdım şimdi daha rahat söyluyorum..ama şu aralar sevdiğini çok dillendirmemek gerektiğini düşünüyorum..
belki sevdiğim insanlara koyduğum mesafeden kaynaklanıyordur..sevgim azalıyor mu asla..bu başka bişey ama ifade etmek zor galiba..
sevmek için çok sebep aramam ama bıtırmek için tek sebep yeter..kolay kolay kimseyi hayatımdan çıkarmam ama çıkması gerekiyorsa çıkar..
sormuşsun ya "Bir insanı ya seviyorsundur ya sevmiyorsundur.Arası var mı bunun?" hayatta hiç birşeyin arası olmamıştır benim için hele sevgide asla böyle bısey olamaz..bi insanı ya seversın ya sevmezsın..sevmek için sebepler vardır..sevmemek için bazen sebebe bile gerek yoktur..öyle insanları sittin sene geçse sevemem...

yorumsuz geçmeyin diyorsun yazdıkça duramıyorum dıyorum:))

karma karışık bı yorum daha:))
Budeliçocuk dedi ki…
Belki de bir tek sebep var..
Sebeplerin sebebi..
Ρɑɓuç dedi ki…
/Gelibolu17,
Sen nasıl birisin Allah aşkına,nasıl bir neşe dolu pozitif yüreğin var.Rabbim seni neşeden pozitif bakışlardan uzak etmesin..Sevgi kankan olsun her daim :)

/GüLüm'Se;
çok doğru ,dengesiz biri sayılmam ama bazen ben de kendimi tanıyamıyorum özellikle bunalıp takılmaya başladıysam uff kendimi çekemiyorum :)

/Burcu;
Ben de sevdiğimi söylemeyi tercih ederim şu an seviyorsam karşımdaki bunu bilmeli..Sevmek ve söylemek pozitif duygular büyütüyor..Ama sevmediğime de asla yakın olamıyorum miller nasıl numara yapıyor/yapabiliyor anlamıyorum :) Seni sevdiğimi biliyorsun değil mi:) Görmeden sevdim görsem sevgim iki katı olur biliyorum...

/SİHİRLİSEPET;
cnmsın :)

/Budeliçocuk;
haklısınız..O sebeplerin sebebi bize asıl Sevilmesi gerekenin ne olduğunu hatırlatıyor ara ara şükür..
Gelibolu17 dedi ki…
Oyy pabuc'um sen öyle gördüğün için olmasın sakın:)))
teşekkürler,sevgiler....
Zeynep Şehidoğlu dedi ki…
Eğer bir sebebe bağlı olarak seviyorsanız karşıdakini, o sebep ortadan kalkınca sevmeyi bırakırsınız, soğursunuz ondan. Şartlı sevgidir bu bir çeşit. Bence insan birini seviyorum diyecekse, hele de bunu sevdiğine itiraf edecekse önce bundan emin olsun, onu karşılıksız, şartsız sevdiğinden. Sonra ona söylesin. Aşık olmak, sevmek öyle basit duygular değil, ha deyince bitiveren. Önüne çıkan ufacık engellerde yıkılacak sevgilere sevgi, aşklara aşk denmemeli. Belki hoşlanma ya da tutku denebilir.

Zeynep Şehidoğlu
www.zeynepsehidoglu.blogspot.com
Sebepsiz sevgi nasıl oluyor?

O zaman sokaktan geçen her hangi birini de sevebiliriz!!!

Sevginin en güzel Allah için sevmek onda bile sebebimiz var..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…