Ana içeriğe atla

İnsanları Kandırabilirsiniz ya Allah'ı !

  Dilencilere kolay kolay para vermem ..Çünkü o yoldan tekrar geçtiğimde aynı kişileri aynı yerde dilenirken göreceğimi biliyorum ve biliyorum ki bazıları bunu meslek olarak yapıyor...Hani kendimce uyanığım sahtekarlara kazanç sağlamadığımı düşünüyorum...(dum)

  Bundan önceki yazımı hatırlarsınız ihtiyaç sahibi bir aileyi duyup ziyaretine gitmiştim arkadaşlarla..O gün uyuyamadık üzüntüden ve kadına söz verdik elimizden gelen yardımı yapacağımıza dair...Kendi çapımızda yardım topladık ve birazda kendileri hakkında bilgi toplamaya çalıştık.Kadın bize öyle şeyler anlattı ki biz bu durum karşısında söyleyecek söz bulamadık.Olamaz böyle haksızlık diye söylenip durmaktan başka..

  Neyse Pazartesi günü paketleri götürecektik ve belediyeyle de aile hakkında konuşacaktık ..Ama 2 gün önce öğretmen arkadaşlardan biri  beni ziyarete geldi ve bana öyle şeyler anlattı ki aile hakkında tabiri caizse ağzım açık kaldı ...Kadının bize anlattığı her şey yalanmış..İş sahibi paramızı vermedi dedi yalanmış, bana kimse ev vermedi dedi yalanmış..(Hatta ev buldukları gibi 2 yıllık kira ve elektrik parasını ödeyecek bir gönüllü bile bulmuşlar) Ailemin durumu iyi benimle ilgilenmiyorlar demişti diğerlerine de ailem zaten kendini zor geçindiriyor demiş.Bir sürü şey..Kanımı donduran bilinçlice söylenmiş bir yığın yalan..Tüm yalanları boynuna...

  Nasıl üzüldüğümü anlatamam...Ailenin yalanlarından daha çok sırf para toplayabilmek için o çocukların kullanılıyor olmasına...Yazık değil mi insanlar sizi görüp acısın ,üç beş kuruş para versin diye bu soğukta o çocukları o barakada tutuyor olmanıza be acımasızlar!! Allah ıslah etsin..Biliyordunuz ki eve çıksanız çalışmak zorunda kalacaktınız ve kimse size nakit yardımında bulunmayacaktı ..Yazık yazık...
 
  İnsanların iyi niyetlerinin bu şekilde kullanılması ne kadar aşağılık bir şey..Böyle insanlar yüzünden kimseye güvenemez oluyoruz..Gerçek ihtiyaç sahiplerine de yazık oluyor...

  Çok üzülüyorum insanların bu derece kendilerini düşürmelerine...Ey güzel Allah'ım gerçek ihtiyaç sahiplerine sen yardımcı ol ve bizlere de senin yardımını onlara iletmek için fırsat ver...

Yorumlar

FASLI dedi ki…
Bu gibi şeyler insanın kanını dondurur. Ama umudunu koru, çalışmaya devam:)
SİHİRLİSEPET dedi ki…
amin ve yorumsuz...
Erkan Şen dedi ki…
Bu konudaki bir önceki yazına yorum yapmamıştım. Nedeni bende kalmak üzere yine yorum yapmayacağım. Ancak bu yazındaki duana canı gönülden katıldığımı bildirmekle birlikte biraz daha geliştirelim istiyorum;

Allah'ım biz de dahil kimseyi ihtiyaç sahibi kılma, olanlar varsa da bizi doğru yoldan doğru kişilere ulaşıp, hakkınca yardımda bulunmaya nail et.

Not: Gerçek ihtiyaç sahiplerinin hala yüzünün kızardığını düşünüyorum, ihtiyaç sahibi oldukları anlaşıldığında...
đerkenαя dedi ki…
Esselamu aleykum..

Şaşkınlardayım :?

Rabbim ıslah/hidayet etsin. Gerçek ihtiyaç sahiplerinin yar ve yardımcısı olsun, bizleride onlara yardımcı kılsın..

dua ve muhabbetle..
A.Y. dedi ki…
Duana amin diyorum.

Bu zamanda emin insanların çok azaldığına örnekler bunlar. Geçen senelerde kapıma bir kadın gelmişti, çocuğuyla. Para istedi. Bir miktar verdim ama kadın kapıdan ayrılmıyor. Tüpüm yok bilmem neyim yok deyip mızmızlanıyor. Başka kapıya gitmeyeyim diyor vs. Vermedim daha fazlasını ve kapıyı kapattım. Normalde sokakta dilenenlere 5 kuruş vermem ama kapıyı açmış bulundum bir kere. Allah diyen insanı geri çevirmeyin der kitaplarda. Bunlar bunu da suistimal ediyorlar.
Aynı kadını ve çocuğunu daha sonra pazarda dilenirken gördüm defalarca. Meslek haline getirmişler bunu. Eğer bir hayır yapmak istiyorsa insan, kuran kurslarına bağış yapmalı. Bu zamanda en güzel hayır işi budur.
Profösör dedi ki…
Suistimallere izin verilmemeli..
Gelibolu17 dedi ki…
Çok üzüldüm canım.
böylesi insanlar yüzünden,gerçek ihtiyaç sahipleri bir köşede unutuluyor,yada inanılmıyor onlara.
Aslında gerçekten ihtiyacı olan insan,fakir olan insan başkasından bir şey istemeye utanır,sıkılır,böylesi yüzsüzler gibi ona buna derdini yanmaz...
Bende pazarda dikkat ederim,bazıları sapasağlam olduğu halde insanlara el açıyor,bazılarıysa eline en azından bir kutu mendil,yarabandı,vs şeyler alıp onları satmaya çalışıyor,benim tercihim ikinci tipler her zaman.
selamlar,sevgiler canım,iyi akşamlar...

Aiz Ibnu Amr radiyallahu anh anlatiyor: "Bir adam Resulullah aleyhissalatu vesselam'dan bir seyler istedi. Aleyhissalatu vesselam da verdi. Adam donmek uzere ayagini kapinin esigine basar basmaz Aleyhissalatu vesselam:
"Dilenmede olan (kotulukleri) bilseydiniz kimse kimseye birsey istemek icin asla gitmezdi!" buyurdular."
Nesai Zekat 83 (5 94 95).

Hz. Zubeyr radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Kisinin iplerini alip daga gitmesi oradan sirtinda bir deste odun getirip satmasi onun icin insanlara gidip dilenmesinden daha hayirlidir. Insanlar istedigini verseler de vermeseler de."
Buhari Zekat 50 Buyu' 15.

Sevban radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (bir gun):
"Cenneti garanti etmem mukabilinde insanlardan hicbir sey istememeyi kim garanti edecek?" buyurdular. Sevban radiyallahu anh atilip:
"Ben (Ey Allah'in Resulu!)" dedi. Sevban (bundan boyle) hic kimseden bir sey istemezdi."
Ebu Davud Zekat 27 (1643); Nesai Zekat 86 (5 96).

Hz. Muaviye radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Istemede israr etmeyin. Vallahi kim benden bir sey ister ben ona vermek arzu etmedigim halde israri (sebebiyle) bir sey kopartirsa verdigim o seyin bereketini gormez."
Muslim Zekat 99 (1038); Nesai Zekat 88 (5 97 98).

Ibnu'l-Firasi'nin anlattigina gore babasi radiyallahu anh: "Ey Allah'in Resulu! (Ihtiyacimi baskasindan) isteyeyim mi?" diye sormus Aleyhissalatu vesselam da:
"Hayir isteme! Ancak istemek zorunda kalmissan bari salihlerden iste!" buyurmuslardir."
Ebu Davud Zekat 28 (1646); Nesai Zekat 84 (5 95).
Pabuc dedi ki…
Yorumlarınız için çok teşekkür ederim..Hepsi benim için çok önemli..

Hayat her gün yeni bir paket veriyor bize..İçinden ne ve kim çıkacak belli değil..Yaşanacak her yeni gün ..Rabbim sınamalarımızda yardımcımı olsun..

Duaya ihtiyacı olan (ki ihtiyacı olmayan olamaz) herkesin cevabı olsun..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…