Ana içeriğe atla

Ağaç Ki, Eğile Eğile İbadet Olmuş


Bir ağaç ki, eğile eğile
İbadet olmuş,
Bir ağaç ki “ağaç” deyip geçmek
Adet olmuş
Dalları sallana sallana
Salıncak,
Budakları inile çıkıla
Basamak,
Kendisi renkten, ışıktan, kokudan
Bir demet olmuş,
Cenneti anlatan
Bir ayet olmuş.
Karışmış dallar dallara,
Kuşlarını çağırır yollardan.
Uçurur kuşlarını yollara…
Rengiyle, kokusuyla,tadıyla
Ziyafet olmuş.
Bir ağaç ki “ağaç” deyip geçmek
Adet olmuş.
Arif Nihat Asya


Şiirden anlamadığımı bilirsiniz ama bu şiiri çok severim..Çünkü bu şiir bana insanları hatırlatıyor..Öyle güzel insanlar var ki onlarda diğerleriyle genellenerek  önemsenmiyor..Ama siz biliyorsunuz ki o kişiler öyle değerli kişiler ki onu beğenmeyenlerin hepsini toplasanız o etmiyor..Bu sizin görüşünüz evet ama belki de sizin biçtiğiniz değer bile onun gerçekten olduğu yeri ifade edemez..
Öyle işte :) Bu şiiri seviyorum..Gerçekten değere layık herkesi de öyle...!

Yorumlar

đerkenαя dedi ki…
Esselamu aleykum,

Şiiri duymamıştım, çok güzelmiş pabucum teşekkürler...

Sözlerinse, çok anlamlıydı...

Muhabbetle..
Adsız dedi ki…
Siir cok guzel hatta arkadaslarimla paylasmak istedim. Arif Nihat Asyanin boyle bir siiri oldugunu bilmiyordum. Cocuk ve Agac adli siiri var, fakat boyle bir siir bulamadim. Acaba yanlis bir yazilma olabilir mi sairin isminde.

Muhabbetlerimle.

Serap
Adsız dedi ki…
Cok ozur diliyorum, biraz daha arastirdim evet merhumun siiriymis. Rahatsizlik verdim tekrar ozur diliyorum. Izninizle arkadaslarimla paylasiyorum.

Serap
GüL'ümse :) dedi ki…
Bende sevdim bu $iiri x) Paylastigin için tesekkür ederim
Pabuc dedi ki…
Beğenmenize sevindim..Çok seviyorum bu şiiri sizlerle paylaşmak istedim...Sevgiler..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…