Ana içeriğe atla

Ümitvarım!

  Nasıl bir insanlık olduk nasıl böyle bir ümmet haline geldik diye düşününce hepsinin temelinde Allah'tan ,Kur'andan ve Efendimizin bize örnek olması gereken hayatından uzaklaşmanın yattığını görüyoruz...

  Böyle olunca, kendimizce bir şeyleri(!) örnek alıp hayatımızı devam ettirmeye çalışmışız ama bir türlü dirliği,düzenliği,huzuru,adaleti sağlayamamışız..Her zaman yapılanların çoğu eksik kalmış ,hep yarım kalmışız..Aslında  yarım kalmak da değil,  bitişin başlangıcı olmuş Kur'andan uzaklaşmak ama bunu bile kendimize itiraf edememişiz..İşimize de gelmemiş açıkçası...

  Kur'an istikametinde hayatınızı yaşarsanız, yalan söyleyemeyecektiniz, sahtekarlık yapamayacaktınız, insanları kendi ellerinizle cennete ya da cehenneme atamayacaktınız, hem namaz kılıp hem zekattan kaçamayacaktınız ya da terazide sahtekarlık yapamayacaktınız,faizi bir kılıfını bulup ona uydurup  yiyemeyecektiniz,adaleti sadece kendi sevdiklerinize/düşüncelerinize sahip ya da kendi ırkınıza sahip olanlara uygulayamayacaktınız,menfaatinize göre davranamayacaktınız..v.b Kısacası dini yaşantınız haline getirmeyecektiniz de dini yaşantınıza uyduracak işinize geldiğinde kitabı duvardan indirip bir kaç satır okuyup tekrar asacaktınız yerine.Böylelikle ondan bihaber paşa paşa dünyayı kendi kafanıza göre idare etmeye çalışıp battıkça batacaktınız.Birileri zulüm ve fakirlikle boğuşurken sizler dünyanın ihtişamını yaşayacaktınız.Kul hakkını bilmeyecek öğrenilmesine de izin vermeyecektiniz..! Daha ne olsun ...Sonrasında hacılar hocalar bulup kafanıza göre fetvalarda verdiğiniz zaman her şey tam olacaktı, alın size elinizle oluşturduğunuz dininiz...!!

  Bizi dünyaya gönderen Allah bizi burada başı boş bırakmayacaktır..Zamane insanlığı evet kötüye doğru gidiyor bu doğru ama ben Kur'anın daha iyi anlaşılmaya çalışılmasından dolayı ümit varım.Artık insanlar Kur'an okuyor ,Efendimizi daha iyi anlamaya çalışıyor ve hayatlarını bu gerçek üzerine kurmaya çalışıyorlar.Biliyorum bu tip insanların sayısı çok fazla değil ama zamanla inşaAllah bu insanların sayıları artacak ve din gerçekten anlaşılıp gerçekten yaşanmaya başlayacak.Asr-ı Saadet zamanındaki gibi olmayacak belki ama o bilinçte insanlarla o döneme yakın yaşanacak(İnşaAllah) Efendimiz gerçekten örnek alınacak ve bu insanlık dini hayatına uydurmaktan vazgeçip Hayatını dinine uygun yaşayacak..Bu dinin koruyucusu Allah inşaAllah o günleri bizlere gösterecek.Duam bu..

  Bizim için doğrunun ne olduğunu bizi Yaratandan daha iyi kim bilebilir ki!! Neyin telaşında ya da yarışındayız..Ondan daha iyi kanun konucu ya da adalet sağlayıcı olduğumuzu mu sanıyoruz -sanıyor olsak da bu ne kadar mantıklıdır-bizim için iyinin kötünün ne olduğunu O'nda(c.c.)daha iyi kim bilebilir...Kim bize Efendimiz(s.a.v.)den daha yakın olup daha iyi örnek olabilir ? Hiç kimse...

Yorumlar

SİHİRLİSEPET dedi ki…
katılıyorum cnm...dualarına da amin diyorum...
Pabuc dedi ki…
Sağol canım ,Allah razı olsun

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…