Ana içeriğe atla

Seviyorsak Saygılı da Olmalıyız !

  Kolay mı seviyorum deyip sonra da davranışlarına dikkat etmemek..Kırmak üzmek ağlatmak soğutmak...!

  Çok şeyi yok etmeyi başardık ya da yok etme yolunda hızla ilerliyoruz suçu da zamana atarak. Erdem, sabır, tevazu,kanaat,samimiyet.. .v.b yok olmaya başlamış insani davranışlar.Acı gerçekler...Korkutan gerçekler..Yine de umut var olmak lazım insanlık adına.Çökmüş bir ahlak sisteminin olduğu bir toplumda yaşamaktan korkan biri olarak üzüyor bu durum beni.Herkeste de aynı etkiye sahip diye düşünüyorum.Şikayet bir şeyi değiştirmez kişi kendini değiştirmeli eksiklikleri varsa ki güzellik adına adım atılmış olsun...Herkes kötüye gidiyor diye konvoya katılmaktansa tek kişi kalacağını bilsen de doğrularını yaşamakta kararlı olmak lazım...İçinin boşaltıldığını düşünmeye başladığım bir söz var:'' Seni Seviyorum''

  Bir insanı sevmemiz için sebepler lazım ama bu sebepler menfaat kelimesiyle geçmemeli aklımızdan gönlümüzden..''Seni seviyorum'' dediğimiz insana sevdiğiniz ölçüde değer de vermeniz gerektiğini ,değer verilen kişiye karşı nasıl olmamız gerektiği hakkında bilgimiz yoksa bu güzel cümleyi boşa sarf etmememiz gerektiğini düşünüyorum.Sevmek sabır ister ,incelik ister, samimiyet ister, nezaket ister ,kusur örtmek ister,fedakarlık ister, kırmaktansa kırılmayı göze alabilmeyi ister..v.b Bunları yapamıyorsak bile karşımızdakini sevdiğimiz için susmamızı ister SEVGİ..Dikkat ister, özen ister ...İnsan en çok da sevdiğini söylediği insanı kırmaktan/üzmekten korkar,öyle değil mi !

  Sevdiğimizi söylediğimiz kişilere karşı dikkatsiz davranışlarımız varsa kırıcı sözlerimiz varsa nerede kaldı bizim sevdiğimize olan saygınız..Saygı olmadan sevgi ne kadar daha var olabilir ? Ben sanmıyorum,saygının olmadığı yerde sevginin uzun süre kalabileceğini! Bazen  sokaklarda şahit oluyoruz.Kız arkadaşıyla gezen gençler kendi aralarında konuşurlarken ses tonları yükselip arkadaşlarına bağırıp çağırmaya başlıyorlar.Aşık olduğunuzu söylediğiniz kişinin gözünün içine bakmanız gerekirken ,onu her şeyden sakınmanız gerekirken nasıl olur da bağırabiliyorsunuz bunu anlamıyorum...Sevdiğiniz/hatta aşık olduğunuz kişi sizin hayatta en önemlinizken nasıl olur da onu kırabilirsiniz!!Yaptığınız her saygısızlık kalpte iz bırakmaya başlar ve sonunda kırıla kırıla tamiri zor hal alabilir.

  Aşk denen şey, kaşa göze indirgendi bu devirde orası artık neredeyse kesinleşti (istisnalar kaideyi bozmaz ve o istisnaların da baş üstünde yerleri var) Sevginin içinin boşaltılması çok büyük tehlikeleri getirir diye düşünüyorum..Değil mi ki dünya sevgi üzerine kuruldu...Sevgiye menfaat girdiği an ne samimiyet kalır ne güven kalır ne huzur kalır...Bu durum beni ürkütüyor ve üzüyor...Umuyorum ve dua ediyorum ki ,Rabbim beni/sizi sevgiyi anlayanlardan eylesin ve sevginin anlamını bilenlerle karşılaştırsın...

  Hele ki birini/birilerini Allah için seviyorsak  düşünün ne derece dikkatli olmamız gerektiğini...


Yorumlar

üryan dedi ki…
uzuuuun bi yorum yazdım ve sildim sonra..

sevmek ve saygı duymak..
pabuçum be, kendine saygısı olmayanın başka birine saygı göstermesi mümkün mü sence..
kendine saygısı olmayanın, kendini sevmesi, kendini sevmeyenin,bir başkasını sevmesi mümkün mü peki?

bu arada; kendini sevmekle; narsizmi karıştırmayalım mümkünse...
zira etraf kendine tapan, ve tapılmasını isteyen tanrıcıklarla dolu ..
Dalgaları Aşmak dedi ki…
Sevmek yürekte başlar sevgili pabuc.

"saçak altına sığınmış
göçmen kuşun
kartanecikleri arasında
düşen beyaz tüyünü de
görebilmek

işte
sevmek"
Sunay Akın
pabuç dedi ki…
/üryan,
silmiş olduğun yorumu merak ettim..!

kendine saygı diyor herkes ben artık insanların sadece kendilerini sevip kendilerine saygı göstermeye başladığını düşünüyorum...Yanlış mıyım olabilir de...

Etrafta o dediğin insnalardan çok olabilir ama önemli olan bizim etrafımızdakileri biz nasıl seçiyoruz ona bakalım bence..Yoksa iyi ve kötü ,samimiyle yalancı eşin oranda dünyada...

Saygılar..

/Dalgaları Aşmak,
Seni görmek güzel hoşgeldin:)
Güzel anlatılmış sevmek..Bu kadar zor mu gerçekten ?
üryan dedi ki…
canımcım, kendine saygıyla, kendine tapmayı karıştırmasak..
bir ara bu konuyu tartışalım..
ben çekirdeklerimi alıp, çay içmeye geldiğimde mesela..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…