Ana içeriğe atla

Güzel Bir Hikaye..İçinden Çok Dersler Çıkarılabilir...!!

 Eski zamanlarin birinde bir otlakta öküz sürüsü yasarmis.
Yasarmis yasamalarina ama civardaki aslanlar bir türlü rahat
birakmazmis onlari. Hemen her gün saldirirlarmis bu sürüye. Öküz dedigin öyle yabana atilir bir hayvan degil ki, bir araya toplandilar mi kolayca defetmesini bilirlermis o koca aslanlari. Gerçi bir iki siyirik alirlarmis ama.. yine de boyun egmezlermis aslanlarin zorbaligina.Gün geçtikçe aslanlari almis bir kaygi. Ancak tavsan, fare gibi küçük hayvanciklarla beslenir olmuslar.
Git gide güçten düsmüsler. Eee, aslan bu, hiç fareyle doyar mi.
- 'Her halde bize bu otlagi terk etmek düsüyor' demis aslanlardan
birisi.
- 'Evet' diye tasdik etmis digerleri.
Nereye gideriz diye düsünürlerken 'bir dakika' diye bir ses
duymuslar gerilerden. Herkes dönüp bakmis sesin geldigi tarafa.Sürünün en
çelimsiz, ama kurnaz mi kurnaz bir ferdi olan Topal Aslan'mis söze atilan.
- 'Hayir' demis, 'hiç bir yere gitmiyoruz. Siz bana birakin, ben
hallederim bu isi.' Inanmamis kimse ona ama haydi bir sans verelim ne çikar diye düsünmüsler.O da almis yanina bir iki aslan gitmis öküzlerin yanina.Beyaz
bayrak çekmeyi de unutmamis. Öküzlerin lideri olan Boz Öküz basta olmak üzere bes irikiyim öküz yaklasmis onlara. Sormuslar ne istediklerini.
Topal aslan baslamis konusmaya. Bir yandan da Boz Öküz'ün sivri ve
kocaman boynuzlarina bakip ürperiyormus.
- 'Saygideger öküz efendiler' diye baslamis lafa. 'Bugün buraya
sizden
özür dilemek için geldik. Biliyorum sizleri çok defa incittik, kimbilir kaçinizda su pençemin izi vardir. Ama inaniniz bunlarin hiç birini isteyerek yapmadik.Biliniz ki biz aslanlar barisçi bir milletiz. Hele öküzlerle hiç bir alip vermedigimiz olamaz. Ancak evet size  defaatla saldirdik, ama niye biliyor musunuz? Hep o sizin aranizdaki Sari Öküz yüzünden. Onun rengi öyle sizinkiler gibi degil ki.
Gözümüzü kamastiriyor, aklimizi basimizdan aliyor. Onu gördükmü ne kadar
barissever oldugumuzu unutup size saldiriyoruz, ve sürünüze zarar veriyoruz.  yoksa bizim sizinle hiç bir alip veremedigimiz yok. Onun yüzünden hepiniz
zarar görüyorsunuz. Bir türlü hayatinizdan emin rahat rahat  tlayamiyorsunuz,
belki geceleri bile bizim kükrememiz sizin uykunuzu kaçiriyor. Bunlarin hepsi Sari Öküz'ün suçu. Verin onu bize, siz kurtulun, biz de baris içinde yasayalim' demis.Boz Öküz, diger önde gelenlerle görüsmek üzere geri çekilmis.
Hepsi de sicak bakmislar bu teklife. Bir tek yasli Benekli Öküz olmaz demis ama kimseye dinletememis sesini.Zavalli Sari Öküz kurban  edilmis aslanlara. Hepsi birden saldirmislar zavalli öküzün üzerine. Bir ikisini
firlatmis üstünden ama bitkin düsmüs az sonra. Çirpinmis, haykirmis, yardim
istemis, yalvarmis, ama yokmus onu isiten. Digerleri üzülmüsler
üzülmesine ama elden ne gelir ki. Bütün sürünün selameti için bir öküz...,gerekliymis bu. Gerçekten de günlerce sürüye hiç bir saldiran olmamis. Huzur içinde geçer olmus günleri. Ama aslan milleti bu, ne kadar sabreder ki. Hele öküz etinin tadini aldiktan sonra. Aciktik demisler Topal Aslan'a
daha bir kaç hafta bile geçmemisken. O da yine almis yanina bir kaçini,  bir defa daha gitmis Boz Öküz'ün yanina.
- 'Selam' diye girmis söze. ' Gördünüz ya biz aslanlar ne denli
uysal milletiz. Dogru karariniz için sizi bir daha kutlamak isterim.
Siz de huzur içindesiniz, biz de. Ne mutlu. Yalniz buraya bunlari
söylemek için gelmedim. Büyük bir problemimiz var.'
- 'Nedir?' demis Boz Öküz merakla..
- 'Su sizin Uzun Kuyruk' demis Topal Aslan. Öyle uzun bir kuyrugu var ki nereden baksak görünüyor. O kuyrugunu salladikça bizim de aklimiz basimizda gidiyor. Gözümüz dönüyor, sürüye saldirmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Halbuki siz öylemi ya, hepiniz normal kuyruklusunuz. Bir onun suçu yüzünden korkarim hepiniz zarar göreceksiniz. Gelin verin onu bize bu mevzuyu burada kapatalim. Eskisi gibi baris ve sevgi içinde iki taraf da hayatini sürdürsün.
Boz Öküz yine istisare yapmis sürünün ululariyla. Yine sadece Benekli
Öküz olmus karsi çikan. Hepsi de verelim gitsin demisler. Istisare daha da
kisasürmüs bu defa.Dislamislar Uzun Kuyruk'u sürüden.Saatler sürmüs
zavallinin çirpinislari ama sonunda o da yenik düsmüs aslanlara.
Tekrar tekrar yinelenmis bu olanlar. Her geçen gün daha da
semirmis aslanlar. Alabildigince güçlenmisler. Öküzlerse her geçen gün
daha da zayiflamislar, seyreldikçe seyrelmisler. Aslanlar
küstahlastikça küstahlasiyorlarmis. Artik bir sebeb bile söyleme geregi
duymuyorlarmis.'Verin bize su öküzü yoksa karismayiz' derlermis sadece. Zavalli öküzlerin hayir diyebilecek güçleri kalmamis. Hepsi birer birer can
veriyorlarmis aslanlarin pençesinde.Boz Öküz de aralarinda olmak
üzere bir kaçi kalmis en sona. Ne oldu bize, ne zaman kaybettik bu harbi
aslanlara karsi, oysa ne kadar da güçlüydük? diye sormus biri Boz Öküz'e.
- 'Biz' demis Boz Öküz gözleri nemli ve sesi pismanlikla
titreyerek
'Sari Öküzü verdigimiz gün kaybettik bu harbi...' (Alıntıdır)

Yorumlar

Yusufsan21 dedi ki…
Pek güzel yazılmamış olsa da çok güzel bir hikaye. Dediğin gibi çok ders çıkar ben en sondan çıkarayım dersimi:

Demek ki taviz vermemek gerekiyormuş. Taviz verdiniz mi artık kontrolü kaybettiniz demektir.
sufi dedi ki…
Kıssadan öyle hisseler var ki bu hikayede, "keşke sarı öküzü vermeseydik" diye bizlerin de hayıflanmamızın zamanı geldi de geçiyor galiba.Bu hikayeyi bugünlerde ben de yeniden yayınlayayım diyordum sen tam zamanında yayınlamışsın ellerine sağlık Teşekkürler ve sevgilerimizle.
mit dedi ki…
Adı üstünde öküz işte :) İnsan (ya da öküz) kendi refahı için yoldaşını satar mı ya? Öküz oğlu öküz! Öhöm, pardon. Bir an kendimi kaybettim de :)
pabuç dedi ki…
/Yusufsan21,
çok doğru verilen ilk tavizde sonu hazırlamışızdır..Malesef...!

/sufi,
hikayeyi okuduğum kitapta gördüm ve çok çok çok beğendim paylaşayım istedim..Güzel tevafuk olmuş..Saygılar..

/mit,
sesli güldüm :)
Varolasın..Ne acı değil mi menfaati için dostuu satanlar..Ve ilk taviz yok oluşun ilk adımı..
MaSaL dedi ki…
Taviz tavizi doğurur diye boşuna dememişler :))

Arkadaşları tarafından satılan öküzler için içim acıdı,üzüldüm :(

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…