Ana içeriğe atla

İnsan Manzaraları ''Onay Bekleyen Alınganlar''-4-

  Nerede kalmıştık..

  Dördüncü sırada her daim pohpohlanarak hayatını mutlu şekilde idame ettiren kişiler var..Hepimizin etrafında vardır bu tip tanıdıklarımız...Bir iyilik yapsalar muhakkak en güzel şekilde taktir görmek isterler..Yok istemem ama yan cebimi de açarım derler inceden ...Mütevazi ayaklarındalardır ama her sözünde onanmayı beklerler ve mümkün olduğu kadar el üstünde tutulmayı beklerler..

  Evet siz doğrusunuz, haklısınız çok güzel oldu, çok yakıştı maşallah, zevkinize hayranım,çok şıksınız, çok zekisiniz, her zaman nereden bulursunuz böyle güzel fikirleri, en başarılı sizsiniz, çok iyisiniz..v.b uzar gider.Normalde bu cümleler tabi ki sevdiğimiz ve taktir ettiğimiz insanlar için kullanılan cümleler ve hoş cümlelerdir de..Taki sürekli beklenmeye başladıkları zamana kadar..

  Ben ki insanlara karşı olumlu cümleler kurmayı seven biriyim ben bile sıkılırım bu durumdan..Bir süre sonra onamaktan bıkarım karşımdaki kişiyi..Düşüncesini,konuşmasını, hareketlerini,tepkilerini..Bir de alıngan olur böyle tipler.Yanında alışmışsınızdır hep olumlu olmaya en ufak şeyde kırılma ihtimalleri de aklınızda olduğu için eğri de otursanız doğru da otursanız hep dikkatli konuşmak zorunda hissedersiniz kendinizi..Tabi böyle olunca gerilir durursunuz..Ya şimdi şöyle dersem kırılırsa ,şimdi şöyle davrandım ya acaba kırılmış mıdır ,şöyle söylesem tepkisi ne olur? gibi cümleler dolaşır durur kafanızda..Böylelerini hiç çekemem mi diyorsunuz ,yemezler bence hepinizin hayatında bir dönem böyle insanlar olmuştur itiraf edin ;) Böyle insanlar (ah canlarım benim) yaşları ilerledikçe alınganlıklarında mertebe bile atlayabilirler :) ''Yaşlıdır normal'' demek yanlıştır bu tip insanlar 7sinde neyse 77de de öyledir yaşlılıkla alakası yoktur yani ;) 

  A bakın alıngan dedim de aklıma geldi..Erkeğin de alınganı hiç çekilmez biliyor musunuz:) Bir de düşünün siz ayrıntılara dikkat etmeyen birisiniz ve karşınızdaki de (erkek arkadaş ya da eşiniz ya da sevgiliniz) alıngan biriyse ,tavşan küser ama dağın haberi olmaz ..uff çok kötü ;)Çok şükür böyle bir şey başıma gelmedi..Zira eşimin alıngan olduğunu düşünemiyorum, yazık olurdu benim gibi patavatsız birinin karşısında ;)

  Neyse her zamanki gibi bende konu ebru boyası gibi dağılıyor sürekli, onun için pat diye konuyu bitireyim ...Az da olsa kafanızda canlanmıştır anlatmaya çalıştığım karakterde birileri...SEvgiyle kalın...Arada şımartmak ve şımarmak da fena değildir abartılmadığı sürece ;)

Yorumlar

Antipatik Yazar dedi ki…
Her daim pohpohlanmayı seven insanlar.
Off!
Bunlar bir uyarıda bulunulduğunda veya yanlışını söylediğinde trip atarlar!
Hep güzel şeyler duymak isterler.
Bıktırırlar
mit dedi ki…
Herkes biraz pohpohlanmak ister. İnsanın kendine güveni gelir, morali düzelir vs ama bunu bağımlılık haline getirenler de var senin anlattığın gibi. İşte onları ne kadar pohpohlarsan pohpohla onlardan bir poh olmaz :)))
Benim dikkaimi daga kusen tavsan çekti :) böyle bir eşe sahibim. ben ne kadar vurdumduymazsam o da bir o kadar vurdumduyar :D
pabuç dedi ki…
Önce @İçimde Toprak Kokusu,
vurdumduyar lafına koptum :) Allah yardımcın olsun kardeş ne diyeyim :)))))) Allah da seni güldürsün inşaAllah...

/mit,
çoooooooook haklısın :)Ama onlar bunu bilmiyor ben de bu şekilde söyleyemem Allah korusun bir küserlerse 1 hafta bilemedin 1 ay konuşmazlar ;)

/Antipatik Yazar,
Onlardan daha güzel trip atan dünyaya gelmedi gelmeyecek ;) Yakışıyor be trip atmak onlara :P
Bu ara da tüm yazılarımı okuman (ya da göz atman) ve yorum bırakmandan dolayı hayretle izliyorum seni :) Teşekkürler sabırla okuduğun için...
Allah hepimizi güldürsün inşallah. Dünya bir denge içinde pabuç kardeş. İlişkilere dışardan bakma imkanın olduğunda bunu daha iyi anlıyorsun. Öyle bir denge ki bir elmanın iki yarısı lafı cuk diye oturuyor. Mesela bizi göz önüne alırsak, her ikimiz de vurdumduymaz olsak vah halimize. Tersi için de aynı durum söz konusu. Allah sabredebileceğimiz insanlarla karşılaştırsın.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…