Ana içeriğe atla

....!

  -Dikkat ettim de insanlar en çok kimi ezebiliyorlarsa(maddi manevi)  onun üstüne daha çok varıyorlar..Nasılsa onun sesi çıkmıyor ,nasılsa o sabretmeye alışık diye aynı şeyleri yapmaya devam ediyorlar..Ve karşıdaki insanda eğer sabrı erdem biliyorsa sabrında sabit kalıp kimsenin seviyesine inmiyor..
 Peki ezmeye alışık zihniyet siz ne amaçla yapıyorsunuz bu hareketleri..Yaptıklarınızla kalplerde uzaklaşıyorsunuz ve bu da dünyadaki en korkunç cezalardan biri. Ki farkedebilseniz tabi!! Neyse ki yaptıklrınızın karşılığını muhakkak göreceksiniz...


-Başkaları için bir şeyler yapmak çok güzel.İnsana huzur veriyor bazen tüm sıkıntılarından bile kurtarabiliyor..Ama başkalarının istediği kişi olarak yaşamak berbat bir şey..Kim ne derse desin berbat bir şey.İnsanı çok fazla yoruyor istenilen kişi olmak..!!

-Bir de , sizi seven birinin( arkadaş/dost/yaren her kimse işte sonuçta sizi seven biri) gözlerinize bakıp gülümsemesi ve onun bakışından ne demek istediğini/ne hissettiğini anlamanız çok ilginçtir ve güzeldir.Sevgi denen şey hiç konuşmasan da akan bir şey sanırım..Hissediş..Anlamak/anlaşılmak.Huzur bulup huzurlu olmak.SEvgi olan her yerde mümkün.En bunaldığınız anda bir sevgi pırıltısı gönderip Allah sizi kendinize getiriyor bir şekilde ..şükür..


-Kuş seslerindeki ahengi ,gece yıldızları izlerken duyulan heyecanı,bir çocuğu sevindirmenin verdiği mutluluğu,yağmur sonrası toprak kokusunu içine çekmenin hazzını,kitap okumanın güzelliğini,vefanın  anlamanı bilmeyen;sevmeyi ve iyiliği bile karşılıksız yapamayan insanlar var..Ne yazık!



Yorumlar

đerkenαя dedi ki…
Esselam..

Ah pabuç'um böğrümü deldi geçti yazdıkların :) Gerçekten öyle ne kötü ki ezen hep ezen, ezilen hep ezilen kalıyor şu fani hayatta.. İskender Pala diyor ya; "Şükür ki zulmeden değil, mazlum oldum.."

Bizde bu sözlerle avutuyoruz işte kendimizi..

Pabuç'um yan tarafa hatırlatmalar eklemişsin :)) çok şirin olmuş eline sağlık, ama bnm doğum tarihim yanlış olmuş 28 değil 8 aralık :)

Sevgiler canım. Zulmedenlerden ve zulme uğrayanlardan olmamak duasıyla..
mit dedi ki…
Ben de ezmeye bayılırım. Özellikle de fıstık ezmesine! :) Hele badem ezmesi yok mu? Offf! Efendim? Konu bu değil miydi? Benim ezmekten anladığım bu kadar da, kusura bakma :) Saatte yemek vakti olunca...

Ne demiş ünlü bilge? Sen ol, kendin ol! Yok, bu RC Cola reklamıydı :) Ama reklam bile olsa doğru söylemiş. Başkası için kendinden taviz vermek hem bizi üzer hem de bir yerden sonra artık yapamayacağımız için karşımızdakini de... O yüzden her daim kendin olmakta fayda var.

Yağmur sonrası toprak kokusuna bayılırım bu arada. Hemen yemek yemezsem açlıktan da bayılabilirim bu arada :) Sevgiler...
sufi dedi ki…
Affetmenin iç huzurunu da yazına ben eklesem?
Ne_o dedi ki…
Allah merhamet versin insana. O zaman ne ezebilir, ne zulmedebiir. Korkarım merhametten yoksun insandan.
pabuç dedi ki…
/đerkenαя,
Onlar ezdiklerini sanıyorlar ,unutma..Her hakkın haklıya verileceği gün olacak..

/mit,
yine yeniden güldürdün Rabbim de seni güldürsün ve neşeni daim etsin inş.Tabi bir de Allah kimseyi açlıkla imtihan etmesin :)

/sufi,
tabiki memnun bile olurum yazıyı zenginleştireceği için..

/Ne-o,
amin..Hatalarını görenlerden olalım her daim inş.Hataları bile hata olarak görmeyenler var :S
Zennube dedi ki…
efendiler köleler, ezenler ezilenler... belki de biraz sesi yükseltmek gerek, başkaldırmak gerek. dur kardeşim yeter ezme demek gerek. her zaman mümkün olmuyor tabi bu çıkış...
SİHİRLİSEPET dedi ki…
bu insanlar için gerçekten üzülüyorum...saydığın güzelliklerin hiçbirinin farkında değiller ne yazık ki.başkalarıyla uğraşmaktan, o kadar çok şey kaybediyorlar ki...ne dim Allah akıl fikir versin...
pabuç dedi ki…
/Zennube,
herkes işini yapıyor..ama bir gün herkes yaptığının hesabını verecek işte gerçek :)

/SİHİRLİSEPET,
farkedebilenlerden olmak güzel..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…