Ana içeriğe atla

Zamanla Tanımak

  Sevmiyorum karşımdaki insanın kendini bir anda  bana anlatmasını..Ben şundan şundan ibaret,şunlardan hoşlanan, şunları sevmeyen, şunlarla vakit geçiren,şunu okuyan,şunu dinleyen,şunlara karşı çıkan,şunları savunan,şunu giyen şunu içen biriyim... v.b şekilde  anlatımları...İnternet tarzı tanışmaları sevmiyorum ,internet ortamında bile..Laf olsun diye söylenen sözler gibi geliyor bana..

  Ben karşımdaki insanı zaman içinde kendimce tanımalıyım...Cümlelerime karşılıklarından, olaylara verdiği tepkilerinden, yaşananlarla ilgili  düşüncelerinden, hayata bakışına dair tavırlarından, yardım istediğimde bana karşı dostluğundan,kızdığı zaman yaptıklarından..gibi.Gördüklerime kendi düşüncelerimi de katıp tanımak isterim karşımdakini..Kesinlikle gizemi olmalı ve zamana dağılan bir tanışma faslımız olmalı..

  Zaman içinde tanıdıkça farkına varmalıyım gönlünün zenginliğinin...İzleyerek görmeliyim kişiliğinin güzelliğini...Kendime katmalıyım olumlu özelliklerini..Zıtlıkları da zamanla öğrenip ona göre bir orta yol bulmalıyım..Seviyorum insanları tanımayı.Dinlemeyi, dinlenmeyi, paylaşmayı, tartışmayı,beraber tebessüm edebilmeyi,karşılıklı temennilerde bulunmayı,yardımcı olabilmeyi ,yardımcı olabilir misin demeyi,tanıdıkça huzurla sohbet edebilmeyi,anlaşılmayı ve anlamayı,karşıt görüş bildirildiğin de bile alacak şeylerin olmasını,düşünmeyi düşünülmeyi...

  Bunlar gerçekten tanımak istediğim değer verdiğim yürekler için geçerli beklentilerim..Ki insan kısa bir süre sonra tanıştığı insanla aynı ortamı  paylaşmak isteyip istemeyeceğini anlayabilir...Tanımak istemeyeceğiniz biri için adım atmanıza gerek yoktur zaten...Gündelik hayat içinde ,tanıyıp tanımamanın (gerçek anlamda) sizin için çok da önemli olmadığı kişiler vardır zaten..Onlar konumun dışında..Benin tarifini yaptığım kişiler, sizin tüm keşmekeşin içinde kendinize ayırdığınız zaman dilimleri içinde yanında olmaktan huzur bulabileceğiniz yürekler için geçerli..

  Ki onlarında sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor bu devirde...

Yorumlar

mit dedi ki…
Gizem... Çoğu kişi karşısındakinde bunu görmek ister. Gizemli kişi daha çekici gelir çünkü. Onunla daha fazla vakit geçirmek, onun hakkında daha fazlasını öğrenebilmek için can atarsınız. Aşkta da böyledir bu. O yüzden birisi size oyun yapmadan direkt olarak seni seviyorum dediğinde itici gelir, istemezsiniz. Gizem... Gerçeklerden daha mı önemli?
pabuç dedi ki…
@mit,
gizemi gizli kalsın anlamında kullanmadım..Daha çok ''Bıraksın ben onu kendim tanıyayım''anlamında kulandım..Ki sen de zaten anlatmak istediğimi anlamışsındır..Zaten kişi kendini ne kadar anlatırsa anlatsn karşıdakinin anladığı/algıladığı kadardır...Ben karşımdakini yüreğimin sesiyle yorumlayıp kabullenmeyi seviyorum..Söylenenlerle değil..

Sevgi ve huzurla kal..
Yusufsan21 dedi ki…
Bırak anlatsın karşıdaki kişi kendini nasıl olsa sadece anlatıyordur, tanıtmıyordur.
FASLI dedi ki…
Sanıyorum bazen aynı hataya kendimde düşüyorum...
pabuç dedi ki…
@Yusufsan21,
anlatıyorlar zaten ama benim pek umrumda olmuyo bunu söyleyemiyorum ;)
Ben sormadan kimse bana kendini anlatmasa ne güzel olur :)
pabuç dedi ki…
@FASLI,
seninle ilgili tek soru sorduklarında sen hakkındaki tüm bilgileri veriyor musun yani :)
ELİF..den dedi ki…
nE KADAR DOGRU TESPİTLER CANIM AYNEN YAZDIĞIN GİBİ İNSAN KARŞISINDAKİNİ TANIMAK İÇİN ZAMANA BÖLMELİ HERŞEYİ,BİR ANDA OLAN KİBRİT MİSALİ SONUNA GELDİĞİ ZAMAN SÖNER GİDER...
pabuç dedi ki…
@ELİF...den,
evet çabuk başlayan çabuk bitiyor genelde:)
Newbahar dedi ki…
İlk tanışmada kendilerinden bahsetmeye başlayanlar aslında olmak istedikleri karakterde suni bir tarz sergilerler. Nasıl diyeyim!?..
Örneğin bazı bayanlar vardır. Hemen temizlikten, düzenden ve ne kadar titiz olduklarından bahsederler. Aslında durum tam tersidir. Sanırım biraz göze girmek, samimi olmak için yapılır bu ama çok itici bir durum bana göre.

Evet haklısın. İnsan zaman içinde tanımalı, keşvetmeli.
pabuç dedi ki…
@Newbahar,
haklısın..
Zaten kolay samimi olan biri değilim bir de benim yanımda kendini methediyorsa biri iyice çekilmez olurum :)
Anlayamazsin dedi ki…
selamun aleykum papuc:)

hele sukur gelebildim,sana yaziyorum,mutluyum:)))

gunumuzde zaten insan gibi birini bulmak bile zor.herseyi kendi haline birakmak ne guzel.yazini ilk kismini okuyunca biraz sasirdim.devamini okuyunca maksadini anladim.:))rabbim karsimiza bizi anlayan ve anlayabilecegimiz insanlar cikarsin.

sanki mavi marmara saldirisi bana yapilmis gibi ayikamadim hala.uzerimde agirlikllar var.paylasacak cok sey var ama bunlar ne hobiler,ne yemekler,ama elim kolum kalkmiyor sanki.

rahmana emanetsin
pabuç dedi ki…
@Anlayamazsin,
wealeykumselam canım ,hoşgeldin..
Bazen tv de sohbetlerini izliyorum bilgili insnaların ve diyorum çok şükür güzel insnalar hala var...biz karşılaşmasakta..

Sen de Allah'a emanetsin canım..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…