30 Haziran 2010 Çarşamba

Kabağın Sahibi


Vaktiyle Kalenderiyye yoluna mensup bir derviş, nefsle mücadele makamının sonuna gelir. Meşrebin usulünce bundan sonraki makam Kalenderilik makamıdır. Yani her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan vazgeçecektir. Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir. Saç, sakal, bıyık, kaş, ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.
-Vur usturayı berber efendi, der.
Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar. Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak : - Kalk bakalım kabak, kalk da traşımızı olalım, diye kükrer.
Dervişlik bu. Sövene dilsiz, vurana elsiz gerekmiş ya. Kaideyi bozmaz derviş. Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden. Berber mahçup, fakat korkmuştur. Ses çıkaramaz. Kabadayı koltuğa oturur, berber traşa başlar. Fakat küstah kabadayı traş esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder: ‘Kabak aşağı, kabak yukarı.’
Nihayet traş biter, kabadayı dükkandan çıkar. Henüz bir kaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir. Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Ölmüştür. Görenler çığlığı basar. Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayrıihtiyari sorar :
- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?
Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:
- Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki bu kabağın bir de sahibi var. O gücenmiş olmalı!......

11 yorum:

đerkenαя dedi ki...

"Feryadım duyulur aşikare! Dile dökmeye ne hacet!"

Muhteşemdi pabuç'um :)

Yüreğine sağlık..

Esselam..

Adsız dedi ki...

"o kabağında bir sahibi var" :)

Yusufsan21 dedi ki...

Gerçek değil değil mi? Çünkü ben böyle şeylere pek itibar etmem. Bizim için örnek olan insan'ın (SAV) hiç de öyle saçını sakalını kestiğini duymadık. Hatta saçının omuzlarına kadar olduğunu hepimiz okumuşuzdur.

Gorajdenin Gulleri dedi ki...

selamun aleykum:)

guzel kissaydi.cok severek okuduklarim arasinda:):))

rahmana emanetsin

murat dedi ki...

papuc güzel bir hikayeydi. gerçekten kabağında sahibi var.

pabuç dedi ki...

Son bir kaç gündür ; İnsanlar hak hukuk gözetmeden insanları kullanıyorlar ve sabrettikçe de bu uyanıklıklarına devam ediyorlar sonrasında hakkını helal edermisin deyip helal olsun dedirttikleri zaman kurtulmuş mu oluyor diye düşünüp duruyordum..Ve bu beni cidden çok düşüdüren bir konu ..tüm bu düşüncelerim içndeyken bu hikayeyle karşılaştım (bir güzel insanın paylaşımı sağolsun) kafamdaki sorulara bir cevap niteliğinde oldu bu hikaye..Rahatladım...

Güzel yorumlarınız için çok teşekkürederim..Tüm bu hikayeler/kıssalar hep anlaya bilenler için..Umarım okuduğunu anlayan , anladığını uygulayanlardan oluruz..SEvgilerle..Varolunuz dostlar..

mit dedi ki...

Harika bir hikaye, çıkarılacak çok güzel bir ders var. Tabi anlayana... Teşekkürler arkadaşım.

siyahi kelebek dedi ki...

Durumu az da olsa özetleyen çok güzel bir kıssa.
Zaten O'ndan başka kimimiz var ki?

Pabuc dedi ki...

aaa ben @mit'in yorumuna cevap yazmamışım ne ayıııp :)

Beğenmene sevindim güzel insan..Çok dersli hikaye anlayana...

/siyah kelebek,
Ondan başka herşey yalan...

ibrahim ortaç dedi ki...

İskender Pala'dan izlemiştim. Hoş bir anektod:)

Tokerdo dedi ki...

çok güzel bi kıssadan hisse :)) bazen insanları kınarken üzerken bikere daha düşünmemiz lazım,acaba onu yaratanı gücendiriyomuyuz diye,

Ya Rabbim Şükür, 28 Kasım !

Nasıl başlasam da kendimi ifade edebilsem diye geçirdim içimden ...Sonra hatırladım ben sadece içimdeki sese göre davranan biriyim niye ne...