Ana içeriğe atla

Eleştir Hadi Durma!!

Atış Serbest deyince Google bu resmi gösterdi..Benim de aklıma şu geldi...Evet bu postta atış serbest..istediğinizi eleştirebilirsiniz ben de dahil..
Arkadaşınızı olabilir ,komşunuz olabilir , patronunuz olabilir, babanız bile olabilir:) Olumlu/olumsuz her türlü eleştiriye açık post geldiiii haaanıııımmmm ;)
 İstediğiniz konuda yorum yapabilirsiniz..Argo ve küfür olmadığı sürece yayınlanacaktır...Aklıma yazacak bir şey gelmediği için yapmadım bunu ...Güzel bir post olur diye düşündüğüm için yaptım..Pişman değilim ;) Benim yazmak istediğim öyle çok şey var ki....
Ama bu sefer susmayı deneyecem...
 Hani bazen benim yazılarımı (hatta haddi aşıp kişiliğime laf edenler) eleştirenler size de atış serbest buyrun lütfen...!!

Yorumlar

Sabahattin Gencal dedi ki…
Yaşamın her alanından seçtiğim çalışmaları, yazarlarının izniyle “Bloglardan Seçmeler” adlı sitemde yayınlıyorum.
Sizin de izniniz olursa seçtiğim bir çalışmanızı, kaynak göstererek yayınlamak istiyorum.
İyi günler dileğiyle.
Sabahattin Gencal
pabuç dedi ki…
Tabiki yayınlayabilirsiniz..Benim yazımı yayınlanabilecek kadar değer biçtiyseniz ben teşekkür ederim...

Size de iyi günler efendim...
Yılmaz Barış dedi ki…
küfürle çıplaklıkla marjinal görünmeye çalışarak prim yapmaya çalışan blogcular artık sıkmaya başladı... işin kötü tarafı bunlardan çok çok ve gerçekten çok var.. edepsizce yazınca iyi birşey başardıklarını zannediyorlar..

geçenlerde annemle karagümrük stadının ordan geçiyoruz.. başörtülü ve kıyafetinden imam hatip okuduğu belli olan bir kızın yaptığı rezilliğin içeriğini açamdan bahsetmek istiyorum... Madem başörtü takıyorsun, o başörtünün temsil ettiği hayat tarzına yakalaşık tavırlar sergile... bakın yaklaşık diyorum... gidip fahişe gibi davrananlar da oluyor ve onlardan nefret ediyorum....

Sonra şu başörtüsü takıp, vücudunun diğer yerlerini açan kalçasını ciddi bir biçimde ortalığa sunarcasına belli edenlere de gıçık kapıyorum... gitsin bir din bilginine sorsun başını mı örtmek daha önemli yoksa kıçını mı..

Sonra her bir tarafı açık olup da ya da annesi kardeşi sevgilisinin her bir tarafı açık olup da çıkıp bir önceki örnekde bahsettiğim hatunları kötüleyenlerin de önce kendilerine bakmasını tavsiye ediyorum...

Sonra benim gibi bu kadar çok eleştiri yapan insanlar da sanki sütten çıkmış akkaşık gibi durduk yere sağa sola laf atmadan önce kendilerine bakmalı..
kendime de gıcık oluyorum..

Bu arada nereden çıktı şimdi bu konu... sana da gıcık oluyorum..
pabuç dedi ki…
@Yılmaz Barış,
bu bayaaa bi kızmışsın izlenimi yarattı bende :))

Yazdıklarına katılıyorum dememe gerek yok çünkü bu konu da yazılarım da var...Biz bir şey diyemezmişiz özgür irade varmış..Doğrudur...Bırak isteyen istediği gibi takılsın hayatta..Sinirlenmeyecen...

Ve bana da gıcık olman doğaldır çünkü öyle biri olabilirim :)

Ben sana gıcık olmadığım için samimi yazın için tebrik edeyim...Var sağlıcakla kal..
Yusufsan21 dedi ki…
Yılmaz öldürdün bizi birader :))))
tub@ dedi ki…
daha az evvel eşimle istişarede bulunduğumuz ve benim günlerdir kafamı kurcalayan konu....

yılmaz beye yakın...

şimdi ben örtülü bi bayanım emme kardeşim bu örtünün bi uslulü vs şekli şemali kesin net bildirilmişmii yokkk! değilse ayette o mümin kadınlara söyle siyah renkte çarşaf örtsünler derdi dimi? işi öyle abartıp,örtünüzle yüzünüzü kapayıp yolda görsem tanımam.. olayı yani islamı sadece 1 metre beze bağlayıp karşısındakinin takvasını ölçenlere uyuz oluyorum!

ben genellikle kısa pardesü giyerim en uzunu dizimden 10cm aşşağıdadır ve boyum 1:80 (yani uzunda alsam kısa duruyo!) velakin Antalya'da yaşıyorum...bahane diil olsa zati kapanmazdım...ki kapanalı 2 yıl oldu yani evvelden beri örtülü olup sıkılıp da açılmak için bahane aramıyorum..okuyupda ne yani Antalya'daysan napalım bizde Mekke'de yaşıyoruz demeyin tuzunuz kuru gelin Ant. ağustosta görim sizi...

neyse asıl mevzuma gelince blogda belli bi arkadaş grubumuz vardı ve bunlar gece gündüz yorum yazarlardı sayfama emme nolduysa ben sayfama kot pant.ve uzun tunik giydiğim resmimi koyana kadar...

anammm neymiş bunlar be..hemen sayfalarında edep hayayla ilgili yazılar...ne bilim örtünme kurallarıyla ilgili fetvalar..

ya kardeşim önce müslüman olarak biz bizim hatalarımızı görmezlikten gelip daha güzel şekilde yönlendirmeye çalışsak...sayfama gelmiyorsunuz(ki geldiğinzii biliyorum..) yorum yazmayın yaa alalal sankim çok lazımdınız...töbe töbeee..ne bu havalar siz sürekli pardesü giyin ve çok takvalı olduğunuzu sanın okkkkk??

ama kimin salih niyetle alnının secdeye gittiği ve geceleri gözyaşı döküp...nice yüzünü görmediği yetimlere ana olduğunu güzel RABBİM bilir...


devamı gelecek elektirikler kesildi şimdik ama baya açıldım rahatladım şimdidenn ohhh :)
Sabahattin Gencal dedi ki…
İzniniz üzerine bir yazınız "Bloglardan Seçmeler"de yayınlandı. İyi günler dileğiyle.
pabuç dedi ki…
Tabiki karşımızdaki insanın giyinişine göre onları yargılayamayız..Ben kapalı insanlarda aşırı makyaj, dikkati çekecek kadar şatafatlı kıyafetler ve sevgilisiyle sokak ortasında öpüşem gibi şeyleri kınıyorum..Bunu dile de getiriyorum..Başörtüsü siyasi bir simge değildir ama islamın kurallarından biri olduğu için birazda islamı simgeler...Onun için kafana o örtüyü taktıysan biraz daha dikkatli olmaz zorundasın..bence...
Onun dışında karşımdaki insan açık our kapalı olur mini giyer ,uzun giyer çok da umrumda değil..ben sohbetin içeriğine bakamam..dışlamam kimseyi yargılamam da..

Size yazıpılan şeyi de çok saçma buldum...Kimin ne olduğunu kimse bilemez ..onun için ben de başkalarına karşı eleştirilerimde artık susmayı tercih etmeye başladım..insan bazen kızyor ama susmalıyım da diyor..Önce kendime bakarım başkasında gördüğüm kusurlar bende var mı diye

SEvgiyle kalın..Kimin ne olduğunu en iyi Rabbim biliyor..
berenis dedi ki…
yeterrrrrrrrr diye bir çığlıkla başlamak istiyorum.
bıktım artık insanların beklentilerinden, terbiyemden susmama rağmen üzerime gelmelerinden, babamın bitmek bilmeyen isteklerinden, annemin her isteğini vijdanıma dokundura dokundura yaptırmasından, yapılması zorunlu işlerden, kafayı kapatıp kıçını açıp ortalıkta dolanan hükümet yalakası sahte dindarlardan, Allahın (c.c.) adını azından düşürmediği halde torunu yaşında kızlara asılan iş arkadaşlarımdan, eleştirmekten, eleştirilmekten, eğri giden düzenden, hem kafada saç olmayıp hem kelliğe reçete yazanlardan, yaşadığım yerden, katlandığım insanlardan, özellikle akrabalardan böğğ geldi.yeter artık. birinin pençesi olmadan rahat bir nefesi nezaman alıcak acaba bu bünye. yokmu öyle bir memleket ki kendini unutana kadar namaz kıldığında gösteriş için yapıyor, bayılana kadar oruç tuttuğunda zayıflamak için tutuyor denmesin, cevşen okuduğunda yada televizyon izlemediğinde seni gören insanlar hangi cemaate mensupsun diye abuk sorular yöneltmesin,ağladığında korktuğunda karaktersiz denilmesin, kendini ve haklarını savunduğunda terbiyesiz etiketi yemesin, kapandığında hükümet yakalası açıldığında ... laflarını katanmak zorunda kalmasın. yokmu gerçekten MÜSLÜMAN ve İNSAN gibi yaşayacağımız bir memleket bizleri bizlerden koruyacak yasalarla çevrili bir kara parçası bu yeryüzünde... yeter artık... yetti artık!
pabuç dedi ki…
Eleştiriler genelde aynı doğrultuda ne enteresan...Herkes kendisine karışılmasından şikayetçi..Ne kadar baskıcı bir milletmişiz bunu da görüyoruz..
murat dedi ki…
olur olmaz birbirimize karışıyoruz ama bir insanın özgürlüğü diğer insanın haklarının başladığı yere kadar . bizler hakkımızı hududumuzu ve sınırımızı bilirsek sorun çıkmaz diyorum.

"küfürle çıplaklıkla marjinal görünmeye çalışarak prim yapmaya çalışan blogcular varmış" diyorsun ya yılmaz bey
-seks her zaman satıyormuş.
-reklamın iyisi kötüsü olmazmış.
-marjinallik dikkati celb eder ,gözleri ürüne odaklar..
-her ürünün alıcısı vardır cinselliğin alıcısı daha çoktur, bu anlayış yanlış olsaydı piyasada bu kadar pezevenk ve orospu olur muydu. arz taleb meselesi...
bu anlayış ve kaygılarla boktan yazıları piyasaya sunuyorlar. para, para, para ...
Anlayamazsin dedi ki…
selamun aleykum.

her zaman yorum yapmak icin artik son sirayi bekleyip,bir iki mesaji okuyup oyle yorum yazmak lazimmis.daha dogrusu cemkirmek:)

basortu konusunda kurani kerim ve sunnetlere bakilirsa,vucut yaglarini cikarircasina dar giyinmek nerde yaziyor henuz goremedim.her disariya cikisimda,baldirini,gogsunu,her bir yerini giymidigi elbiseye oturtmus,daha dogrusu kendini elbiseye zorla sokmus bacilarimiz,acaba yuce kitabimizdaki emri biliyorlarmiki?bir musluman kadin,ben falanca yerdeyim su kadar sicak diyecegine,cehennem daha sicak demeli ve giymeli.seffaf esbaplar giymedigimden rahatca yorum yaziyorum.basortumde epeycene uzun.kim ne derse desin.:)

gemnc veya orta yasli teyzeler masallah ikinci baharini yasar gibi civil civillar.onlari gordukce kendimden utaniyorum,niye boyle karalara burundum diyorum:)))))ama arada bir akil farki vsar.insan herseyide dunyada yasamak icin yapmamali.ahiretede birseyler saklamali.:)))

elestirecegim cok konu var.bir suru saymakla bitmez.hem kendimle hemde digerleriyle.sakiz cignemeyen biri olarak kurstaki basortulu,pardeuslu yasi 40 olmus teyzeyi elestirmek istiyorum.surekli sakiz cigniyor ,gicik oluyorum.toplumda sakiz cignenmesi normal mi?ben normal karsilamiyorum artik.tamam yobazim,deliyim ama birazda baskalari rahatsiz olur mu diye dusunelim.musluman kadin herseyine dikkat etmeli:)

bence boyle konulari cogaltki papuc,bizde hatalarimizi anlayalim.haa basortulu ve dar giynen,hatta minis etekin altina ince corpa giyip tenine gosteren bacilar,sizden rahatsiz oluyorum,lutfen ya acilin yada adam gibi kapananin.nureddin yildiz hocamin ortulu ciplaklar videosunu izleyin.belki yardimci olur.

sevgiler.iyi pazarlar papuc

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…