Ana içeriğe atla

Çok Çok Güzel Benzetme...

  Maden de kömür elmasa dedi ki;'' Ey zeval bulunmamak tecellisine mazhar  olan! Biz arkadaşız Nemiz varsa aynıdır.'' Çünkü malum-u aliniz kömürle elmasın her ikiside saf karbondur.Birleşimleri tamamen aynıdır. 

 ''Ey zeval bulunmamak  tecellisine mazhar olan,'' diyor kömür elmasa. Yani ''Yok olmayan ,biz arkadaşız. Nemiz varsa aynıdır. Cihanda aslımızın varlığı birdir.Ben değersizim ;madenimden eriyip gidiyorum. Sense padişah tacının üstüne çıkıyorsun. Benim toprak kadar kıymetim yok. Mayam kötü. Sen aynaların kalbini  hasetten parçalıyorsun.Beni herkes izliyor,ateşe veriyor.Benim halime ağlamak lazım. Ben bir kıvılcımım .Seninse yüzünde ,dilinde, yıldızlar ,güzellikler fışkırıyor.'' 

  Elmas dediki; '' Ey ince gören ve ince düşünen arkadaş,kara toprak işip olgunlaşınca yüzükleri süsleyen mücevher olur. Elmas çok acı çeker. Karbon,toprağın üzerinde hiç acı çekmeden oluşur. Onun için simsiyah ve karadır.Ama elmaz diplerde senelerce ,basınçlar, sıcaklıklar..ateş altında yanar yanar tutuşur. Ancak o kadar beladan sonraelmas haline,hiç yok olmayan haline geçer.'' Ve dedi ki o; ''Sen vücudun yumuşak olduğu için yandın. Acılara dayanamadığın için .Korkma ,gam çekme,vesveseli olma.'' İşte elmas hiç acı çekmemiş olan karbona diyor ki; korkma,gam çekme,vesveseli olma.

 Demek ki dünyada olgunlaşmanın üç yolu var: Korkmamak, gam çekmemek,vesveseli olmamak.''Taş gibi ol elmas gibi ol.Öylesine çalışan güçlüklere sadıran insan iki alemi de aydınlatır.Acz ve değersizlik,pişkin ve olgun olmamaktan ileri gelir.'' (Cemalnur Sangut-DİNLE)

Yorumlar

betül dedi ki…
bugün bu sözü ikinci duyusum elindeki karin olgunlasman,tecrüben...üzülmememli degilmi:(
pabuç dedi ki…
görünürde kötülük kazanıyor gibi görünse de ezilen mazlum,haksızlığa uğrayan kaybetmiyor...kim ne derse desin...insalıktan kaybedeceğime güvenimden kaybederim daha iyi...
sufi dedi ki…
"Yârdan gelen dert de, acı da, keder de, hüzün de, sevinç de; bal-dır dermandır derdimize" diyebilenlerden olabilmemiz dileğimle.
pabuç dedi ki…
@sufi,
amin...öyle büyük bir yüreğe sahip olmak en büyük bahtiyarlık...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…