Ana içeriğe atla

Sizce Hatalı mıyım ?



 Hepimizin dostluklarda dikkat ettiğimiz şeyler farklıdır...Geçenler de bir şey dikkatimi çekti ve kendimce fikirlerimi belirttim...Bakalım sizce ben haklı mıyım/haksız mıyım...

 4 arkadaş sohbet ediyorduk bunlardan birinin (ki  ben değilim ) sıkıntısı vardı ve farkında olmadan bunu söyledi...Devamında tüm konuyu yüzeysel de olsa anlattı ...Bir hayli canı sıkkındı bunu anlamamak mümkün değildi...Aramızda en büyük olan arkadaşımızda her zaman ki gibi direk konuya ''benim ailemde , sevgilimde/eşimde böyle bir şey olmaz ..'' diye başladı.Arkadaşım olmasına rağmen benim tepem attı cümlenin başlangıç şekline.Neyse devamında sorular sordu sıkıntısı olan arkadaşa (kendince rahatlatmaya çalıştı onu) ve daha olumsuz örnekler gösterdi (sanırım haline şükretsin diye) sonrasında kendinden de örnekler sıkıştırdı araya ki kendinde olumsuz örnek veremeyecek kadar mükemmel bir profil çizdi...Ki bunları tamamen iyi niyetiyle yaptı(ğını düşünüyorum)

  Bende sessizce dinledim öncesinde ve sonunda dayanamadım (ki sıkıntısı olan arkadaşın da karşısındaki insanın konuşmasından pek hoşnut olmadığı izlenimi aldığım için olsa gerek) söze karıştım ve dedim ki:'' Herkesin sıkıntısı derdi kendine büyüktür.Belki karşındaki insanın yaşadıkları sana büyük gelmeye bilir ya da senin yaşadığın basit gördüğün şeyler karşındakine büyük gelebilir.Asla karşımızdaki insanı kendimizle ,kendi ailemizle/sevdiklerimizle ,iletişimlerimizle karşılaştırmamalıyız bu çok yanlış bi davranış.'' dedim.Bunu kırıcı olmadan ve dışlamadan dikkatlice yaptım sonuçta ikisi de arkadaşım ve kimsenin kırılmasını istemem...ama cümlelerin iyi niyet çerçevesinde olsa dahi başkasını rahatsız etmesine müsade edemeyecek gıcıklıkta bir yapım var , ikaz etmeden yapamıyorum.

 Biri bana sıkıntısını anlatıyorsa ben önce dinlerim sonrasında ya herkesin dertlerinin olduğunu hatta onun yaşadıklarını yaşayanlarında çok olduğunu, kendini üzmemesi yolunda bir sohbet ederim ya da onu anladığımı (ki anlamıyorsam anlıyor numarası da yapmam) ve yaşananların nedenleri hakkında ve neler yapılabileceği hakkında beraber ilerletebileceğimiz bir sohbet açmaya çalışırım...Hiç birini yapamıyorsam o an susar sadece rahatlamasını bekler belki başka zaman da konu üzerinde fikirlerimi söylerim...Ne kendimle kıyaslarım halini ne etrafımdakilerle kıyaslarım sıkıntılarını...Dediğim gibi herkesin derdi kendine büyük...

 Arkadaşınız ya da sizi dost gören biri sizinle sıkıntısını paylaşıyorsa çok dikkatli olmalısınız.Karşısında ki özellikle değer verdiğiniz biriyse...Paylaşıp rahatlamak da olabilir anlatma sebebi..Onun için olur olmaz şeylerle canını iyice sıkmamaya dikkat etmek gerekir...Yanına gidip ''aa ne saçma olur mu böyle şey'' demek ya da ''valla biz de hiç öyle şeyler olmadığı için tuhaf geliyo'' demek ya da ''onu üzen kişi hakkında atıp tutmak'' ya da ''onu yüceltip arkadaşınızı da yermek'' gibi şeyler yapmamalı '' diye düşünüyorum.Sıkıntısının tersine örnekler vermekte (daha iyilerle kıyaslamak gibi) karşınızdakinin canını daha da sıkabilir...Uygun bir dille uygun sohbeti yapmak çok önemli..

 Aramızda geçen bu sohbetten sonraki gün arkadaşıma dedim ki :''Lütfen bir sıkıntın olduğunda  benimle yalnız konuş, ki  ben seni her konuda anladığımı düşünüyorum.Arkadaşlar, aynı ortama yakın yerlerden gelmemişse seni anlamakta zorluk çekebilirler.Fakat seninle aynı şeyleri yaşayan insanlar seni hem anlar hem de yapabileceklerin konusunda yardımcı olabilirler.'' 

  Bunları söyleme nedenimi uzun uzadıya açıklamalı mıyım bilmiyorum ama beni anlamış olduğunuzu düşünerek size soruyorum.Hatalı mıydım yazdıklarımda/söylediklerimde?? Aklıma bir örnekte gelmiyor ki..Hım farz edin ki zenginken iflas etmiş birisiniz ve yeni yaşamınızda bulunduğunuz ortamda fakir insanlar da var..Onlar sizin ruh halinizi anlarlar mı!!! Sizi iflas etmiş başka birinden başka kim gerçekten anlayabilir...gibi...Onlar sizi teselli etmeye çalışır kendilerince (tüm iyi niyetleriyle doğru ya da yanlış örneklerle)...Örnek çok iyi olmadı ama ne demek istediğimi  anlatmama yardımcı olmuştur inşaAllah...

 Arkadaşlarımızın hepsi bizi her konuda anlayabilir mi?? Bence anlayamaz istese de yapamaz...Çünkü kendimize benzemeyen insanlarla da arkadaşlık yapıyoruz ve onların dünyaya bizim gözümüzle/gönlümüzle bakmasını bekleyemeyiz...Onun için tüm arkadaşlarımız tarafından da doğru anlaşılabileceğimize ben inanmıyorum..!


Yorumlar

Neslihan dedi ki…
Hatalı değilsin.. Çünkü ben de aynen senin gibi yapıyorum.. Arkadaşım anlattıktan sonra onu en azında rahatlatmaya çalışıyorum.. Sonra ona neler yapabiliceğini ve sonuçlarını göstermeye çalışıyorum..
Sıradan Bir Sazan dedi ki…
Bence son derece haklısın, öncelikle herkesin derdinin kendine büyük olduğu konusunda, sonrasında ise düşenin halinden düşen anlar mantığınla... İyi de etmişsin çünkü böyle zamanlarda, gerçekten ihtiyaç duyduğumuz sadece anlatmak ve söylediklerimizin duvara çarpıp geri gelmediğini bilmek, arkandayım :) Sevgiler...
ŞANSLI dedi ki…
Canım bende seni haklı buluyorum.Hasta olmayan hasta olanın halinden anlamadığı gibi...Ama insan insanın halinden anlaması için illaki hastamı olması gerekir...Her şeyde hayır vardır.İki arkadaşınada anlatımda bulunmuşsun.Diğeride eksiğini tamamlamıştır inşallah.
Sevgiler:)
mkp dedi ki…
evet,bence de haklısın.ama heryerde vardır,kendi hayatındaki herşeyin tam tıkırında olduğunu yansıtmaya çalışan insanlar.ki bi çok insan(hayatında ki herkese olmasada)zaman zaman yapar bunu.mesela karşındakine vakti zamanında bi gıcık olmuşluğun vardır.(he,ben yapar mıyım bunu?ben karşımdakinin derdine dertlenip,daha bi üzülürüm.dua ederim ve "dertsiz insan mı var"tarzında şeyler söylerim.eğer ona gıcıksam kelime oyunlarıyla ve malesef(bunu sevmiyorum aslında)kalabalık ortamlarda, onun söyleyecek bişey bulamamasını ve bozulmasını sağlıycak ortamlar meydana getiririm.
farkında olmadan,iyi niyetli olupta detlenen arkadaşını yanlış teselli eden kimse,nasıl bi ruh hali içinde onu kestiremiyorum ama.

dertleşeceğin insanı seçmek asıl mesele,dediğin gibi.herkesi dost bilmemek.iyisi de var arkadaşın,kötüsü de.dedeğin gibi o derdi yaşayanı da var,yaşamayanı da. anlayanı var anlamayanı da...
üryan dedi ki…
Yanmak ve yangını kartpostaldan seyretmek arasındaki fark kadar bir fark var anlatanla dinleyen arasında..

Kolu kırılan biri, sadece kırık ağrısını bilir ama bacak kırılınca nasıl ağrır bilemez, sadece tahmin yürütebilir..
hoş kolu kırılmış iki insan bile birbirini ne kadar anlayabilir ki; herkesin ağrı eşiği farklıdır..



o yüzden , anlaşılmaktan geçtim.. dediğin gibi, derdimi hafife almadan, ahkâm kesmeden, iyi niyetle dinlesinler yeter..
belh dedi ki…
işte sırf bu bahsettiğin arkadaşın gibi insanlar yüzünden, beni anlayamadıklarını düşündüğümden artık pek anlatmıyorum derdimi, sıkıntımı insanlara. Anlamıyorlar ki beni diyorum. Acı bir durum ama bu böyle.. İnsanlar kendi başlarına gelmeden maalesef anlayamıyor. Dediğin gibi herkesin sıkıntısı, onu taşıyabilme kapasitesi kendisine.. Of papuç of yarama bastın :(
pabuç dedi ki…
@Neslihan,
Ona sürekli kendinden olumlu örnekler verip canını sıkmıyorsun yani;) Ben olsam şöyle yapardım felan gibi ;) Arkadaşlık/dostluk önemli onun için mutluluk anında da sıkıntı anında da çok dikkatli olmak lazım...diye düşünüyorum ..

@Sıradan Bir Sazan,
hak vermene sevindim :)Düşenin halinden anlamaktan çok onun sıkıntısını önemseyip dikkatle dinlemek diyelim..Onun sıkıntısına ortam olmaktansa beraber bir çözüm yolu aramak...

@ŞANSLI,
İnşaAllah anlamıştır hatasını bilemiyorum..Sürekli aynı hatayı yaptığı için ikaz etmek zorunda kaldım..Belki de yaptığını hata olarak görmüyordur bilemiyorum , benim içimde kalmasında ;)

@mkp,
çok güzel açıklamışsın zaten..haklısın da..Ben insnaların kendilerini başkalarıyla kıyaslamasının bile saçma olduğunu düşünen biriyim ki başkasının sıkıntısından kendine pay çıkarıp kıyaslama yapılmasından iki kere rahatsızlık duyarım...Dertleşmek doğru yanlış bilmiyorum ama dertleşeceğin kişiyi seçmek önemli...Hem dinlenmek açısından hem de doğru yönlendirilme açısından...

@üryan,
bazen anlaşılmak deildir amaç sadece rahatlamaktır..Onun için dineyenin tavrı önemlidir yönlendirmesi önemlidir..Dinlemekte akıl ve erdem istiyor yani..Derdini hafife aldığı izlenimi aldığın insandan hemencecik uzaklaşacan :) Benim sıkıntımı hafife alan bei de hafife alır..Bense hafife alanın hafifliği kadar hafif olamam ,imkansız yani :)


@belh,
Ben de çok fazla sıkıntı paylaşan biri değilimdir ki paylaştıysam da sonradan acayip pişmanlık duyarım...Bazen hi anlatmamak çok daha iyi diye düşünürüm söze düşmemiş sıkıntı Allahla aranda sır kalıyor ama söze vurulunca hata üstüne hata...keşke anlatmasaydım dediğim çok olur (ki cidden çok anlatmadığım halde)

Ve evet kesinlikle herkesin derdi kendinde acı...hafife alınamaz hiç bir dert..
cecil dedi ki…
herkesin algılama biçimi ve yaklaşımı farklı oluyor.. düşünerek dinlemeli ve konuşulmu..
kıyaslara oldum olası karşıyımdır.. kıyaslamaya girersek daha iyilerini göz ardı edemeyiz. züğürt tesellisi olarak görüyorum kıyasları ben.haklı buluyorum seni.. kime neyi anlatacağımızı iyi bilmeliyiz ve kime ne söyleyeceğimizide. elbette art niyet yoktur ama biraz hassasiyet gerektirir dertleşmeler..herkesin iyisi ve kötüsü var kendi çerçevesinde.. sabırlı bile davranmışsın :) daha sert bir dille uyarırdım ben olsam :)))hani baktım devam ediyor napalım yani dimi..
mit dedi ki…
Hatalı değilsin elbette. Ama o kendinden örnek veren şahıs da hatalı değil. Daha doğrusu hatasının farkında değil. Bazıları öyledir, kendinden örnek vererek bir şeyleri açıklamaya çalışır. Kötü niyetli değildir aslında ama kendisini ifade şekli odur. Ben de sevmem o şekilde konuşma yapanları ama yapacak bir şey yok.

Arkadaşına söylediklerinde haklısın. Ama nasıl ki ona "Benimle yalnız konuş." dediysen diğer arkadaşına da hatasını "yalnızken" söylemen daha makbule geçer.

Sıkıntılarından tez zamanda kurtulması dileğimle. Sevgiler...
pabuç dedi ki…
@cecil,
güzel yorum teşekkürler..
Sert uyaramam çünkü o kişi de arkadaşım..Yaptığı hatayı anlamıştır inşallah diyorum ...

@mit,
kendinden örnek vermek bazen yapılabilir yardımcı olmak amaçlı..Ama bu ben mutluyum sen olamıyorsun tarzına çevrilmemeli..Benim başıma böyle işler gelmiyo sana geliyo şekline döndürülmemeli...Anlamışsındır beni..

Ben onu uygun bir dille uyardm yanlız söyledim de..umarım bir daha aynı şeyi yapmaz zira hiç hoş oluyor tarzı..

Amin...
adamın biri damdan düşmüş, her yanı yara bere, kırık içinde
komşuları geçmiş olsun ziyaretine gelmişler
adam anlatıyor kendince ağrılarını
komşuları demiş, "ah vah, çok iyi anlıyoruz seni"
adam demiş "hayııır, siz beni anlayamazsınız, bana damdan düşen birini getirin"

konuya uygun bir hikaye gibi geldi

insanların çoğu dinlemiyor zaten, sadece duyuyorlar ve karşı taraf sözünü bitirsin de kendi diyeceklerimi anlatayım derdindeler

aynı yapıya sahip biri olarak bence davranışınızda çok çok haklısınız
sevgiler...
pabuç dedi ki…
@Aynur,
harika tesbit ve mükemmel bir örnek...çok haklısın insanlar dinlemektense ne anlatacaklarını düşünüyorlar..vermiş olduğun örneği sevdim çok doğru :)
Sevgili pabuç, bence derdi olanın yükünü hafifletmek nasihat vererek olmuyor, nasihat veren arkadaşın ne yazık ki birazcık egomtrak bir tavır sergilemiş kendi hayatından övgüyle bahsederek hem bir yandan bak ben mükemmelim mesajı veriyor bir yandan da karşısındaki insanı rahatlatacağı yerde iyice sıkıntıya sokuyor bu durumda. Haklısın yani canım..
pabuç dedi ki…
@çileklisüt,
bilemiyorum niyetini..ben artık insnları anlayamıyorum..sadece iyi niyetle yaptığını düşünmek istiyorum..Dinlemek /anlamaya çalışmak zor şey dikkatli olmak lazım...Güzel yorumun için teşekkürler..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…