Ana içeriğe atla

Bir Milyon Kalem ''Çocuğuma Dokunma!'' Kampanyası



Merhaba değerli dostlar...
Siteniz bir milyon kalem yeni bir kampanyaya daha imza atıyor. Bu kez hedefimiz farklı. Bir milyon kalem  sitesi olarak son zamanlarda artış gösteren çocuk istismarı konusunda toplumsal duyarlılık oluşturmakla ilgili bir kampanya düzenlemek istiyoruz. 
Ülkemizde sayısı yüzbinleri aşan internet kullanıcısı var. Her kullanıcıda interneti sadece zaman geçirmek ya da zararlı uğraşlar için kullanmıyor. Doğru ve bilinçli kullanımla internet değişik coğrafyalardan pek çok kişiyi bir araya getirebiliyor, yararlı işlere imza atabiliyor. Tıpkı bizim gibi.

Bu yeni kampanyamızda blog yazarlarımızın üstteki bannerimizi sitelerine koyarak öncelikle blog yazılarında çocuk istismarını ele almalarını istiyoruz. Blog yazılarınızda ele alacağınız konular toplumsal duyarlılığı arttırıcı, istismar konularında yaşanmış veya gözlenmiş olaylara vurgu yapan yazılar olduğu gibi bu konudaki önerilerinizi de dile getirebilirsiniz.
İnancımız istismarın bulaşıcı bir hastalık olduğu ve savaşılması gerektiği. Bununla mücadele içinde eğitim elimizdeki tek ilaç. Bu uzun soluklu projede birlikte çalışabilmek umudundayız. Kampanyaya üyemiz olmayan herkesi de davet edebilir. Logomuzu sitelerinde yayınlamalarını rica edebilirsiniz.
  
Bu çalışmalar öncelikle bir e-kitapta toplanacak daha sonra sponsor bulunması durumunda kitap olarak basılıp, dağıtıma verilecek. Bizim sloganımız çocuk gülücüklerinde her zaman yerimizin olması. Her şey geleceğimiz ve onun teminatı çocuklarımız için. Lütfen onları korumak için birlikte hareket edelim.
  
Şimdi ilk olarak sizlerden bannerimizi blog sayfanıza koymanızı ve sonrasında blogunuzda ve 1mkda bu konuda bir yazı yazmanızı (çocuğuma dokunma etiketiyle etiketlemenizi) , çevrenizde bu konuya duyarlı kişilerle toplumsal bilinç düzeyinin yükseltilmesi yönünde çalışmalar yapmanızı ve bizlerle bunları paylaşmanızı bekliyoruz. Selam, saygı ve dostlukla..

1mk site yönetimi adına

Psk. Dr.                          Yazar   
A. Şebnem SOYSAL & Erkan BAL

Yorumlar

wmina dedi ki…
Kesinlikle ilgilenilmesi gereken bir konu tebrik ederim elimden geleni yapacağım banneri koyarak başlıyorum. iyi akşamlar
pabuç dedi ki…
Teşekkürederiz...sağolunuz..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…