Ana içeriğe atla

Sonuç Paragrafsız Yazı..!!

  Son zamanlarda okuduğum kitaplarda şunu öğrendim ,biz cidden aşkı da sevgiyi de bilmiyoruz...Bunların adı altında yaşadığımızı düşündüğümüz şeyin adını bilmiyorum..Bu iki kelimenin içini dolduran onlarca özellikten yoksunuz çünkü...Aklımdaki konu bu değil aslında sadece kendime yazılan bir not oldu bu...
  Bu aralar her şeyden bıkmış bir halim var..Bu durum beni rahatsız ediyor ,sürekli düşünüyorum bunun nedenlerini, niçinlerini..!! Geçici bi bahar çarpması diye geçiştirilecek bir şey değil...Nimet içersinde şımarmış bir kulun bunalımları hiç değil...Hayatın içinde oradan oraya savrulmuş ne istediğini bilmeyen birinin çıkmazları da değil...Temeline yalnızlık olan bir şey sanırım...Bunu çok düşündüm yalnız olan biri değilim etrafım sevdiklerimle ve sevenlerimle dolu (şükür) Güzel bir şarkı vardır şöyle der bir cümlesinde ''Sevgi anlaşmak değildir nedensiz de sevilir..'' evet çok doğru sevgi konusunda sıkıntım yok...Sevginin anlaşma olmadığı vurgusu!! Ben orada takılıyım işte...Anlaşabildiğim kişi !!! Sınırsız güvenebileceğiniz biri..!! Çok kişiye dost olan ama kendine dost bulamayan bir fakirim ben...Bu yapı meselesi sanırım...Ölsem de değişeceğini sanmıyorum...
  Hani kitaplar okursunuz ve içlerinde kaybolursunuz öyle güzeldir ki  anlatılanlar...Öyle doğru ve olması gerekendir ki yaşadığınız dünya da hiç rastlamazsınız böylesine..Okudukça daha fazla biriktirirsiniz içinizde güzellikleri..Her yeni bilgi de öğrenmede önünüze bir kapı açılır ve siz içeri dalarsınız...ama arkanıza baktığınızda ruhen ilerlemişsinizdir ama bulunduğunuz ortam hep aynı kalmaktadır..Kısır döngülerin içinde bir hayat denen keşmekeş...Gerçek denilen dünya ile ruhunuzun bulunduğu gerçeklik arasında uçurumlar oluşuyordur...
  Sevgi mesela...Öyle güzel anlatılıyordur ki kitaplar da (ki hepsi de doğrudur gerçektir ) siz onun o güzel büyüsüne kapılırsınız ,dolarsınız...Ama etrafınıza bir bakarsınız ki artık sizin öğrenip inandığınız sevgiden eser yoktur..Onun yerine ,menfaat, bencillik, yalan, riya , hafife almak, ön yargı ve kolay tüketilen sevgi vardır....O zaman düşündükçe ,okudukça ve öğrendikçe kaçmaya başlarsınız bu sevgiye ters şeylerden, kişilerden düşüncelerden ...aynı hızla içinize dönersiniz anlamaz kimse...ve sizi yadırgamaya da başlarlar çünkü içinize kapanmanızı anlayamadıkları için...
  Sonuç paragrafım yok...Herkes kafasına göre tamamlasın yazıyı..Saygılar...

Yorumlar

kainat ve insan birbirinin küçültülmüş numunesidir ve herşey döngüsel bir şekilde devam eder dünya bir mevlevi gibi dönüyor tabi insanın kaderi de insanlığın kaderi de aynı döngüde bir sıkıntı bozulma bir nebze şevk düzelme yaşanır yani günümüz bozuk ama daha önce den de bozzuktu düzeldi yine bozuldu yine düzelecek mevsimler geçecek sen çok güzel günler görecek aşka düşecek şevkle bakacaksın sonra döngü durulacak sonr sıkıntı sonra yine ferahlama
dost mevzusuna gelince bu eksiklik hiç bitmeyecek bu dünyada durdukça beklentini sıfıra indir insan Allahtan geldi O'na dönmeden huzura ermeyecek yüreği kkamil olmak ise çok zor nasip olur umarım
Profösör dedi ki…
Mukadderatın kodlarında hayır ve şer birbiri içine girmiştir. Bizim hayır bildiklerimizden şer, şer bildiklerimizden hayır doğabilir. Apaçık, gece ve gündüz gibi iyilik de de kötülük de bellidir. Bizim sadece dikkat edeceğimiz nokta şüpheli şeylerden kaçınmaktır.
mit dedi ki…
Kitaplarda ve filmlerde anlatılan sevgi gerçek mi? Ben öyle düşünmüyorum. Yıllardır Türk filmlerine, sayısız romana ve diziye konu olan o kusursuz aşk bence yok. Ya seversin ama sevilmezsin ya da sevilir ama sevmezsin.

İki kişinin büyük bir tutku ile aynı anda birbirlerine aşık olması diye bir şey yok. Önce bir taraf sefer, diğeri onu değerlemeye tabii tutar. Kafasına yatarsa veya aşık olan sevdiğini kandırabilirse ne ala...

Bence böyle...
mecruh dedi ki…
ilk çocuğumu bu gibi kitaplar üzeri yetiştirmeye ve hayatın güzeliklerini göstermeye çalıştım.

güzel görsün, güzeliklerle büyüsün diye..
rabbin varlığıyla zuhur ettiği insanoğlunu kırmamayı ve kırılmamayı öğrettim.. o da kırmıyor ve kırılmıyor.. çevreden gelen tüm hakaretlere rağmen siz yanlış yapıyorsunuz diyerek gülüp geçiyor. kırmayana ve kırılmayana ne denir? (..... )o deniyor ona da..yanlış yaptım dengeyi veremedim kendi de halen bulmak için çabalıyor.. kırmıyor ve kırılmıyor..

düşünün nasıl ilerler hayatta.. kırılıp kırmadan bir yaşamı sürdürmek, her insanın karı değilmiş.. bunu öğrendim.ardından gerektiğinde; kırılıp kırmak gibi bir yaşamı öğrenmemiz gerektiğini ve böyle bir yaşamı başarırsak, kırılıp kırmamak gibi bir yaşama adım atmamız gerektiğini öğretti hayat.. çocuğumla birlikte bana da.

"Öyle doğru ve olması gerekendir ki" keşke yaşamımızı doğru ve olması gereken bir şekilde devam ettire bilsek.. her şey öyle güzel olurdu ki..
pabuç dedi ki…
@bahar gelsin-HANDAN GÜLER ,
Allahtan geldik O'na dönmeden huzura eremeyecez ..doğru sanırım.. Onun için herşey bira eksik kalıyor bu dünyada...Mutluyken bile bunun geçeceğini bilmemiz ,sıkıntılıyken bile bunun altında bi hikmetin bulunduğunuz düşünmemiz...Zaten bu dünyanın geçiciliğini vurguluyor her yaşanılan...Sevgiler...Güzel yorumun için teşekkürler..!!


@Profösör ,
bunu zaman geçtikçe çok daha iyi anlıyoruz hayır bildiklerimizde şer , şer bildiklerimizde de hakkımızda hayırlar gizli olduğunu..Bize düşen sabretmek..


@mit ,
bilemiyorum filmler hakkında bişey diyemem ama yazılan yaılar ve şiirlerde anlatılan aşk /sevgi bence olması gereken ...ama iş uygulamaya gelince karışıyor işler..Tabiki herkesin sevgisi/aşkı kendine özeldir ama o eskilerde anlatılanların var olmaması bizim bazı şeylerde yanlış yaptığımızı gösteriyor...Birinin çıkıp sizin için dağları delmesini ekeyemezsiniz ama ortalıklarda gördüğüm kavuşma olduktan sonra şiddetli geçimsizlik olarak adı değişen aşkların/sevgilerinde doğru aşk/sevgi olduğuna inanmıyorum...Sevginin beslenmesi gerekir ve biz bunları gözardı ediyoruz...gibi geliyor bana...
Not: gördünmü anlaşamadığımız bi konu daha ;)

@mecruh ,
çok hoş bir yorum teşekkürler...Samimi yorumları okumak bazen yazıları okumaktan da güel oluyor...Son cümleniz öyle doğru ki ...


("Öyle doğru ve olması gerekendir ki" keşke yaşamımızı doğru ve olması gereken bir şekilde devam ettire bilsek.. her şey öyle güzel olurdu ki..)

Öğrendiklerimizle hayatın içindekiler çatışında sizinde doğrularınızla yaşamanız bi o kadar zor olmaya başlıyor..Eğer bu yolda inatsanız ne mutlu size...
cecil dedi ki…
anlam ararken anlamsızlaşmak ..
işin içinden çıkılmıyor bazen..
sevgiler çeşit çeşit insanlar gibi tıpkı..
kendimle kalmayı seviyorum ben
Antipatik Yazar dedi ki…
Güzel bir yazı olmuş papuç. ;)
pabuç dedi ki…
@cecil ,
''anlam ararken anlamsızlaşmak..''dan
çok anlam ararken anlam yitirmişlerle kalmak acı...

Kendimle kalmayı seviyorum ama çok değil ;)
pabuç dedi ki…
@Antipatik Yazar ,
yazı kargacık burgacık olmuş gibi geldi bana ama teşekkürler ''Güzel'' dediğin için:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…