Ana içeriğe atla

MeCBuR!!!


İyi biriyim ,kimseye ispatlamak zorunda değilim,
Sevgi doluyum ama herkesi sevmek zorunda değilim,
Bilmediklerim çok ,herkesin bildiklerini bilmekle yükümlü değilim,
Konuşmayı seviyorum ama herkesle sohbet etmek zorunda değilim,
Hesap vereceğim güne kadar hatalarımla ilgili özürden öte kimseye hesap vermek istemiyorum.
Kendimle barışığım ama kendime laf söyletmek istemiyorum,
Eleştiriye açığım ama değer vermediklerimin eleştirilerini dikkate almak zorunda değilim.Uyumlu giyinmek zorunda bile değilim...Çatalı sol elime alıp bıçağı sağ elime almak zorunda hiç değilim...Bana uydurma ve saçma gelen hiç bir kuralı uygulamak zorunda değilim..Birileri istiyor diye doğrularımı içimde saklamak zorunda hiç değilim.
Yalan söylediğini anladığım birine inanıyormuş gibi davranmak zorunda da değilim.
Hiçkimse değil zaten ,bana özgü seçimler değil bunlar..Kimse bizi sevmek zorunda değil, bizim düşüncelerimizi paylaşmak zorunda değil, bizimle zaman geçirmek zoruna değil, bizim isteklerimizi yerine getirmek zorunda değil,bizim gibi giyinip bizim gibi gezmek zorunda da değil, bizim okuduklarımızı okuyup bizimle aynı partiye oy atmak zorunda da değil...Aynı dine mensup olmak zorunda da değil aynı şarkıları dinleyip aynı içecekleri yudumlamak zorunda da değil...
Bir tek şey de zorunluluğum var SAYGILI olmak..Savunmanız gereken doğrunuz varsa bunu uygun dille yaparsınız...Onun dışında asla saygısızlık yapamazsınız kimseye ;dininden ,dilinden, mezhebinden ,işinden ,yaşam ,tarzından, yediğinden, içtiğinden ,düşüncesinden dolayı...Benimsemiyorsanız ya susarsınız ya da mekanı terkedersiniz asla saldırıya geçmezsiniz...
Baze sinirden ağlayacak olsanız bile ya terkedersiniz ortamı ya da sessizce dinler sakince savunmanızı yaparsınız...!!
Not:Mesela ben şu an yazıya uygun resim koymak zorunda değilim ,onun için önce gülümseyin sonra okuyun diye bu resmi seçtim;)



Yorumlar

üryan dedi ki…
Bir tek şey de zorunluluğum var "SAYGILI olmak..Savunmanız gereken doğrunuz varsa bunu uygun dille yaparsınız...Onun dışında asla saygısızlık yapamazsınız kimseye ;dininden ,dilinden, mezhebinden ,işinden ,yaşam ,tarzından, yediğinden, içtiğinden ,düşüncesinden dolayı...Benimsemiyorsanız ya susarsınız ya da mekanı terkedersiniz asla saldırıya geçmezsiniz..."

emin misin sevgili papuç;

ortalık ene-l hakk olmayı kavrayamamış (haşa)kendini Onun yerine koyabilecek kadar edepsiz insanlarla doluyken mi?

seni , yargılayıp, cehenneme koyanların olduğu, Allahın bile belki de ben bu kadar melek yaratmamıştım dediği bu çağda; sen saygı diyorsun demek..

hep derim; senin hayal gücüne bayılıyorum..
pabuç dedi ki…
Seni yargılayıp cehenneme koyanların olduğu dünya da karşına geçip Senin Peygamberinle alay eden insalar da oluyor...Ben hayata başkalarının davranışlarına göre bakmıyorum ki...Ona bakarsan Peygamberi alay edenlerin sonradan iman edip 5 vakit namaz kıldıklarını da biliyorum..Kötüler tezatlıklar olacak ama biz kimi örnek aldığımıza dikkat edecez...
Ya varsın bizi cehennemlik ilan ettsinler onlara mı verilmiş Cennetn Cehennemin anahtarı ki ciddiye alayım onları :)

Hayal gücüm iyidir ama doğruları yazmama engel değil bu :)
Antipatik Yazar dedi ki…
Haklısın papuç ;)
ramazan dedi ki…
Biz ,kendimiz olalım yeter. Herkes kendine baksın. Her işe maydonoz olanlara da fazla değer vermemeli.
Güzeldi.
Sevgiler.
mit dedi ki…
Aslında zorunlu olduğumuz başka şeyler de var. Saygılı olmak bunlardan sadece biri... Mesela yerine getirmemiz gereken ama hep itina ile ertelediğimiz "asıl vazifelerimiz" var... Bunları yerine doğru şekilde getirebiliyorsak zaten iyiyizdir demek. En azından O'nun nazarında... Önemli olan da bu değil mi zaten?

Sevgiler...
pabuç dedi ki…
@Antipatik Yazar ,
teşekkürler Çaki ;)
pabuç dedi ki…
@ramazan hocam,
Zaten herkes kendiyle ilgilense (iyi kötü doğru yanlış yapmaları konusunda) başkalarıyla ilgilenecek zaman bulamaz diye düşünüyorum<<SEvgi ve saygı bizden de size efendim...
pabuç dedi ki…
@mit,
kesinlikle haklısın...Ona karşı vazifelerimizi yerine getirdiğimiz an zaten hiç bir sorun kalmayacak...Ama kendi kusurlarını görmeyen ama tam tersi sürekli başkalarıyla ilgilenen öyle çok insna var ki..Sanırım televole kültürü işimize geldi de sindirdik bu çirkinlikleri içimize..Kusur bulmaktan kusurlarımızı göremez olduk ..
Evet önemli olan O'nun nazarında iyi olabilmemiz..Güzel(ki hatırlatma açısından hoş) yorumun için teşekkürler güzel yürek..
Yol ve Yolcu dedi ki…
Özü itibari ile doğru önermeler bunar. "Şahsiyet" sahibi her insanın bu şekilde düşünme hakkı var. Amma ve lakin düşüncelerin sunuluş biçimi biraz kekre. Öz bize ait ama kab yabancı. "Birey"i ön plana çıkaranlar da bu kabı kullanıyor. Dikkat etmek lazım. "zorunda değilim" dir ama bunu ifade tarzımız böyle olmamalı diye düşünüyorum. İnşaalah ne demek istediğimi aktarabilmişimdir.
Saygılarımla...
pabuç dedi ki…
@Yol ve Yolcu,
yorum ve uyarı için teşekkürler..
SÖZÜN ÖZÜ dedi ki…
Guzeldı arkadasım!
haklısın yerden ,zırveye kadar
Insan ıstemedıgı seylerı zorakı yapmamalı, yapıyorsa zaten özsaygısını kaybetmek uzeredır!

SEvgıler
pabuç dedi ki…
@SÖZÜN ÖZÜ,
senin de hak verenlerin çok olsun :))

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…