16 Nisan 2010 Cuma

E-5 Yolu Üzerinde ,Bir Köy Var Uzakta...!

Memleketimin en tepe noktası ;)
  Bir topluluk düşünün ki 4 yaşında espri yapmaya başlıyor ve bu anca 65 yaşında durulmaya başlıyor (durulmaya başlıyor diyorum durmuyor ) 4 yaşında ayağındaki pijamasıyla konuşan veletden 60 yaşında hala çocuk kalabilen beyefendiye kadar bir sürü fıkravari insanı barındıran bi topluluk...

 5 dakika yanında durduğu insanın bire bir taklitini yapabilenler mi istersiniz ,konuştuğu her söz fıkra olabilecek yengeler mi...Susturamadığınız 14 yaşında veletler ve susturamadığınız 95 yaşında nine...Aslında ara sıra sussa da genelde konuşan bi topluluk öyle ki sesinizi duyurabilmek için sesinizi en son noktasına kadar yükseltmenizin gerektiği topluluk..

 Esprinin en alasının yapıldığı bir toplulukta hayatınızı geçirmişseniz başka insanların size espri diye sunduğu şeylere gülemeyebiliyorsunuz...Böyle de sorunlarla karşılaşabiliyorsunuz...Bir topluluk ki fıkra anlatarak gülme faslını yıllar önce kapatmış, artık kendi fıkralarını kendileri yazıyorlar ...Görüşmedikleri zaman içinde neler yaptıklarını anlatarak eğlenen topluluk...Eski anılarını hatırlayıp eğlenebilen bir topluluk...Üstelik bunları en küçük kuzen(ki yaşça küçük olup cüssece herkesi sollayabilecek birinden bahsediyorum) dinlemek içinde can atıyorlar...En sessiz ferdin bile ,durduk yerde bir laf edip ortamdakileri kahkahaya boğabilecek potansiyele sahip olduğu topluluk...Ya da bir araya gelindiğinde ev sahibi tarafından ''hayt hayt hadi çıkın buradan kafamız şişti..''laflarına bile aldırış etmeyince ev sahibinin evini terkettiği bir yer...Komşunuzun, bahçesindeki meyve ağaçlarını çocuklardan korumak için bahçesine kurt köpekleri aldığı bir ortam..

 Bir kişilik hamakta 4 kişi oturulan bir ortam...Çocuk salıncaklarında askerliğini bitirmiş minik(!) veletlerin sallandığı bir ortam...Yeşil eriklerin olgunlaşmasının dünya gözüyle görülebilmesi için aynı bahçe içinde 10 tane daha erik ağacının dikildiği bir ortam...Yaz mevsiminde her saat başı farklı meyve ağacında toplanıp rızıklanmanın mümkün olduğu bir ortam...

 Türkiyenin farklı yanlarına dağılmış fertlerin aynı yerde toplanabilme şansının olduğu yegane yer köy...İlk karşılaşmada bir curcunanın koptuğu , gelecek olanların bahçe kapısında beklendiği ve çayın ocaktan 10 dakika bile indirilemediği bir yer...köy.. Tabu oynarken bile dışarıdan görenlerin ''Bunlar kavga mı ediyor ..'' diyebilecekleri derecede bir gürültü...Özellikle kazara birinin ağzından ''Hadi mangal yapalım '' cümlesinin çıktığını andan itibaren topluluğun hali...Her kafadan bir ses ; şunu mu alsak bunu mu alsak ,şunu alırsak pahalıya gelir şunu alsak ''yok olmaz bıktık onu yemekten '' şunu mu içsek bunu mu içsek....'' Bu konuda anlaşıldıktan sonra asıl komedi başlıyor.Gençlerden bir kaç kişi kasaba gidip 7 kilo şundan  5 kilo şundan ..bir de bundan bir de ondan...muhabbeti ve kasabın gençlere bakışı :))) Sonrasında fırından ekmek alma faslı , aman Allahım''' Ver şuradan bir kasa ekmek :))

 Kısa ve öz ''Ben köyümü özledim, bizim delileri özledim, erikler olmaya başlamış bu sene de yiyemeyecem diye korkuyorum telaşı sardı...'' Hoş köyün kendi asimile olup şehre benzedi , sadece adı köy kaldı ya neyse :) Özledim burnumda tütüyor köyümün toprak kokusu!! Böyle  cümleler yazınca kendimi yarı açık hapishane de kalıyor gibi hissettim cıks cıks kendime kızdım şimdi...

  Not:Eğer karadenizliyseniz bir de lazca biliyorsanız her gün gülecek şey buluyorsunuz emin olun...Hele bir de yaşlılar varsa yakınlarınız da ohh süperrrr:)







9 yorum:

Anlayamazsin dedi ki...

selamun aleykum:)

deliler dedinde acaba sizin koy bakirkoy mu?:))

oyle bir yerde yasamayi bende isterdim.saka yaptigimda,icinde art niyetin aranmayacagi bir koy halki:))

firinci emmi ver hele surdan bir kasa ekmek:))turkiyedeki ekmekleride bir ozledimki sorma:)hele o somunlari:)ucunu eve gelene kadar bitirdigim somunlar:))sicacik arasina tereyagini surup ,cayla mideye asirdigim somunlar:))

papuc zati 8inci yaz olacak turkiyeyi gormeyeli,dusurme simdi aklima guzel anilari:)))

insALLAH gene gidersin,komsunun bahcesinden asirdigin eriklerden,elmalardan banada ver:)en azindan resmini bloga ekleki bende doya doya seyredeyim.:))

ALLAHA emanetsin.

pabuç dedi ki...

@Anlayamazsin,
yok canım Bakırköy değil bizimkiler söz de deli gerçekten deli değil..Evt yanlarında rahatça konuşabileceğin yanlış anlaşılmaların olmadığı bir ortam, yanlış anlaşılsan da yüzüne söylerler zaten :) Zaten biribirlerini ara sıra görebilenlerin toplandığı yer ki gülmekten yemekten ve gezmekten oturmaya fırsat bile olmuyo..Aslında tam senlik bi yer dersem anlarsın ;) Sevgiler ,inş sen de memlekete gelirsin çok uzun süre olmuş gelmeyelin üzüldüm...

mit dedi ki...

"Allah Allah, neresiymiş ki burası? Olsa olsa Karadeniz tarafındadır herhalde." diye düşünüyordum ki yazının sonuna geldiğimde haklı olduğumu gördüm. Hendek Belediyesi yazıyor sanırım orada. Eh, en kısa zamanda gider hasretini giderirsin inşallah.

pabuç dedi ki...

Bak okumuşsun neresi olduğu ,güzel insan...Karadenizde değil ama çok yakın çok çok ;)

pabuç dedi ki...

Yorumunun yayınlanmamasını isteyen zat :) Ben Hendekliyim oraları onun için biliyorum :)

pabuç dedi ki...

SAnırım sen orada yaşıyorsun ;) Ben başka bir şehirdeyim şu an...Ama tatillerde gideceğim tek yer orası (Hndk)

burcu dedi ki...

karadenizli olmak cidden bi ayrıcalık:))neşe,kahkaha,curcuna hiçç eksik olmaz..

canım sıkıldığı zaman köye gidip bi kendime geliyorum..eski bi taş evimiz var..şömineyi yakıyoruz etrfaında toplanıp sohbet etmeyi hiç bişeye değişmem heralde:)ağaçlara tırmanmaya çalışmak(çalışmak diyorum çünkü genel de yarı da kalıyorum:) meyveler toplamak:)ektiklerimizi toplamak..

köyüm olduğu için çok şanslıyım:)

pabuç dedi ki...

@burcu,
çoooooooook haklısın ,bizde de depremden önce dedemin eski evinde şömine vardı çıtır çıtır yanan fındık dallarının sesi:) Köyde büyümek cidden bi ayrıcalık ben de seviyorum köyüü çünkü tüm sevdiklerim orda toplanıyor :)
Sevgiler canım..

Antipatik Yazar dedi ki...

:D

Ya Rabbim Şükür, 28 Kasım !

Nasıl başlasam da kendimi ifade edebilsem diye geçirdim içimden ...Sonra hatırladım ben sadece içimdeki sese göre davranan biriyim niye ne...