Ana içeriğe atla

Kararlı ama Karışık Duygular!

 Bu sıralar blog yazılarımı geçiştiriyorum (tamamen bilinçli) onun içindir ki yazmamak için sadece aklımdaki cümleleri dağınıkta olsa (yazıyomuş gibi olsun diye) harf sırasına göre serpiştiriyorum bloğuma...Reel hayatımda aynen böyle bu aralar..dostlarım aramamamdan şikayet ediyor bense hayattan bir garip sıkılmamdan...Herşeyden sıkılmışım ne iştir anlamıyorum...Bir insan kıştan bu kadar mı nefret eder bilemiyorum ki...Kışın kimlik değiştiriyorum, yaptığım tek şey kış ayları bitsin diye gün saymak oluyor...Sabret şu kadar ay kaldı sabret şu kadar gün kaldı , sık dişini güneşli günler yakındır...v.b. Sanırım kışın doğmamdan kaynaklanan bi travma;) Bilemiyorum bildiğim bi şey varsa o da kışı sevmiyorum....(bi yandan da korkuyorum aceba bir kış günü mü ölecem Allah korusun !)
 Enteresan bi yapım var ,moralim bozukken ufacık bi sebep bulup hiç sıkılmamış gibi olabiliyorum bi an...Canımı sıkan her neyse unutuyorum sanki hiç yaşanmamış gibi..Ki benim iç çatışmalarımı dışardan birinin anlaması da zordur (eğer birikmiş halde gelip başımın etini yemiyorsa sıkıntı yaptığım durumlar)Bu halimi seviyorum aslında...İnsanlar tarafından sürekli bunalım halinde kararsız bir insan olarak algılanmak hoşuma gitmez...Hayat zaten olabildiğince çekilmez  bir de bunların yanında ben çekilmezlik katmak istemem insanlara...

 Bir de kararlı halimi severim (kararlı olmak sabit fikirli olmak adına değil) Örneğin alış verişe çıkacağım zaman ne alacaklarım ve ne tarz bişey alacağım aklımda şekillidir...Sürekli dolaşmaktansa girdiğim yerlerde aklımdaki tarza yakın bişeyler olup olmadığını sorarım böylelikle satıcılarında boş konuşmalarını çekmek zorunda kalmam onlarda sırf satış yapmak amacıyla bir sürü ürünü tezgaha dökmek zorunda kalmazlar...Hım bir de kararsızlarla alış verişe çıkmaktan nefret ederimmmm....İnsanın olmayan sinirlerini zıplatırlar tansiyon hastası ederler insanı ıyy...Şunu mu alsam bunu mu alsam...Söylersin ''şunu al'' bu sefer der ki ''ayy aceba bunu mu ''alsam...içinden ''ikisinide al kafana çal '' dersiniz de sırf kibarlıktan ''hangisine için ısındıysa onu al'' dersiniz...Tüm gezi boyunca ''Ya Sabır '' çekmenizde yanınızakar kalır...
 Sanırım geçen gün en sevdiğim arkadaşımın azcık canını sıktım...Bir kaç eşya beğenmemiz lazım bakıyoruz arkadaş öyle şeyler gösteriyor ki ben kaşlarımı küçük Emrah gibi yaparak bakıyorum gösterdiği eşyalara...Bu durum her girdiğimiz mağaza da böyle oldu ve sonunda dedim ki:''Ö.... seninle ne zamandır görüşmüyoruz senin zevklerine bi haller olmuş tanıyamıyorum seni :P'' Güzel arkadaşım ''neden öyle diyon yaaa'' ile geçiştirdi beni :)) Birbirimizi çok seviyoruz ama fazla bi zevklerimiz uymuyor napalım :) Ne yapsın o deli değil ki gayet doğal beğenileri var ;) O da alışmıştır benim tüm düşüncemi hönk diye söylememe...Beni hala seviyorsa alışmış demektir :)

  Neyse (ki nefret ettiğim bi kelimedir ''neyse '')yazımı sonlandırma zamanı geldi..SEvgi ve huzur yakanızdan hiç düşmesin iyi olma yolunda ilerleyen dostlar..

 Not: Resmi gönderen kişiye teşekkür...

Yorumlar

Ness dedi ki…
Aynı ben aynı aynı :p

pabuuuuuç canımdan bezdim ben bu kış dolayısıyle.. Kız bu yazıda ağlanırmı gözlerim doldu böhüüüü :/

şu kararsızlara gelince bir kaşık suda boğasım var :) oha abarttım ama evet gıcık oluom bende. Hele hele saatlerce alışveriş merkezi dolaşanları hiç anlamıom :)

Eh neyse :p uzun yorum oldu ama valla ilk okuduğumda gözlerim doldu şimdi daha iyiyim :)
Urfa Tutkunu dedi ki…
Blogcular birbirlerini mimleyip "kendini tanıt" diyorlar. Biz de seni alfabeyle tanıyoruz sevgili papuç :) Okumak çok keyifli gerçekten.
papuç dedi ki…
@Ness,
ağlayın diye yazmamıştım ama bu br itiraftır ben de bazen okuduğum yazılarda gözyaşlarımı tutamam...Gözyaşı bizim özgürce kullandığımız çok güzel bir nimet...Güzeldir ağlamak...tıpkı gülmek gibi...

Bir keresinde ismi lazım değil biriyle alışverişe gitmiştim tam bir saat 2 kazak konusunda kararsız kalmıştı onu mu alsam bunu mu alsam diye(ki öyledi işyeri sahibi bizi kovacak diye korktum yeminle) neyse aldı bi tanesini...(ki almasa ben cinnet geçirecektim) ve inanırmısın ertesi gün benden habersiz gidip değiştirmişti o kazağı :)))Dedimki sakın kazara bile sakın alışverişe giderken beni çağırma hayatta gelmem seninle :))

Bizden uzak olsun böyleleri..

Not : Al işte uzun yorum ben buna derim :)SEvgilerle ...Rabbim her daim güldürsün seni...
papuç dedi ki…
@Urfa Tutkusu,
yorumları farklı yazılara bırakmışsın :) ama olsun ziyanı yok her iki yorumun içinde çok teşekkürederim...Sağol varol inşaallah..
iç ses... dedi ki…
arada ufak farklar olsada sen beni anlatmışsın hee.
ben itiraf ediyorum kışın çok kez travma geçirdim soba maşası ve kömür küreği ile :( bide bizim ev kuytudaydı kış normalde 7-8 ay ise bizim evde 9-10 ay sürerdi biz mahsun kırmızıgül gibi güneşi göremeden yaz biterdi :)
o zamanlar hep güneşli bir evimiz olsun diye dua ederdim şimdiki evimdede güneşten midem bulanıyor artık.bana ortası haram galiba.
yazı güzeldi bu arada hüzünle ve zevkle okudum.
ramazan dedi ki…
"sevgi varlığın temelidir"
yüreğini sevgiye aç,sıkıntılardan kurtulursun.
papuç dedi ki…
@iç ses...demekki birbirimize yakın kişilikleriz bu ne hoş :)...Güneş giren eve doktor girmez derlermiş atalarımız (anlamakta zorlandığım atasözlerinden biridir :P)

Yorum için tşk ederim..Yinede güneş iyidir ya insana yaşama enerjisi veriyor..Soğuktan çok daha iyidir (bence tabiii) sevgiler...
papuç dedi ki…
@ramazan hocam,
sevgi dolu biriyimdir emin olun..ama hayat bazen sebepsiz de insanı kendinden uzaklaştırıyor sanırım..o zaman daha bi içinize dönmeye sorgulamalara başlıyorsunuz...

Size katııyorum 'sevgi varlığın temelidir '' elinize sağlık...teşekkürler..
sekeral dedi ki…
kışa laf söyletmem arkadaş.. beğenmiyosan git sıcak diyarlara : ))
neymiş, kışmış da ondan canı sıkılmışmış!! ayıp oluyo ama...

latife canım üstte dile getirdiklerim, takılayım da ortamdaki gergin havayı dağıtayım dedim ama olmadı galiba.. neyse artık..
papuç dedi ki…
@sekeral,
ilk dikkatimi çeken şey yorumdaki tarih oldu neredesin ki sen zamanı bizden önde yaşıyorsun :) Gelecekten seslenen insan sekerel :P greenwich sonrası insan :P Geleckte neler olacak söylesene sekeral ;)

hım tamam gergin havayı dağıttın mutlu ol ;) Selam sana geleceğin insanı ;)
ruhumunheykeli dedi ki…
Ben kışı çok severim ya, hele sisli,puslu havalara bayılırım. Anlayacağın kışı yaza tercih ederim :)) Bence senin durumunun kışla alakası yok, insana bazen böyle şeyler olur. Zamanla geçer... Kararsızları ben de sevmiyorum ama gel gör ki ben de çok kararsız biriyim. O yüzden çok sık alışverişe gitmem, illa yumurta kapıya gelecek anca o zaman giderim.
papuç dedi ki…
@ruhumunheykeli,
kışı sevebilrsin ama benim önyargım var kışa karşı ;) Beni güneşin o güzelliğinden mahrum ediyor 6 ay ...Bide ekolojik dengenin bozulmasındanmıdır nedir daha bi uzun geçmeye başladı kışlar ya hu..ooff offfff!

Hımm alış veriş konusunda da senden bi ricam var lütfen zor biriysen yanına kimseyi alma giderken ;) Oynama kimsenin ruh haliyle :)) (şakaaa )
mit dedi ki…
Yay burcu bu kız yay :) Koyusundan hemde...
papuç dedi ki…
hahahah evet malesef öyleyimm..Benim gibi yay düşman başına ;)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…