Ana içeriğe atla

Hangimiz Daha AŞığız


AŞK ÜZERİNE GÜZEL BİR HİKAYE(MECNUN İLE DERVİŞ)

Dervişin biri tekkenin bahçesinde namaz kılıyormuş. Namazda otururken Mecnun hızla önünden geçmiş. Bir müddet sonra derviş Mecnun ile karşılaşmış.Derviş Mecnun’a sitem ile söylenmiş:
''Seninle tanışırız, dostuz. Ben namazda iken tam önümden geçtin beni nasıl görmedin?''
Mecnun cevap vermiş:
''Sen dervişsin Allah’a aşıksın.Sonsuz olana bağlanmşsın.İçindeki aşk ona ait.Ben ise Leyla’ya aşığım.Beşer olana geçici olana aşığım.Ben fani olan bu dünyada beşer olan ölümü olan Leyla’ya o kadar aşığım ki onu ararken gözlerim hiç kimseyi namaza oturmuş bir dervişi bile görmez.Peki sen nasıl olurda Allah’a aşıkken ve ona ibadetle onunla konuşurken benim önünden geçtiğimi gördün?Söyle bakalım hangimiz daha aşığız.''

Alıntıdır da nerden olduğunu hatırlamıyorum :)

Yorumlar

ruhumunheykeli dedi ki…
Belki de derviş daha gerçek aşka ulaşamamıştır, mecnun nereden biliyormuş dervişin Allah'a aşık olduğunu... Herkesi kendi gibi sanıyor, mecnundur ne dese yeridir, takmamak lazım :))
Quaresma7 dedi ki…
Namazda ayağından çıkarılan oku hissetmeyen Hz. Ali'ye selam olsun. Allah ondan razı olsun.
đerkenαя dedi ki…
Emeğine sağlık papuç, güzeldi.. Bu zamanda mecnun olmak zor, bizler anca dervişiz deyip kendimizimi kandırıyoruz acaba..
Sevgiyle kal..
papuç dedi ki…
@ruhumunheykeli , Allah seni güldürsün emin :)
papuç dedi ki…
@Quaresma7 amin...çok güzel yazmışsın helal
papuç dedi ki…
@derkenar,bizden olsa olsa berduş olur :P kendi adıma diyeyim :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…