6 Ocak 2010 Çarşamba

Derviş Hikayesi


Dergahın kapısı hikmeti arayan herkese açıktı. Dergaha hakikatin peşine düşen herkes kabul ediliyordu. Dergaha geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti.
Bir gün dergahın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Bu kapıda sessizce ve sezgiyle buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak. veya zil yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki mürid, kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı. Gelen yabancı. dergaha girfcmek, fikir halkasına dahil olmak, burada kalmak istiyordu. Kapıyı açan mürid bir ara kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla geri döndü ve bu kabı yabancıya uzattı. Mürid elindeki dolu su kabıyla şunu demek istiyordu:
"Dergahımız yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doludur."
Bu durum karşısında yabancı dergah bahçesindeki güllerin yanına gitti, güllerden bir gül yaprağını alarak kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su bir damla dahi taşmamıştı. Bu durumu gören mürid saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Hal dili ile şöyle denilmişti:
"Dergahta suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı"

Alıntıdır 

13 yorum :

mit dedi ki...

Yazık bize... Sayfalarca yazı yazıyoruz ama bir türlü istediğimizi tam olarak anlatamıyoruz :)

Harika bir alıntı, keşke nereden olduğunu da yazsaydın. Teşekkürler.

bozbek dedi ki...

Harikaa

papuç dedi ki...

tek cümleyle istediklerini derinlemesine anlatabilmek güzel bişey olurdu...

papuç dedi ki...

ARKADAŞLAR İÇERİĞİNDE ARGO YA DA KÜFÜR OLAN YORUMLAR YAPMAYINIZ ZİRA YAYINLANMAYACAKTIR İLGİLİLERE DUYRULUR...SAYGILAR...

murat dedi ki...

papuç sen ne ince hikayeler bulup bloğuna ekliyorsun. güzel bir hikaye...

Anlayamazsin dedi ki...

Cok seviyorum boyle hikayeleri ve kissadan hisseleri.Bir ara cok okuyordum.Sanada bir iki tavsiye edeyim blogunda yoksa ekleyebilirsin.

BIR BILSELER SACLARIMI NEDEN KESTIRMEDIGIMI VE SAHIPSIZ KALAN DIPLOMA.bir tane daha vardi aklima gelmedi ama ben bu ikisini her okudugumda gozlerim dolmustur.okumadiysan mutlaka oku ve inan memnun kalacaksin.:))

konuyu ben tasirdim biliyorum:)emegine saglik.tesekkurler

papuç dedi ki...

@murat, sanırım teşekkür etmem gerekiyor..Sağol varol...gerçekten dikkat edilmesi gereken konuşarda hikayeler bulmaya çalışıyorum sadece...

papuç dedi ki...

@Anlayamazsın,bak sen dedin diy bloğa dua da ekledim Dursun Ali ERzincanlı'dan :) şarkıları sevmiyorsun diye... diğer yorumun içinde bırak çiçekleri yolsun çocuklar helal olsun onlara çiçekler..Papuç tezeleri gurbann olsun onları Yaratana :)

Anlayamazsin dedi ki...

onlarda papuc teeezesini yaradana kurban olurlar:))

tavsiye ettigim kissadan hisseleri oku olurmu,memnun kalacagina yuregimle inaniyorum:) cenem acildi gene:)D

busra dedi ki...

cok guzeldi.

papuç dedi ki...

@Anlayamazsin , ağlattın beni delüüü..okudum hikayeyi..

ruhumunheykeli dedi ki...

O yabancının ellerinden öpmek o lazım, ben o kapıda olsaydım ve mürid su dolu kapla gelseydi, suyu içer boş kabı geri uzatırdım. Kesin mürid dumur olurdu, artık ömrü boyunca ne demek istediğimi anlamaya çalışırdı :)) Her ikisi de arif insanmış, vesselam...

papuç dedi ki...

@ruhumunheykeli, Allah iyiliğini versin tebessüm için teşekkür..

 

''Pabuç'un Düşünce Dünyası'' Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger