Ana içeriğe atla

Bülent Akyürek'den alıntı..


''Geçen gün, şair Sıtkı Caney ile belediye otobüsüne bindik eve dönüyoruz. Her zaman ki gibi yoksulluktan ,fukaralıktan ,borçlardan konuşup koltuklarımızda pineklemeye başladık. İşte tam o sırada tepemizdeki gencin sesini işittik:
 -Fazla otobüs kartınız var mı abi?
 Yorgunluktan mayışmış gözkapaklarımı aralayıp ''Kimmiş?'' diye bir bakayım dedim. Aman Allah'ım! Başucumuzda fazla otobüs kartı isteyen ''Süperman'' tişörtü giymiş bir genç vardı. ''Sen ,Süperman'sin abi,Sana bilet mi sordular?'' dedim. Oğlan hafifçe sırıttı. Şoförün tam arkasındaydık, onun duyacağı bir sesle ''Ne cüret, sana bilet mi soruyorlar?'' diye haykırdım. Sıtkı Caney:'' Bak hele süper kahramanlar bile zor durumda, gene bizim halimize şükür.'' diyordu muzipçe. Şoför , bir iki dakika sonra gülerek şöyle dedi:
 -Yav bunların normali yok ki,hepsi Süperman hepsi Örümcekadam hangi birini idare edelim biz de şaşırdık!
 Keloğlan yok, Tipitip yok hepsi Süperman ,Örümcek Adam ama ne biletleri var ne de kontörleri. Bu şapşal çağı nasıl atlatacağız bilmiyorum ama benim sabrım kalmadı,şimdilik mizah ediyorum, inşaallah bir gün psikopata bağlayıp odunla kovalamam onları...''

 Bu yazı son okuduğum kitaptan( Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır- Bülent  Akyürek)alıntıdır..Farklı konulara çok farklı şekilde yorumlar getirmiş yazar...Çoğu tebessümle okuyorsunuz kitabı...Bundan önceki kitaplarından(İçinizdeki Öküze Oha deyin ) farklı olarak bir hayli sansürlemiş cümlelerini :) Argosu bol olsa da kitaplarını severek okuyorum ben...Çünkü aristokrat değil kendisi bildiğiniz sıradan insan :) Onun içinde benim için özel yazarlardan biridir...

Yorumlar

SÖZÜN ÖZÜ dedi ki…
hahahaaa çok eğlenceliymiş yaa :)) Bu yazarın kitaplarına bakayım biara.
Süpermenin bileti yok araca binemiyor,kontörü bitmiş çağrı atıyor :)) ha haahha Ne malzeme çıkar buralardan.
Zaman kötü zaman, süper olmak bile yetmeyebiliyor bazen!

SEvgilerle...
mit dedi ki…
hehehe :) Süpermiş ya, çok beğendim :) Okumak lazım. Okuma listeme ekliyeyim hemen bunu da, şöyle Gohor'un altına... Liste uzadıkça uzuyo bu arada :)
papuç dedi ki…
@mit, kitapları hemen almazan liste uzar tabi...önerilen kitabı o hafta içinde alacaksın ki liste uzamasın :) Ben öyle yapıyorum önerilen kitapları hemen alıp okuyorum :)
SİHİRLİSEPET dedi ki…
Bülent Akyürek in kitaplarını bende çok merak ediyorum canım.ama bi öneri bekliyodum açıkcası :)en kısa zamanda alacağım inşaallah.benim okunacaklar listesi de uzadı biraz :) yakında toplu alımlara geçicem herhalde :)))
papuç dedi ki…
@SİHİRLİSEPET, Bülent Akyürek kitapları tebessümle okunur ama mesajları iyidir hemen alınır..Ama argosu fazladır benden uyarması :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…