Ana içeriğe atla

Ah Hayaller ve Gerçekler



 Hayal ediyorum da....(ki ben çok hayal kuran biri değilimdir)
Bembeyaz kumsallll , turkuaza dönük renkte bir okyanus , ılık ılık esen rüzgarr,arkanızda yeşilin en güzel haliyle güzel ağaçlar,yanınızda hafif bi müzik....Dalgaları izlerken yudumlanan meyve suyu...yanınızda sevdiğiniz insan ya da insanlar ... ne gürültü var ne sıkıntı var ne stres..haberlerden bi-haber gelkeyfim gel bi yaşam...ne kadar güzelllll dediğinizi duyar gibiyim ve ''aaaa insanoğlunun hayalleri bir yerlerde çakışıyor mu ki''  diyorum:)
  Ve hayatın gerçekleri..Yaşamak zor ,geçinmek zor, sıkıntısı olmayan bir Allah'ın kulu yok..Herkes,  rahat yaşamak istediği için var gücüyle çalışıyor ömrünü daha çok para kazanıp  ''rahat ve sıkıntısız '' hayat için adıyor...Bu arada HaYATın  adayış  telaşında akıp geçtiğini farkedemiyor bile..Ne acı bi durum..Kendimizi adadığımız şey akıp geçerken biz onun için ömür veriyoruz...
  Belki herkesin hayatında ''turkuaz rengi okyonusun yanında hafif rüzgarda  dinlenmek'' gibi imkanları  olmaya bilir ama en az onun kadar bizi mutlu edebilecek şeyleri de göz ardı ediyoruz...Belki önemsemediğimiz için belki dikkat etmediğimiz için ....Belki de kendimizi hayatın zorluklarında sıkıştırdığımız için...
  Hiç kimsenin hayatı güllük gülistanlık değil bu hayatın gerçeği ama güzellikleri de gözardı etmemek de fayda var diye düşünüyorum...Güzel şeyler (olay ve kişiler) bize hayatın içinde ayakta kalabilme enerjisi verirler kıymet bilmek lazım:)
  Ama okyonus kenarında koca bi bardak buzlu çay (aklıma başka bişey gelmedi ayran yazsaydım komik olurdu :P) içmek de süpper olurdu o da bi gerçek....
 

Yorumlar

Bahaar dedi ki…
Ayran olsun bizim olsun pabuç ;)
đerkenαя dedi ki…
Küçük şeyler için çok fazla üzülüp değersizleştiriyorsak yaşamı, böyle güzel anlatımlarlada güzelleştirebilmeliyiz..)
Ben qülümsedim..
Sıcak çikolata iyi giderdi yağmura karşı..
Sevgiyle..
mit dedi ki…
Maalesef insanoğlunun doğasında var elindekinin kıymetini bilmeyip, ömrünü daha iyisini elde edebilmek için çarçur etmek. Halbuki ne diyor yüce kitabımız? "Huzur İslamda..." İslam ne diyor bize? "Allah'a güven, gerisini merak etme sen." Bizse bunları heeeep unutuyoruz.

Neyse, ben biraz çalışayım da para kazanayım :))
ŞANSLI dedi ki…
Hayalin çok güzel.Hayallerinin gerçekleşmesini dilerim.Dört dörtlük yaşam yok anı güzel yaşamak lazım.
Sevgiler...
papuç dedi ki…
@Bahaar, seni mi kıracam bi de yanında lahmacunnn ohhhh beee :)
papuç dedi ki…
@dekenaR, küçük şeylerden (ki bunu bi yazımda belirtmiştim eğer seni mutlu ediyorsa küçük şey yoktur) mutlu olmayı bilmek zordur ama güzeldir :)

Tamam seni de kırmayacam öğleden sonra da sıcak çikolata hüpletiriz:)
papuç dedi ki…
@mit, vayyy HUZUR İSLAMDA ..günün ayın yılın sözünü yazdın arkadaşım helal sana:) Bu ara da son cümle yine güldürdü bilesin :) Senin espri yeteneğin hiiiiçççç bitmesin(90 yaşında bile )
papuç dedi ki…
@ŞANSLI, bu benim gerçekleşmesi imkansıza yakın hayalimdi :)) yinede sağol Allah'tan ümit kesilmez tabi..

Ve çok haklısın 4*4 hayat yok o sadece araba markası:P Yorum için sağolasınnn hep şanslı kalasın:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…