Ana içeriğe atla

Öylesine Bi Açıklama


  Canım  yazı  yazmak  istiyor  ama  doğru  konuyu  bulamıyorum.. . derkeeen  aklıma ''keşke böyle olabilseydim dediğim bi durum'' geldi. O da şu;  Birine  çok   kızmışsınız ve kavga  çıktı  çıkacakkennnn  siz  ona  tebessüm ediyorsunuz (ki bunu içten gelerek yapıyorsunuz)  Ne güzel  olur değil mi?  Hem  karşınızdaki insanı  gıcık etmiş olursunuz  hem de boşyere  sinirlenmemiş olursunuz. Bunu başarabildikten sonra sizden iyisi yok.  Haksızlıklara boyun  eğin   felan  demiyorum   siz istediğiniz  şekilde alın hakkınızı ben ne karışırım:))  Benim yazdıklarım önce kendime ben böyle yapabilmeyi çok isterdim. Sevdiğim insanları kavga ederek kırmamış olurdum , zaten  sinir olduğum insanları  da muhatap almadığımı göstermiş olurdum :) Fena mı olurdu ya hu:) Ama başarıyorum bunu öğreniyorum yavaş yavaş sinirlenmemeyi .Yazım burda bitti:)


Dip Not: İşin enteresan tarafı benim kavga ettiğimi gören duyan yoktur sanırım,  varsa da bana hatırlatsın çünkü hafızam zayıf olduğu için ben hatırlamıyorum:) Geçmiş yazılarımda da belirtmişimdir kavga sebebi hiç olmadım ama kavga olacağını anladığım anda da öyle hızlı sıvışırım ki ortamdan,  Hüseyin Bolt bile kıskanır beni:))  Bu açıdan  korkaklığımı seviyorum. Kavga  esnasında,  sinirden  söylemem gereken kelimer aklıma gelmiyo buna da sinir oluyorum onun için kaçmak daha kolay geliyor bana....ama şu var ki ben söylemem gerekenleri daha sakin bir ortamda o kişiye söylerim buna da kimse engel olamaz:) Eeeee herkes hatasını bilmeli öyle değil mi:P

Sağlıcakla ve sevgiyle kalın ...

2.Gerekli Not: Bu resimdeki adamla uzaktan yakından hiç bir yakınlığım yoktur biline:)))))))))))))) Beni güldürdü ya Allah da kendisini güldürsün (dicem ama yazık zaten Rabbim güldürmüş güldüreceği kadar onu) hehehe

Yorumlar

bahar gelsin dedi ki…
keşke ben de öyle olsam deince ilk satırlarda direkt resme baktım okuyunca neyse dedim konu başkaymış:))
papuç dedi ki…
yazıyı yayınladıktan sonra farkettşm ben de öyle bir anlam çıkarılabileceğini:)))
ismi lazım değil:) dedi ki…
bu mevzuya en uygun resim bu olsa gerek:D
papuç dedi ki…
ismi lazım değil:) resme gül yazıyla resmi bağlama:P resim eğlencelik yazı düşünmelik:P
victor van dort dedi ki…
fotoğrafla yazının alakası olmamasına rağmen yazıya dikkat edemedim bi türlü. çok etkili bi foto kullanmışsın:) şu ciddi konu hakkında bi yorum bile yapamıyorum:)
İ.x.İ.r dedi ki…
Şu resim var ya papuç,iki gün sonra okkalı bi sekilde güldürdü beni..

:D
papuç dedi ki…
@v.v.d boşver ciddi konuyu :) sen gülmene bak ama resimde gülünmeyecek gibi değil ki...adamdaki ka(e)rizmaya bak ya hu:P

@i.x.i.r ,gülmüş olmana sevindim canım..Her daim gülenlerden ol inşaallah...
Osman TUNCAY dedi ki…
muhteşem resim gerçekten ama yazı ondan daha güzel :)
papuç dedi ki…
@Osman TUNCAY , teşekkürederim ...
vecihi dedi ki…
bende çok güldüm resme :D adam bir sürü resme malzeme oldu,ama bunu ilk kez gördüm :) bide inanmadım yakınlığın olmadığına :D banane inanmam işte,ilk defa gördüm bu resmi! banane yaaa
papuç dedi ki…
tamam sen üzülme @Vecihi resimdeki yakınım değil benim:))) oldu mu Vecihi inandın mı Vecihi :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…