7 Kasım 2009 Cumartesi

NA-romantik


  Oldum olası düz bi insan olmuşumdur, insanlar bunu belki de katılık olarak algılamıştır ki ben bunu kabul etmiyorum...Sadece romantik değilim bunun bilincindeyim ya da şöyle söyleyeyim romantizm için biraz tembel biriyim ben...anlatayım:P
   Ben  birini  seviyorsam bunu hiç lafları süslemeden, eğik bükmeden söylerim olur biter  (bana odun diyeni fururum:P) Banada söylenmesini isterim... Bunun tam aksi durumlarda da bu durum geçerlidir (sevmediğim kişilere -miş gibi yapmam bana da yapılmasını istemem) Birini seviyorsam (ki bu illaki aşk olarak algılanmasın lütfen)  bunu rahatlıkla söylerim benim için o an ne hissettiğim önemlidir  sonrasında  o kişiyi kaybederim ya da kaybetmem onu bilemem... İnsanlara karşı ne hissettiğimi  bilmelerini isterim bu konuda bana da açık olsalar mutlu olurum...  Açık olmak her zaman  yanılgılardan uzak olmamızı sağlar(bu benim düzkontak fikrim:P)Kimiyle konuşmak hoşuma gider, kimiyle gülmek, kimiyle gezmek , kimiyle dertleşmek (kimiylede hepsi:D)  o an ne hissediyorsam  bunu söylerim...
  Bazen  sevdiğiniz kişileri  (bişeyler olur ve)  kaybedersiniz görüşmeme kararı alırsınız ya da isteyerek uzaklaşırsınız birbirinizden,  işte o zaman da benim naromantik  aklım kalbim  üzüntüsünü yaşar ve bitirir,uzattıkça uzatmaz ayrılık halini ve arabesk  halde dolaşmaz ortalarda... Bilirim ki bu duyguları ilk yaşayan ben olmadığım gibi son  yaşayan da ben olmayacam ve benim üzülüp sızlanmam hiç birşeyi değiştirmeyecek yaşanması gerekmiştir yaşanmıştır bitmesi gerekmiştir (ki aklı başında insanlar buna kararvermiştir)  bitmiştir...Eskilerin bir sözü vardır  ''üzüntüsü üstünde kalsın''  evet doğru üzüntüsü üzerinde kalsın ve benim peşimi bıraksın:P
   Sakın  ola burdan beni arkadaşlıklarını  dostluklarını hafife alan biri olarak algılamayın öyle  olmadığı hissettiren çok arkadaşım var bu fani dünyada:D,yaşadığım ve yaşamaya devam ettiğim herşeyin değerini bilirim ve hakkınıda veririm duygusal anlamda  (maddi olarak yardım gerekiyorsa da ondan da kaçmam tabi) ama biten şeylerin ardından (ki bitmesine izinveren iki kişiyse) ahlarr vahlar da edemem edemiyorum da karakter meselesi...Tıpkı sevdiğim ya da  'vay be ne hoş insan'  dediğim kişilere benim için değerli olduklarını  belirtmeden yapamadığım gibi biten şeylerin ardından da içime kapanıp  ahlar vahlar çekemiyorum bu yapı meselesi...Onun içinde sanırım aşırı bağlılıkların ve çok fazla süslü lafların insanı olamadım ...aşırı sevilmek beklenti  getirir ve ben de bunu yapamam,sevgi bende kuralsız ve beklentisiz olmalı aşırı hiiiiiiç olmamalı ... gibi şeyler işte...
  Dostluklarımı, arkadaşlıklarımı , duygusal bağlarımı kuvvetli tutmaya çalışırım ama kopacağı varsa da kopar. Hayat herşeye gebe onun için hiç bişey şaşırtmaz  beni  birşey bittiyse zorlamanın anlamı yoktur.... Bir de şunu söyleyeyim de aklımda kalmasın ben birinin, beni anlamasını beklemem kendimi anlatırım karşımdakinin de kendini zora koşmasını istemem, anlaşılmalı benim karşımdaki insan çok fazla mı şey istiyorum hiç sanmıyorum:P

  Yalın açık dürüst dolambaçsız:)   konuşulabilir  olmalı tüm duygular... SEvgiler yaşanırken  güzel bittikten  sonra  saygısız da olmamalı ,biterken değerini paspasa  çevirmemeliyiz  sevgilerimizin, beraberliklerimizin,  arkadaş, dostluk adına her ne dediysek,  beraber zamanımızı duygularımızı paylaştığımız güzelliklerin....
  Bitti:)  SEvgiler ve saygılar benden size değerbilen güzel insanlar...

10 yorum:

mit dedi ki...

Diyorum sana beni naromantik arkadaşım, su katılmamış bir yay burcusun sen diye :)

papuç dedi ki...

:))))))))))))))

bi dost dedi ki...

ben de naaromantiğim ama bu ayrılınca ya da arkadaşlarla yolları ayırınca ağlanmamı engellemiyo:P

papuç dedi ki...

yaşanmış hiç bişeye ağlamam ,gözyaşları bazen beni dinlemeyip akar ona da fena bozuluyorum:P

victor van dort dedi ki...

üzülüp sızlanmak bişey değiştirmeyecek ve değiştirmiyor da ama gel bide kalbe anlat bunu. benimkisi pek söz dinlemiyo böyle durumlarda:)

? dedi ki...

bu güzel sevgi dostlugu arasındaki muhabbetiniz kıskanılır gibi degil,aranıza istemeden ayaklarım çeki verdi..hayat diyorum bazen hayat okadar anlaşılmazki,insan ruhu insan düşüncesi.Bazen duygusallıgı bile kabullenmeyen ruhun iç yanı beyinle mücadele verir hatta yok ben duygusal bile degilim deriz hatta aşk denilen sese bile uzak durmaya çalışırız.bilirizki hayatta aşkın gerçekçiligi yada bize ne katacagıdır.bizler kendi kalıplarımız dahilinde bekledigimiz aslolan bir aşkı arar dururuz.yalansız,gerçek yüzü ve diliyle bize hitap eden bir aşkı..aşk açısından baktıgımızda bir gün hiç beklenmedik zamanda girmiştir anlamadan biz kalbimize,anlamayız,sersemletir,boşlukta vareder,ne yere ne gökte misali kendimiz bile anlam veremezken sebep görmeden girer içimize ve kalp yavaş yavaş çeker seni.Diger taraftan duygusallıktır merhametin,sevginin,anlayışın,bir el uzatımıdır acıyan yaralara,insanlara el uzatmak gözlerimizi bugulandıran bu acımak degildir elbette kol kanat germektir bir nevi.aslında inkar etsekte duygusallıgın,romantikligin,naromantik ne derseniz deyin insan ruhunda hep varolmuştur.olmasa bedenimizi tugah hislere bogan nedir.uzun mesele,geniş mevzu bunlar konuştukça biliyorumki sonuç olarak tek bir kapıdan çıkacagı tek bir insanın sıfatı gibi.insan içinde kalbini taşıdıkça ne derseniz deyin o kalplerimiz hissedecektir.kalp hissettikçe dudaklarda şekillenip hislerle ifadeye dökülecektir,bir söz,bir duyu,bir susuş,kızgınlık,gülüş,bir bakış bile işte bu yetmezmi...sevgili papuç yazını begenerek okudum,yüregindeki seni okudukça anlar insan kalemine saglık.devamını bekleriz...

papuç dedi ki...

@victor van dort,haklısın zaten geliyosa başımıza kalbimizin bize dinlememesinden geliyo:)

@? ,sizin de nadir de olsa yorumunuzu görmek mutlu etti beni...ki uzun da yorum yapmışsınız bunu samimiyetinizden dolayı yaptığınızı biliyorum ve 2 kere teşekkürediyorum:)...varolun..

Arkadaşlar ayrıca, bu yazıda sanırım bişey yanlış anlaşılmış düzeltmek istiyorum.Ben ciddi anlamda NAromantik biriyim ama duygusuz asla:))

TiO dedi ki...

sabah sabah aşerir gibi NAR omatik okumuşum başlığını yazının. Canım nar çekmiş olmalı. hay Allah tabi bir de Nâr var ki Allah korusun. Benim düştüğüm durumun sebebi tire (-) olmasın. Ya da na-lâ-bi lerden başka birisini mi seçmeliydiniz üstad:))

papuç dedi ki...

NA kısmını büyük yazmıştım ama neyse:) na-la-bi ne ola ki ? :)

zühre dedi ki...

hehehehehe bukadar dürüst olma birazda yağlan canım benim

Ya Rabbim Şükür, 28 Kasım !

Nasıl başlasam da kendimi ifade edebilsem diye geçirdim içimden ...Sonra hatırladım ben sadece içimdeki sese göre davranan biriyim niye ne...