Ana içeriğe atla

hayat bir roman ben de kahraman :)


 Hayatları çok merak ederim ...Her insanın hayatı bir romandır benim için oku oku bitmez...Kitap okumayı nasıl seviyorsam yaşanmışları dinlemeyi de o kadar severim (saçmalamadıkları sürece:P)  Benzer yaşananlar  olduğu gibi çok farklı yaşanmışlıklarda var ...Bunları konuştukça ve özellikle dinledikçe anlıyorsunuz. Bazen de diyorsunuz ki ''eee salak kafam senin de dert ettiğin şeylere var  millet neler yaşamış seninkiler bunların yanında devede kulak:p)
  Yaşlıları dinlemeyi severim ama  şimdiki zamanın şikayetleri olmadığı sürece konuları :D  Mümkünse  eskilerden anlatsınlar ben de gülümseyerek dinleyeyim onları. Neler yaşamışlar ,neler görüp neler geçirmişler , ne sıkıntılar çekmişler (ki bu şükretmek adına iyi bi ders oluyor )  nelerle eğlenmişler,  nelerden korkmuşlar ..v.b Onların anlattıklarıyla kendini o zamanda hissetmek bazen çok korkunç bazen çok hoş olur güzel bi deneyimdir  sıkılmayanlar için, benim gibi merak konuları farklı olan kişilerdenseniz mesela :)
  Halamlar  bazen  eskilerini  anlatırlar  (ki onlara ben yaşlandılar kelimesini asla yakıştırmıyorum  hoş  yaşlansalarda yaşlandılar  demiyecem onlar için çünkü onların ruhları en az benim kadar genç)  ve biz  ''vayy beee ne günlermiş'' der  gülmekten koparız. Aslında yaşanılan çok acı olaylarda vardır hayatlarında ama  onlar bunları bile  içinde isyan olmayan cümlelerle geçiştirirler  tıpkı şimdi olduğu gibi... Kötü olayları geçiştirip iyilerden enerji almayı bilen insan olmak, inanın bana erdem isteyen bişey, zor zanaat anlayacağınız... Zoru başaran  insanları  etrafımda  görmek bana ibret olarak yetiyor çoğu zaman...
  Sürekli  şikayet  ettiğiniz  zaman  bu durumu karakterinizden ayrılmaz bi parça yapıyorsunuz bi süre sonra. Sürekli şikayet ettiğiniz için bi bakıyorsunuz ki hayatta olumlu hiç bişey görmemeye başlamışsınız bu kötü bir durum ... Her insanın sıkıntıları vardır ben de bu konuda hep korkarım... gelecekte beni de  ummadığım sıkıntılar bekliyor olabilir bunun sıkıntısını şimdiden çekmeye başlayamam ki...Yarın ne olacak ,ya bana da aynısı olursa , ben de terkedilirsem, ben de hasta  olursam , ben de yalnız kalırsam..v.b iyi de insanım tabiki bunlar da benim başıma gelebilir ihtimal büyük ama mutlu olmak için nedenler bulamazsam  şimdiden karanlıkta  yaşamaya alışmalıyım , zira hayat zaten güllük gülistanlık değil bi şekilde enerji kaynakları bulmalıyım kendime:))
  Ne diyorum ben ya... Konuyu burda kapatırken bundan sonraki yazımla ilgili ufak bi ipucu veriyorum önce yazmam için kendime sonra merak etmeniz içinde sizlere :))  Bundan sonraki yazımda (yazabilirsem ) halamlarla ilgili bi hatıra anlatacam onların çocukluklarından kalan:) küçük hırsızlık hatırası, ikizlerin hepsimi onlar gibi cingöz mü  bilmiyorum ama  onlar bi alemmiş orası gerçek:)

Not: Güzel resim ama :P yani güzel espri ...

Yorumlar

FASLI dedi ki…
küçük hırsızlık macerasını merak ettim bak şimdi:)
baharim dedi ki…
satırlarınız okurken benim ailem geldi aklıma..
koca bir avluda yaşayan içine bir kaç aile sığan her gün ayrın bir renk içinde geçen yaşam. .

güzel bir yazıydı..
papuç dedi ki…
@FASLI, eminim merak etmişsindir :P neyse bundan sonraki yazımda anlatacam o hırsızlıklarını (bayramda kafamı kırmalarını göze alarak)

baharim, aynen bizde de küçük bir sülale aynı avlu içinde köy olmuş durumda :) çok zevkli çokkkk
mit dedi ki…
Bir zamanlar bir olay yüzünden çok üzülmüş ve çok kötü zamanlar geçirmiştim. Her günüm üzüntü ve sıkıntı dolu geçiyordu. Bir zaman sonra baktım ki üzülmeyi adet edinmişim, her şeyden şikayet etmeye, hiçbir şeyden memnun olmamaya başlamışım. Hemen şöyle bir silkelendim ve eski benliğime dönmek için çabalamaya başladım. Şimdi iyiyim şükür. Hiç de hoş bir yaşam biçimi değildi doğrusu... Kimseye tavsiye etmiyorum. Üzüntüleri geride bırakmayı bilmek lazım.
papuç dedi ki…
@mit, o bunalım halinden çıkmış olmana çok sevindim zira zaten seni bunalımda düşünemiyorum savaşçının yorgunu:)
Evet hayat güllük gülistanlık değil tabiki ama birazda olumlu bakmakta fayda var hayata...teşekkürler güzel yorumun için..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…