Ana içeriğe atla

Mutluluk O'nu Bilmekte


  Belgesel izlemeyi çok seviyorum...Bunu laf olsun diye demiyorum ciddi anlamda belgesel izlerken dünyadamdan uzaklaşıyorum ve başka dünyalara gidiyorum onlarla yaşıyorum sanki...Düşünsenize dünyayı sadece kendinizden ibaret gibi görüyorsunuz ama sizinle birlikte 7 milyara yakın insanın kendi hayatı var o da yetmezmiş gibi sayısını bilemediğim kadar çok hayvanın kendi hayatı ve kendi topluluklarındaki hayatları var.Uçabilen hayvanlar ayrı karadakiler ayrı su da yaşayanlar ayrı bunca canlının hayatı..Aynı anda milyarlarca can hareket halinde iletişim halinde muazzam bişey.
 Dünyayı düşünürken bile aklımız kısıtlı kalıyor hani normalde bişeyler gönlünüzden geçer de onu yazıya dökemezsiniz kelimeleri bir araya getirmeye zorlanırsınız ya bu öyle değil ,dünyanın yaratılışındaki,insanın yartılışındaki tüm canlıların yaratılışındaki  mükemmelliyeti ve dengeyi düşünürken bile düşünceler bir yerde tıkanıyor ileri gidemiyorsunuz sadece ''Ey Güzel Allah'ım ...''deyip orda kala kalıyorsunuz...Bunun adı Tefekkür sanırım.Düşünüyorum o halde varım demiş diyen ;bence de düşünüyorsan (gerçekten düşünüyorsan)inanıyorsundur.Neye mi ?Acizliğine  ne kadar değerli olursan ol bu alemde zerre olduğuna inanıyorsun.Seni Yaratanın varlığına inanıyorsundur...
  Bunları yazıyorum ya önceden olsa Allah'ım riya oluyormu diye düşünürdüm ama ben biliyorum ki amellerde önemli olan kalbimden geçenlerdir...Ve ben yazdığım her satırda samimiyim bunu Allah biliyor başkalarının da bilmesine ihtiyacım yok.Onun için rahat rahat yazıyorum.
  Mutluluk arar dururuz ve geçici mutluluklar yaşarız o bitince başkasını ararız ,ararız ömrümüzü o mutluluğu arayarak geçiririz çünkü her mutluluk diye tuttuğumuz dal elimizde kalır bir süre sonra.Çünkü ruhumuzun istediği yerlerde aramamaktayız mutluluğu...bizim mutluluklarımız hep dünyayla bağlantılı ve nefsimizle kelepçeli beklentilerdir.1 saatlik tefekkür bir ömre bedel olabilir oysa...10 dakika tüm dikkatinizle O'nu ve O'nun yaratmış olduklarını dşünerek geçirsek onda ki huzuru mutluluğu hiç birşeyle kıyaslayamayız...Tefekkür bize fani olduğumuzu ,sevildiğimizi ve gerçekten sevmemiz gerektiğini bizden istenilenlerin sadece bizim faydamız için istendiğini,sayamayacaımız kadar nimet için ise bizden istenilenin sadece şükür olduğunu hatırlatır...Herşeyden önemlisi ne kadar ufak olduğumuzu aciz olduğumuzu hatırlatır...Bu fani hayata aşırı bağlanmamızın ne kadar anlamsız olduğunu hatırlatır...Dertlerimizin kendimize sıkıntı ettiğimiz herşeyin bir gün yok olup gideceğini hatırlatır...Sevginin ne kadar mukaddes bişey olduğunu hatırlatır çünkü sevgidir bizi dünyada misafir edilmemize sebep...
  Bundan bahsetmiştim bir kere daha şunu çok düşünürüm ''Bu ruh halimle aklımla fikrimle Afrikada bir köyde bir yerli olarak yaşasaydım?'' sefil bir hayatın içinde doğup büyüyüm sonunda bir de hayat kadını olarak da yaşayabilirdim mesela...bunun gibi düşününce bile binlerce kez Allah'ım sana şükürler olsun diyebileceğim korkunç durumlar yazabilirim....Etrafıma bakıp şükretmek güzel, doğayı izleyip şükretmek güzel ,insanları izleyip şükretmek güzel ,vermediklerini düşünüp şükretmek güzel...O'nu düşünüp düşünebildiğin için şükretmek binlercekez güzel...Mutluluk ve huzur O'nda onu sevmekte O'nu bilmekte...Rabbim sevgisini herbirimizin kalbine işlesin ve sevgisi günden güne artsın kalbimizde inşaallah...O'na layık kul,Peygambere layık ümmet ,ailemize layık evlat olmaktan alıkoymasın hiç birşey bizleri ....Sevgiyle kalın güzel insanlar...

Yorumlar

çok güzel bir yazı.büyük bir dikkatle okudum.çok güzel bir paylaşım
by demet dedi ki…
Belgesel izlemek en çok sevdiklerim arasın da...ama dinlemek değil (: malum bu sektör güzel çekiyor lakin güzel anlatmıyor..

Ben o seyirlik karelere kendi fikriyatımla yorum katıyorum..

Ve Onu bulan neyi kaybeder O(c.c) nu kaybeden neyi bulur diyor Bediüzzaman..
siyah kelebek dedi ki…
öyle eften püften şeylere üzülüyor ve mutsuz olmuyoruzki..Beklentiler istekler hiç bitmiyor..Gün geçikçe farklılaşıyor mutluluk istekleri..

mesela şurda bir itirafta bulunayım ki..Şuan beni mutlu edecek bir şey var mesela.. dün oluştu bu isteğim. eğer istediğim şey olursa ben mutlu olacamm.. şu an kullandığım bilgisayar çok düşük kapasiteli belgelerimi cd ye kopyalamıyorum.. ve buna çok üzülüyorum.. daha yeni daha işlevsel daha yeni bir bilgisayar istiyorumm ve düşünüyorum eğer bu olursa ben mutlu olacam.. bu sadece bir örnekti..Bazen mutluluklar maddi varlıklarda olabiliyor.. Dediğim gibi gün geçtikçe istekler,ve beklentiler arttıkça mutluluğun boyutları da değişiyor..
ŞANSLI dedi ki…
Amin!
Belgesel izlemeyi bende çok seviyorum.Hayyata çok şükredecek şeyimiz var.Yeterki şükretmeyi bilelim.
Sevgiler...
NoEngel dedi ki…
"ruhumuzun istediği yerlerde aramamaktayız mutluluğu.."
Çok anlamlı bir söz olmuş DBP.
Mutluluğu ararken çekilen emekler,cefalar olmasa mutluluğunda kıymeti kalmazdı.Mutluluğun kendi başına bizi bulması herhalde bizim için bir şans,kısmet meselesi olurdu. Biz mutluluğu aramaya devam edelim.
Bu güzel yazı içinde ayrıca teşekkürler.
Mutluluk demişken bloğumda size küçük bir mutluluk vesilesi var.Bakarmısınız?
devenin_bale_papucu dedi ki…
@gümüşlerin hobi dünyası..öncelikle hoşgeldin bloğuma:) sonrasında yorum için teşekkürederim sağol varol..

@by demet çok gzel demiş gzel insan..tşk ederim

@siyah kelebek evt haklısıncanım gün getikçe mutluluk anlayışı da değişiyor insanların...

@ŞANSLI haklısın cnm ..

@NoEngel ,çok çok haklısın sıkıntılar olmazsa mutluluğun da bir anlamı kalmıyor zaten...Sağol varol..Ayrıca candan bir Teşekkürler jestin için :)
Davudi dedi ki…
insan genelde kendinden daha iyi durumda(daha zengin,daha güzel gibi)olanlara bakıp üzülür, onlar gibi olamadığı için. Halbuki benim imkanlarıma sahip olamayan,sağlığı yerinde olmayan, bir uzvu eksik olan insanlara bakınca onlar gibi olmadığım için mutlu oluyorum, yaradana karşı sonsuz minnet ve şükür hissiyle doluyorum. Mutluluğu uzakta aramaya gerek yok, aslında hemen yanı başımızda...
devenin_bale_papucu dedi ki…
@Davudi..Bu dünyamıziçin kendimizden düşüklere , ahiret için de bizden öndekilere bakmak da yarar var:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…