Ana içeriğe atla

Allah Onlardan razı olsun...


Hz.Ebu Bekir-Hz.Ömer bn Hattap-Hz.Osman bn Affan-Hz.Ali
Said bn Zeyd,Talha bn Ubeydullah,Zubeyr bn Avvam,Ubeyde bn El Cerrah,Abdurrahman bn Avf

“Ebu Bekir cennettedir, Ömer cennettedir, Osman cennettedir, Ali cennettedir, Talha cennettedir, Zübeyr cennettedir, Abdurrahman bin Avf cennettedir, Sa’d bin Ebi Vakkas cennettedir, Said bin Zeyd cennettedir ve Ebu Ubeydetu’bnu’l-Cerrah cennettedir.”
Tirmizi: 3992-3994, İbni Mace: 133

Hz.Ebu Bekir sırf Müslüman oldukları için işkence gören 6 yahut 7 köleyi satın alarak hürriyetlerine kavuşturmuştur ki, Bilal (Radiyallahu Anh) onlardan biridir. Hakkında birçok Kur’an ayeti inmiştir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ona:
“Sen Allah’ın cehennemden âzâtlısısın” buyurmasından sonra âzâtlı manasına ‘Atîk’ adını aldı.
Tirmizi: 3922, Bezzâr Keşfu’l-Estar: 3/163


Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tarafından hak ile batılı birbirinden ayırt eden manasına gelen ‘Fâruk’ lakabı ile lakaplandırıldı. Ömer (Radiyallahu Anh)’ın hak dini seçmesiyle Müslümanların sayısı 40’ı buldu ve o gün Müslümanlar dışarı çıkarak İslâmiyetlerini ilan ettiler. İbni Mes’ud (Radiyallahu Anh):
“Ömer Müslüman olduğundan beri hep izzetli olmuşuzdur” denmektedir.Buhari: 3615

Osman (Radiyallahu Anh) hayâsıyla nam yapmıştı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün Aişe (Radiyallahu Anha) validemizin evinde iki baldırını açmış uzanır olduğu hâlde yanına önce Ebu Bekir (Radiyallahu Anh), biraz sonra da Ömer (Radiyallahu Anh) gelmiş, onların gelişi sebebiyle hâlinde bir değişiklik yapmamıştı.
Ancak Osman (Radiyallahu Anh) yanına girmek için izin istediğinde hemen doğrulup baldırını örtmüş ve onu karşılamıştı. Buna hayret eden Aişe (Radiyallahu Anha) misafirler çıktıktan sonra bunun sebebini sorunca Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−“Kendisinden meleklerin bile hayâ ettiği kimseden ben hayâ etmeyeyim mi?” diye cevap vermiştir
Müslim: 2401/26, Ahmed 1/74


Ali’yi ancak mü’min sever ve ona ancak münafık buğzeder.”
Tirmizi: 3981, İbni Mace: 114


Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uhud savaşında:
Talha (cenneti) vacip kıldı” buyurmuştur.
Tirmizi: 3983, Ahmed: 1/165
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun için:
“Herkim yeryüzünde yürüyen bir şehide bakmaktan haz duyarsa Talha’ya baksın” buyurmuş ve Ahzâb sûresi 23. ayetteki ahdini yerine getirenlerin kim olduğu sorusuna:
“Talha bin Ubeydullah onlardandır” buyurarak onu taltif etmiştir.
Tirmizi: 3984-3987, İbni Mace: 125-126



−“Her Nebi’nin bir havârîsi (yardımcısı) vardır. Benim havârîm de Zübeyr’dir” buyurmuştur.
Buhari: 3480, Müslim: 2415/48


Ashâbı Kiram içinde cennetle müjdelenen on kişiden biri olan Abdurrahman (Radiyallahu Anh), Ömer (Radiyallahu Anh) tarafından kendisinden sonraki halifeyi tayin etmeleri için oluşturulan altı güzide sahâbîden birisidir.
Buhari: 3460, Müslim: 567/78


Sa’d (Radiyallahu Anh) Müslüman olunca annesi, dininden dönmedikçe onunla konuşmayacağına, yemeyeceğine ve içmeyeceğine yemin etti. Bu hâlde üç gün geçince açlıktan bayıldı. Böyle olunca Umare isimli oğlu annesine su içirdi. Müteakiben annesi Sa’d’a beddua etmeye başladı. Bunun üzerine Allah (Azze ve Celle):
“Biz insana, ana babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Eğer onlar seni hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa onlara itaat etme. Onlarla dünyada iyi geçin…” Lokman: 14-15. mealindeki ayetleri inzal etti.
Müslim: 2412/43


Cennetle müjdelenenlerden olan Ebu Ubeyde (Radiyallahu Anh) kahramanlığı ve komutanlığı ile tanındığı kadar Emîn’ül-Ümme Ümmetin Emîni lakabıyla da meşhur olmuştur. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun için:
“Her ümmetin güvendiği emîn bir kimsesi vardır. Ey ümmet! Bizim emînimiz de hassaten Ebu Ubeydetü’bnü’l-Cerrah’tır” buyurmuştur.
Buhari: 3524, Müslim: 2419/53



Aşere-i Mübeşşere’den olan Said bin Zeyd (Radiyallahu Anh) Medine’ye hicret edenlerdendir. Bedir Savaşı esnasında Talha (Radiyallahu Anh) ile Ebu Süfyan komutasındaki ticaret kervanını gözetlemekle görevli olduğu için bu savaşa katılamamış, ancak Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tarafından savaşa katılmış gibi ganimetten hisselendirilmiştir.
Tabakât: 3/382-383

Yorumlar

zeynepin sesi dedi ki…
çok güzel bi blogmuş..nie daha önce görmedim ki :(
devenin_bale_papucu dedi ki…
@zeynepim sesi ,çok teşekkür ederim..hoşgelmişsiniz..
Davudi dedi ki…
Müslümanım dediği halde aşere-i mübeşşereyi bilmeyen ama tuttuğu takımın ilk 18 ini bir çırpıda sayabilen nesillerin olduğu günümüzde böyle yazılar görmek beni duygulandırıyor. Sağol D.B.P sevgiler, saygılar...
devenin_bale_papucu dedi ki…
müslüman olduğu halde ;kuranın bazı ayetleri kurandan çıkarılsın diyenler,müslüman olduğu halde başörtüsü saçmalık diyenler,mslüman olduğu halde hadisler saçma diyenler...v.b insanların olduğu bir devirde yaşıyoruz...Onun için Aşerei mübeşşereyi bilmemek gayet doğal karşılanmalı:)Ama en azından onların kim olduklarını okusak da isimlerine karşı göz alışkanlığımız olsa ne güzel...Sen de sağol @Davudi...Sevgiyle kal...
bahar gelsin dedi ki…
hoca arada böyle hizmetler sunman ne güzel
diyorum ki
gell gelll blogcu gelll ne ararsan bu blogda dolaşma boşuna orda burda:))
devenin_bale_papucu dedi ki…
@bahar gelsin,bundan önceki yazılarımı dikkatli takip edenler benim bu gibi yazılarımı ilk defa yazmadığımı bilirler...ki bloğumda aynı benim gibi hertelden çalıyo:) Ama aslımı şaşmam ne kadar espiri olsa da...Sevgiler...
Quaresma7 dedi ki…
Hz. Sa'd deyince bloglar, sayfalar, klavyeler, parmaklar yetersiz kalıyor. Üsdül-Ğabe'de Sa'd'ın annesine "Senin bin tane canın olsa ve bunları bir bir versen, ben yine de dinimden dönmeyeceğim" dediği söylenir...

Aşere-i Mübeşşere İslam'ın ve imanın çıtasını o kadar yukarı çekmişki, attığımız adımda utandırıyoruz onları. Onlar Peygamberin ashabı olmayı hak etmişler, inşallah biz de hadisteki müjedeye kavuşup Peygamberin kardeşleri olmayı hak ederiz.

Vesselam
devenin_bale_papucu dedi ki…
aminn...
Ayrıca yorumunu görmek güzel
şirinem dedi ki…
paylaştığın tüm bu güzellikler için teşekkürler unutulan bazı şeyleri arada hatırlatmakta yarar vardır canım sağolasın

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…