Ana içeriğe atla

Küçük bir oyun

kablo,yeşil,peynir,kokmuş çorap:)),duman,gülmek,uyku,üzüm yaprağı,telefon faturası,şımarık,ateş,kazma,sepet,kirpik,anahtar....


NOT:Bu kelimelerin geçtiği iki cümle yazmanızı istiyorum ..hadi bakalım hayal gücünüzü görelim güpgüzel insanlar:))

Yorumlar

:: RockunzeL :: dedi ki…
off 2 cümle de amma zormuş yaa :D

şımarık*, uzun kirpikli*, uykucu* kızını, telefon faturası* yüksek geldiği için duvara bağlı olan yeşil* kabloyu* kesmekle tehdit etti ateş* püskürterek.
kızı ise annesinin kirli sepetindeki* küflü peynir* gibi kokan çoraplarını* koz olarak kullanmayı düşündü gülerek*.

duman, üzüm yaprağı, kazma ve anahtarı kullanmadım ama olsun :P
devenin_bale_papucu dedi ki…
@::RockunzeL:: zor demişsin ama güzel cümleler kurmuşsun :) gayet hoş olmuş ...sağolasın
yuri dedi ki…
yeşil üzüm yapraklarının altında şımarık köpeğimiz boncuka peynir atıyordum ki kirpiğim gözüme kaçtı içeriye gözümü yıkamak için girecekken ayağım kabloya takıldı oda ne kapı kilitliydi anahtarı bulmam gerekiyordu üstelik bir koku geliyordu burnuma hay aksiydi gözleme yaptığımız ateşi söndürmemiştim dumanı tütüyordu, kazmayı alıp toprakla üstünü örttüm ateşin.içeri girdim kirpik gözümden çıkmıştı bereket. böğürtlen sepetimi ararken abimin kokmuş çoraplarına rastladım gülmek istedim gülemedim ıyykk :)) bu arada telekomdan icra yazısı geldi 1 ay içinde ödemezsek kesiceklermiş peeh peh!

aha iki cümlelikmi olucaktı:))) ben aştım kendimi:P
devenin_bale_papucu dedi ki…
:))) @yuri tşk cümlelerrrr için ..
İ.x.İ.r dedi ki…
Çok zor.Kendimi ifade ederken bile zor cümle kuruyorum.
Yapamadım:/
devenin_bale_papucu dedi ki…
@İ.x.İ.r yapabilirsin ben sana güveniyorum:)) ayrıca herkes az ya da çok kendini ifade edebilir.. sen yazarak edemeyebilirsin ama konuşarak edersin bu kişiden kişiye değişir..sağlıcakla kal..
muhaber dedi ki…
kablo,yeşil,peynir,kokmuş çorap:)),duman,gülmek,uyku,üzüm yaprağı,telefon faturası,şımarık,ateş,kazma,sepet,kirpik,anahtar...

Birinci cümle: En sevdiğim şeyler, yeşil, peynir, gülmek, uyku, üzüm yaprağı ve kirpiktir.

İkinci cümle: En sevmediğim şeylerse, kokmuş çorap, duman, telefon faturası, şımarık, ateş, kazma, sepet ve anahtardır.

Not: Çocuklarla uğraşa uğraşa basitleşir ve çocuklaşır öğretmenler...
devenin_bale_papucu dedi ki…
@muhaber, cevap için tşk ediyorum not kısmına yazdığınız ilk cümleye katılmıyorum diğer cümleyi de cevaplarda uygulamayla gösterdiğiniz(ki hoş bir yaklaşım) için alkışlıyorum sizi..sağlıcakla kalınız..
yabancimadde.com dedi ki…
buyrun iki cümle :)

yerdeki kokmuş çorapların neden koktuğunu araştırırken ayağı kabloya takıldı ve onları yeşillenen küflü peynirin kokuttuğunu farketti.

üzüm yaprağına bakarak uyuduğu yıllarda telekomdan gelmiş kol gibi telefon faturasını ateşe verdikten sonra tüm dumanı soluduğu anda gülerek şımarıklaştı ve anahtarı sepete atıp kirpiklerini kırpıştırarak kırk yaşından sonra azdı.
devenin_bale_papucu dedi ki…
@yabancimadde.com öncelikle blog sayfama(!) hoşgelidiniz burda kahve ikramı felan yok özr dileriz:)
Vee cümleler için teşekkürler
İbrahim Ortaç dedi ki…
kablo,yeşil,peynir,kokmuş çorap:)),duman,gülmek,uyku,üzüm yaprağı,telefon faturası,şımarık,ateş,kazma,sepet,kirpik,anahtar....

Bu kelimelerin geçtiği iki cümle yazmanızı istiyorum ..hadi bakalım hayal gücünüzü görelim güpgüzel insanlar:)) x 2 :PpP
ramazan dedi ki…
Bahçemde "kazma"işinden sonra, "yeşil" "üzüm yaprağı"nı "sepet"e koyarken,bir yandan yaktığım "ateş"in "duman"ı tütüyor,çalışırken terden "kokmuş çorap"larımı çıkarmaya çalışırken,postacının verdiği"telefon faturası"nı getiren boynuna "kablo" dolamış,"kirpik"lerinden"uyku" mahmurluğunu atamamış elinde "peynir"ve "anahtar"taşıyan"şımarık"komşu çocuğunu izlerken ve bu kelimelerin tümünü bir cümleye sığdırmaya çalışırken "gülmek"geçti içimden.
devenin_bale_papucu dedi ki…
@İbrahimOrtaç seni de bir sürü zahmete soktuk ya cümleyi 2 kere kopyalamak zorunda kaldın:))sağolasınn..

@Ramazan, hocam Allah gülümsemekten ayırmasın inşaallah..Sağlıcakla kalın..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…