Ana içeriğe atla

adın, yaşın,işin,memleketin seni tanımam için yeter...miii?

Karşı taraf: selam
elektrikli_tel(ki ben oluyorum): aslm
K.T: Nasılsınız?
elektrikli_tel: İyi tşk sizi sormalı..
K.T:Ben de iyi tşk, adınız ne?
Elektirkli-tel:Safiye(duruma göre değişiyor bazen zekiye de olabiliyorum:P)

K.T:memnun oldum safiye hanım..nerden?
Elektirkli_tel: Aslen etyopyalı ama tanzanya da ikamet ediyorum(:P)

K.T: Nasıl ya!Peki yaş kaç
elektirkli_tel:65 den gn aldım ya siz?

K.T: ya ne gıcık bişeysin,seni tanımaya çalışıyorum..
....the end ..zaten umduğum tepkide bu..neden mi adımı ve memleketimi öğrenerek bi insan beni nasıl tanıyabilir..çekilmez biriyim(kesinlikle sadece net ortamında böyle:D)Kimse beni tanısın diye bu ortamda değilim sohbet edip biraz kafa dağıtmak için geliyorum buraya... garip ama çok güzel sohbet ortamları da oluyor, adımı yaşımı işimi şehrimi sormadıkları halde:)


Not: Resimdeki tontonla uzaktan yakından bir ilgim yok hemcinsim olması dışında:) Bir de çok bi zaman sonra ölmez sağ kalırsam benim de onun gibi olacağım gerçeğini çıkarırsam...
  Sevgi ve huzurla kalın (güp)güzel insanlar...

Yorumlar

mehmetadin dedi ki…
evet ilk nerelisin sorusuna günlük hayatta da gıcık oluyorum ona göre şehirsel analiz yapıyorlar mesela şuralıyım peh adam çıkmaz buralıyım oraya kız vermem :)başıma geldi ondan biliyorum :(
ahaa şimdi misal ben Antepliyim :D ben antepliyim deyince geneli uzaklaşır. akabinde şu soru gelir " kürt müsün? arap mı? " ebenin renkli fotoğrafı derim bende... aman saçma salak insan tipleri işte. ben genelde küfür yiyorum öyle biri ocağıma düşerse. ama artık politikamı değiştirdim. Dominikliyim diyorum :) sadece ismini seviyorum oranında:d cok saçmaladım farkındayım. Ezcümle sevmiyorum bu olayları...
devenin_bale_papucu dedi ki…
bizimkilerde de vardır acayipppp derecede bölgelere şehirlere hatta ve hatta ilçelere göre insanları etiketleme...karşılarına çıkıp öyle demeyin her milletin iyisi var kötüsü var dediğinizde de önce hım haklısın felan diyolar sonra kaldıkları yerden devam ediyorlar...milletçe var sanırım böyle bi hastalığımız Allah tedavide yardımcımız olsun:)
mehmetadin dedi ki…
kronikleşmiş artık bu pekte iyileşeceğini sanmıyorum ama Allahtan ümit kesilmez demişler :)
devenin_bale_papucu dedi ki…
bi benim korkaklık hastalığım bir de bu insaları ırklarına göre ayırma hastalığı iyileşmeyecek galiba..dediğin gibi Allahtan mit kesilmezzz:)
mit dedi ki…
Eski mIrc zamanlarını hatırlattı bu yazı bana :) O zamanlar internet memleketime yeni gelmiş, chat denilen şey hayatımıza yeni yeni girmeye başlamıştı. Ve o zamanlar da ilk sorulan soru "asl" idi. "Age-sex-location" yani "Yaş-cinsiyet-mevkii" :) Aradan 10 yıl geçmiş ama bakıyorum da hiçbir şey değişmemiş.

Hatırlıyorum da, ilk chat muhabbetimde karşımdakiler "asl" yazınca "Bu adamlar niye bana Aleykum selam deyip duruyo ya?" diye sormuş ve yanımdaki internet kurdu arkadaşımın gülerek sandalyeden düşmesine yol açmıştım :)
devenin_bale_papucu dedi ki…
Bundan daha da komiği son cmleleri ''ya sen ne gıcıksın sen ne uyuzsun ''olanlar sonra nerde sizi görse konuşmak için fırsat kolluyo..

hee demek asl o demekti hee:))))))) ben de diyom asl ne demek ..vay ben bilmiyom deme bak bilmediğini Allah ayağına kadar getiriyo:)) yorum için saol @yorgun savaştı(geleceğin reklam yıldızı):)
ELİF..den dedi ki…
Evet ya neden ilk şehiri ve yaşı sorarlar anlamam,ne işine yarayacaksa degil mi?
Hiç chat yapmadım ama bir dönem okeye dadanmıştım oradan biliyorum.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…