23 Temmuz 2009 Perşembe

uzun bir açlık hikayesi:))

  Yıllar yıllar önce(ben diyim 4 siz diyin 5 yıl önce)güzel ülkemin güzel başkentine yolculuğa çıkan 5 kişilik bir ekibiz...hemen sevinmeyin yolumuzu kaybedip ıssız bir benzinlikte almadık soluğu:)) akşam yola çıktık başkentteki güzeller güzeli ukalalar ukalası canımız bitanemiz (nerdeyse açlıktan ölmemize sebebiyet verecek olan)zat-ı muhteremi almak ve baba evine getirip bir haftasonunu onunla geçirmek için..işin en tuhaf yanı arabada 5 kişiyiz onu nasıl alıp dönecez kimse düşünmemiş:))
  Neyse o zamanlar arabaları erkek kuzenler kullanıyor diğer yedek şöför (:P) de yanında oturuyo ..bunlar yer değişmeye karar verdiler ama ikisininde arabadan inip yer değişmeye cesareti yok çnkü biliyorki arabadan ineni(eşek şakası yapıp) diğeri otobanda bırakacak..neyse Alamancı olan C  inme gafletinden bulunuyor veeeeeeeee diğeri basıyor gaza...C neye uğradığını şaşırmış vaziyette arkamızdan bakıyoo:)) Bu birrrrrr..neyse Alamancıyı alıyoruz arabaya(nede olsa anası bize emanet etmiş:))
 Gecenin bi vakti ukalalar ukalasının bulunduğu eve gidiyoruz (açlıkta tavan yapmış hepimizde) bir de ne görelimmm evdeki en lüks yemek zeytin...farkındaysanız zeytin ekmek demedim sadece zeytin:))Eee  gecenin o saatinde açık biyer bulmak için uğraşmak yerine zeytinimizi krakerler eşliğinde yiyoruz bir güzel..en küçük kuzen yeminler ediyor bir daha zeytin yemeyeceğine dair:)))
  sabah oluyor olmasına ama ''hani kahvaltı ?zeytinleride yedik gece:)''neyse takılıyoruz ukalalar ukalasının peşine doğğru çalıştığı şirkete patronundan izin almayaa..orda öncelikle Allahın sevgili bir kulu hepimize tost (tooosttt)ısmarlıyo misafiriz yaa:))sonra patronla karşılaşıyoz ve direk şunu soruyo ''arabada 5 kişisiniz nasıl R'yi almaya geldiniz''en küçükten en büyüğe duygu sömürüleriyle izini alıyoruz..öğleden sonra yola çıkacaz o saate kadar şirketteyiz ukalalar ukalasının çıkış saatini bekliyoruz...o kısmı hatırlamıyorum ama biz akşam vaktine kalıyoruz...burda tekrar hatırlatıyorum biz hala açızzz(işyerinin bulunduğu yerden dolayımıdır nedir hatırlamıyorum ki bu açlık halini)içimizden biri başkentte evli olan en büyük kuzenimize gitmeyi öneriyo(hangimizdi bilmiyom şimdi bile gözlerinden öperim o kuzeni)neyse biz aç bitaf sefil gurup kuzene tlf açıp gidiyoruzz ..canımmm o da yemek masasını krallara layık hazırlamışş...hoşbeşten sonra hadi yemeğe geçelim diyo..ellerimizi yıkamak için yemek salonundan ayrılırken en küçük kuzen arkaya dönüp sessizce bize''gördünüz dimi çorba bile varrrr'' demesiyle biz kopuyoruzzzzzzzzzzzzzz..Zavallı kuzen Alamanyalardan bunları çekmek için mi gelmişti ''çorba bile var'':):):):)):):)
  Bizler yemek eşliğinde olanları kuzen ablamıza anlatıyoruz hem gülüp hem karnımızı doyuruyoruz...Kuzenimizin eşi olan canımız eniştemize şimdi bile ''nasılsın M enişte ''dediğimizde''eh nasıl olalım sizden sonra anca kendimize gelebildik''diyor ...
  Bu yazıyı ,geçen hafta yine aynı ekiple o günü yadettiğimiz  için yazıyorum :))
Share:

3 yorum:

mit dedi ki...

Yazık yaaa... :) Be mübarek insanlar, çıkıp dışarıda bir iki şey atıştırmaya da mı üşendiniz? Ben olsam dayanamaz, atardım kendimi sokaklara :)

Bak karnım da acıktı şimdi, oldu mu bu yaptığın? :)Ramazan da geliyor, yemekle ilgili ne kadar anınız varsa dökün, oruçluyken hiç çekilmez böyle yazılar :)

Son olarak; Allah hiç kimseyi açlıkla terbiye etmesin.

devenin_bale_papucu dedi ki...

@mit,öyle deme terslikler oldu bizim aç kalmamız için..bilirsin bi terslik insana yapıştımı devamı gelir :)biz ters giden olayların kurbanıyız:) yoksa emin ol guruptakilerin hiç biri açlığa dayanıklı kişiler değildi:)

devenin_bale_papucu dedi ki...

bu arada bana terbiyesizzzz diye yorum yapan zatı muhterem:))) yayınlamadım yorumunu terbiyesiz heee ben heeee:))