Ana içeriğe atla

itiraf ediyorum hocam:))

(lisede) Değerli tarih hocam ,a-b-c-d diye guruplara ayırmıştınız ya bizi bir sınavda, işte o zaman ben sizin sınavınızda kendi sınav kağıdımı doldurduktan sonra başka bir arkadaşım içinde sınav kağıdı doldurup size verdim ve siz anlamadınız(anlasanız beni disiplin kuruluna gönderirdiniz kesin)

(lisede)Bir de mudur yardımcımız için bilgisayara kayıtları geçiriyorduk, bize sakın karıştırmayın dediğiniz o dolabı, siz odadan çıkar çıkmaz karıştırmıştırdık(öğretmenlerin öğrencilerle ilgili görüşlerinin olduğu kara kaplı bi defteri de okuduk)

Bunu söylemekten cidden utanıyorum ama unversite de L hocam siz kafeye yaklaşırken hepimiz kafeden kaçıyorduk yanımıza gelmeyin diye..ders aralarında sizin nasihatlerinizi dinlemek bazen çekilmez oluyordu(herne kadar siz tanıdığımız en iyi insanlardan biri olsanız bile )

Yorumlar

ramazan dedi ki…
öğrenciyken,hepimiz bu tür yaramazlıkları yapardık.Öğretmenlik yaptığım uzun yıllarda da öğrencilerimin yaptığı yaramazlıklar bıyık altından güldürürken,dışarıdan ciddi davranıyorduk.Daha sonrada kendi kendime gülüyordum.
devenin_bale_papucu dedi ki…
yorumiçin tşk ederim hocam...
şimdi biliyorum ki yaptığımız her uyanıklıktan öğretmenlerimizin zaten haberi oluyormuş:))

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…