Ana içeriğe atla

ukala felan değilim asla kabul etmiyorum

Okulda arkadaşlarım arabesk dinlerken ben yabancı muzik dinlerdim ''entel dantel''diye takılırlardı o zamanlarda vardı bende bi tuhaf hal...okumak listemde hep ilk sırada yer aldı ve bana çok fazla şey kazandırdı bu durum ama bir yönden de kaybettirdi(!) hayata bakışım değişti, olayları değerlendirmem farklı oldu,kendimdeki eksik yönleri(tembelliğim dışında:))gidermem de yardımcı oldu,insanları anlamak da artık zorluk çekmiyorum,anlaşılamamaktan da hiç şikayet etmedim,mukemmeli aramamayı öğrendim çünkü ben de mukemmel değildim,hayatta önemi olanın ne olduğunda çok yardımcı oldu OKUMA ya olan merakım...v.b buna benzer bir çok artıları oldu hayatımda 

Bunun yanında bir kötü yanı oldu ''artık insanların ne kadar basit şeyler için zamanlarını harcadıklarını, deveyi pire (ki bana göre cidden saçma şeyler için)yaptıklarını ve sürekli aynı boş şeylerden şikayet ettiklerini görünce sıkılıyorum artık''bu ukalalık değil ama adını da koyamadım:)) 10 yıllık süre içinde bir insan değişmiyorsa bu beni sıkıyor.Bir günümüz diğer bir günümüze eşitse ziyanda olduğumuzu söyleyen bir PEYGAMBERin ümmeti olarak bırakın bir gün, 1 yıl da bile olumlu olarak bizde bi değişiklik olmamışsa kafamızı iki elimizin arasına alarak bir hayli düşünmemiz lazım..

NOT:İnsanlar hakkında bu şekilde düşündüğümü onlar bilmiyor ,bi sen biliyorsun okuyucu:)her kim olursa olsun ''istediği kadar deveyi pire yapsın'' ben insanları çok seviyorum kimse kimseyle boşuna karşılaşmıyor çünkü herşeyin bir sebebi var ben de sebebi verenden dolayı herkesi seviyorum...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…