Ana içeriğe atla

İnsanları Sevin ,Sevmeseniz Bile İzleyin !

Lisede herkes arabesk ya da ilahi dinlerken ben New kıds on the block,George Mıchael ve Tarkan dinlerdim (düşünün İmam-Hatip'teyim) ve bunlar yıllar yıllar önceydi zamanını da göz önünde bulundurun...Arkadaşlarım kitap okumayı sevmek yerine kafelerde vakit geçirmeyi tercih ederken ben Sofinin Günlüğü'nü okuyordum (okumaz olaydım)sınıftaki erkek arkadaşlar ''Entel2diye dalga geçerlerdi onları bile ciddiye alıp kızmazdım..Ama teee o zamanlar da bile laobaliliği sevmezdim (kararlılığım ve asabiyetim çocukluktan kalma yani) 

Universite zaten trajikomik seçimlerimin zaman dilimiydi...Başörtü zulmü damgasını vurmadan önce orada da garip bir tiptim. Dedemden kalma eski (belki de ikinci dünya savaşından kalma :D )bir deri montu tamir ettirmiştim onu giydim yıllarca... pardon bir de asker çantam vardı ...Gözünüzde gayet silik garip birini çizin işte... millet süslü püslü gezerken herkesden farklı kötü giyinen, onlar eğlenirken sinemada kitap evlerinde vakit geçiren biri işte...Millet dedikodu peşindeyken o okulda gazete dergi çıkarma telaşında silik bi tip...Okumayı deli gibi seven (okuduğu kitapları unutacak kadar seven :D ) ve izlemeyi her fırsatta başkalarını dinlemeyi kendine vazife bellemiş biri..

Diyeceğim o ki toplumda bir adım geride herkesin içinde herkesleşmemek için rengini seçip ona sahip çıkan biriydim ve bu garip hal içinde Kur'an ve Sorgulama hep hayatımda oldu ... çok dindarlar beni beğenmedi çok modernler de gerici gördü ben onları da ciddiye almadım inatla Allah ne diyor ne istiyora sarıldım çok şükür..Hep söylüyorum Kur'ana bağlılığımı (anlamıyla ) babamdan ,sorgulayıcı tarafımı da annemden almışım Rabbim her ikisinden de razı olsun onlar benim başıma gelmiş en güzel şeylerden...

Buralarda yazıp çizdiklerime bakmayın ben aslında insanları seviyorum onları tanıdıkça kendime pay çıkarıyorum bir sorunu çözüyorum kendimce ! Karşınıza çıkan herkes de sizin için şifreler var emin olun; sevmediğiniz kişilerde bile ! Çocuklar ve yaşlıların sizi sevmesine özen gösterin çünkü onlar size herşeyi yalın şekilde anlatırlar; çocuklar zaten masumdur yalanı riyayı bilmezler, yaşlılar da (akıllı başlı yaşlılar) da hayatının gerçekten önemli kısımlarını idrak etmiş kişilerdir anlattıklarını dinleyin..

İnsanları önce gözlemlerim sonra kafamda olumlu ya da olumsuz zanlar oluşur ve ona göre mesafemi çizerim (şimdiye kadar pek yanılmadım bu konuda) Baktım anlaşamayacağım biri uzak duruyorum ,faydam olacak biriyse bi tık öne alıyorum dost olabileceklerimi de dünyama alıyorum ama onlar da aramda mesafe oluyor (Orta okulda Kimya öğretmenim demişti herkese bir soru işaretin olsun ki hayal krıklıkların çok acıtmaz!) Zaten dost olacağım kişiyi toplasan bir elin parmaklarını geçmez ömrüm boyunca.. ben çok konuşsam da kendimle ilgili şeylerde ketum biriyimdir onun için dost olurum (en alasından) ama dost bulamam zira aramam da ..Arkadaş ise çok kolay edinirim hem de sudan sebepler bulur hemen arkadaş olurum severler de beni ..

Ne diyordum ben ya hu...heee arkadaşlar başkalarından alabileceğiniz güzel şeyleri alın (dersler çıkarın eksikliklerinizi giderim onların yaşantılarından ) hemen herkesi ötelemeyin sevmediğinizi düşündüklerinizle de düşman olmayın,sadece izleyin büyüyünce onlar gibi olmamak için ;)

Bu aralar çok sıcak olduğu için aklımdaki tilkileri bir araya toplayıp tumturaklı yazılar yazamıyorum sadece içimdekileri olduğu gibi düküveriyorum eylesine ...Ama insanlar hakkında dediklerimi ciddiye alın zira mükemmel insanı bulup dost edinemezsiniz en mükemmeli bulup evlenemezsiniz onun için bulduklarınızın değerini bilin emi ! B de güzel müzikler dileyip güzel şeyler hayal edin özellikle hayal kurun elimizde bi o kaldı kendimize ait ....+

Yorumlar

Ramazan Aksoy dedi ki…
Marjinal olmanın dayanılmaz hafifligi George Mıchael ve Tarkan hemde İHL marjinal olmak böyle bir şey demekki,baban biliyormuydu bu dinlediklerini onu merak ettim.Sofinin günlügü çok şeyler katmıştır heralde.Lisede favorim Ferdi Tayfur,Ümit Besen,İbrahim tatlıses klasik erkek hegemonyası işte.Sinema Bruce Lee ve Kovboy filimlerinin hiçbirini kaçırmazdım.
Herkes bir renktir hayatın içinde ve iyiyi kötüyü egriyi dogruyu sevgiyi sevgisizligi dostu düşmanı iletişime geçtikce ögreniyor yaşantımıza yön veriyoruz,aile ilk egitim sahası olsada pratigi hayatın içindeki insanlarla yapıyoruz ve her karşılaştıgımız insanlar kendimizi geliştirmede birer işaret taşı olarak kalıyor hayat denilen yol haritamızda.Kimisiyle yolculuga devam ederken kimisini geride bırakıyoruz sana kazandırdıkları ve kaybettirdiklerini yanına alarak.
İnsanları sevmek herşeye ragmen güzel bir olgu kimisini örnek alarak kimisini tecrübe kazanarak kimisini öteleyerek ama önce sevmeyi ve tanımayı tercih etmek en dogru olan olsa gerek dedigin gibi.İnsanları sevdiginden şüphem yok nasıl bu kadar eminsin diyorsan oda bana kalsın.
Yazının altına imzamı atarım müsadenle çünkü benzer tarafların o kadar çokki çapaçul giyinmek burayı okurken eşimin sözü geldi,aynı iş yerinde çalışıyorduk diyordu çok çapaçul giyiniyordun giyinmesini hiç bilmiyordun diyordu nasıl sana kapıldım anlamadım diyordu hala giyinmeyi beceremem ne giyecegime o karar verir alışkanlık işte.Güzel insanlar hayatın en güzel renkleri buldugun zaman degerini bilin bulamadıgın zaman hayatın diger renkleri deyip sevmeye çalışın.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…