Ana içeriğe atla

Seven Sever,Sevmeyen de Kendi Bilir !

Sevgili Günlük,
Yine ara verdik muhabbete ama bu sefer suçlusu ben değilim Bilgisayar ! Uzun konu bunu geçiyorum ..

Görüşmeyeli ülkede bir çok acı olay gerçekleşti , Dünya yeni bir yıla girdi ,kar yağdı ortalık kardan adam doldu .. Bizler (özellikle bu ülkenin insanları)bi mutlu bi mutsuz bir umutlu bir umutsuz hızla yaşayıp gidiyoruz bir de bu aralar kar tatilleri de girdi araya şimdi artık günleri bile şaşırdık inan ! Allahın ,beden ve akıl sağlığımızı koruması için duacıyız ...

Bazen(psikolojime göre) kendimi filmlere veriyorum bazen de sadece kitaplara dalıyorum (ki sanırım şimdi bu aralar bu moddayım) sanki böyle yapınca uzaklaşıyormuşum gibi oluyor (bir süreliğine) evet sen buna "kendini kandırma!"da diyebilirsin ama işe yarıyor(bi süreliğine) be Günlük ! Pardon bir de Belgeseller var ki onları da çok sevmeme rağmen izlerken insanlığın halini hatırlayıp hem kızıp hem de umutsuzluğa kapılıyorum..

Hayat eskiden (çok eskiden) nasıldı bilmiyorum ama şimdi hem çok hızlı geçiyor hem de biraz(!) boş geçiyor ...İnsanlık denen bir olgu var ölüp ölmediği tartışılıyor, dünyanın bir yanı kan ağlarken diğer yanının ölenlerden bile haberi olmuyor olsa bile kılları kıpırdamıyor ! Bildiğin Firavun devrinin 2000li yılları anlayacağın.. Gerçi bu kadar çok kötülük bir dönemde hiç olmuş mudur emin değilim !

İnsanlardan ben de sıkıldım ve eminim ki onlar da benden sıkılmışlardır zira sıkılmasınlar diye ekstradan bişey yapmıyorum ! Hayatın bir gerçeği var ya " Kimseyi memnun edemezsin!" diye heh işte ben onu teee en baştan kabullendiğim için gaayet rahatım bütün mesele bu ; sen iyiliği az yapsan da çok yapsan da yapmayı kestiğin anda zaten senden kötüsü yok olacak iyisi mi "Sen, sen ol seven sever sevmeyen de çok da tın!"

Neyse sevgili günlük döncem ben sana şimdi gidip hayatın içine dahilmişim herşeyden memnunmuşum gibi davranayım sonra gelir dertleşiriz...

Yorumlar

Ramazan Aksoy dedi ki…
Öncelikle günlügün adına tekrar hoşgeldin diyerek söze başlayayım.Yazmak duygu ve düşünceleri en iyi anlatma biçimidir kendi adıma konuşmayı pek beceren biri degilimdir topkum içinde duygularımı net ifade edemem yazmak konuşmaktan daha iyi geliyor o yüzden yazmayı ve yazılanları okumayı severim.İnsanlar duygularını ifade biçimi karakter ve huy durumuna göre degişir kimisi vurdumduymazdır kimisi alıngan.İnsanlardan umut kesmek insanları memnun etmek aslında yaradılış gayemiz sadece iyi bir insan olabilmek benim felsefemde bu insanlardan zarar görmeme ragmen unutup yine onlara karşı iyi insan olabilmek ve ne kadar zarar verirlerse versinler onlara karşı yine iyi insan olmaya çalışmak evet biraz aptalca geliyor düşünsene sana zarar vermiş senin iyiligini istemiyor senin kuyunu kazmaya çalışıyor ama sen hala ona karşı iyi insan olmaya çalışıyorsun.Evet aptalca ama Rabbimin emri "iyi insan"olun degilmi?dedigin gibi kimse kimseyi sevmek zorunda degil varsınlar sevmesinler çokta tın çokta fifi ben yine iyi olacagım yine kötülükten uzak duracagım ve Rabbimin emrettigi gibi "iyi insan olacagım.Oglum bile kızıyor baba diyor bu kadar iyi olma insanlar senle alay ediyor egleniyorlar sen hakettikleri cevabı vermiyorsun.(facebookta yorumları görüyor).Diyorumki oglum bizler bu dünyaya kötülük yapmaya gelmedik iyilikten asla taviz verme uyanık ol tuzaga düşme ama asla kötülük yapma ve insanları sev sevgi ve iyilik bir müminin en güçlü silahıdır bakınız peygamberimizin hayatı ve yaşantısı.
Pabuc dedi ki…
Ramazan Hocam,
kötülük yaptığını ,arkamdan konuştuğunu bildiğim kişilerden uzak durmayı tercih ediyorum ama uzaklaşamayacağım kişilerdense de ekstradan iyilik yapmasam da insani davranışlarıma devam ediyorum ...ama yine de komik geliyor onların halleri hem arkanızdan entrikalar kötü konuşmalar yapıyorlar hem de yüzünüze gülüp iyi gibi davranabiliyorlar yazık bu kadar iyi rol yapabilmelerine !

Yorum için teşekkürler...
Ramazan Aksoy dedi ki…
Aynen öyle dedigin gibi görüşmek zorunda oldugumuz insanlardan kopamıyoruz,sanal alem degilki silsek yada engellesek,yapmacık tavırlar sahte gülüşler gerçekten komik oluyorlar.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…