11 Ocak 2017 Çarşamba

Musa Olmayı Seçtik !


"Bizim,bizden başka dostumuzun olmadığı!" gerçeğinin hayatımızda maddi manevi sıkıntılar estirdiği, düşmanlarımızın açık açık dile getirilebildiği kıldan ince kılıçtan keskin dönemlerden geçiyoruz; münafıkların cirit attığı fitnenin kol gezdiği tehlikeli dönem...Ve, ya şuur/feraset ve birliğimiz beraberliğimiz bizi kurtaracak ya da içimizdeki münafıkların yardımıyla düşmanlarımız bizi frenleyecek , biz buna kısaca "İstiklal Mücadelesi" diyoruz...

Biz pes etmeyeceğiz öyle bir kod yok genlerimizde ...Savaşçı (mücadeleci) bir milletiz ve bizi bir birimize bağlayan ırklarımız değil imanımız ve imanımız bize: zulme zalime karşı dik durmayı mazluma dosta karşı da mütevazi /dost olmayı emrediyor!

Zulüm(!) denen illet, Ademi Cennetten kovduran fitne ateşini ateşleyen şeytan ile başladı ve Ademin çocuklarıyla da dünyaya düştü ! O gün bugündür mücadelemiz son hızla devam ediyor; mikrodan makroya...Kendi içimizdeki mücadeleden tutun da dünya üzerindeki toplumsal mücadelelere kadar hep aynı ateşin kıvılcımlarından tutuşmuş yangınlar...

Biz (ben, sen, o, biz, siz, onlar) hangi taraftayız asıl mesele bu ; çoğunluğun seçimleri belirleyecek gidişatı ! Ya Firavuna baş eğmiş halklar gibi köleliği zorunlu seçeceğiz ya da bu sisteme dur demek için kıyama kalkacağız; halklar kendi adlarına ülkeler de dünyada bu ezen/ezilen sistemin parçalanması adına kıyama kalkacak ...Yoksa bu sistem ,sistemi kuranları da sistemin kölelerini de eninde sonunda yutacak ...

Bizim savaşımız da işte bunun için çok daha büyük ve  düşmanımız çok ! Biz bu yolda ,sistemin köleliğini reddeden Musa olmayı seçtik ,karşımızda ise sistem kurucusu ve kurduğu sistemi korumaya tüm gücünü veren Firavunlar ... Dursanızda ilerlesenizde sizi yok etmeye odaklanmış Firavunlar!... Peki ölümü şehadetle taçlandırmak için yaşanlar için "durmak!" diye bir şey var mıdır ? Peygamberi bir yola çıkanlara kazanmadan ölmek var mıdır ? Bir ölüm bin diriliş değil midir bu yolda...

Ölümle korkutamayacağınız kişileri maddi şeylerle korkutmaya kalkışırsanız sadece içlerindeki münafıkları temizlersiniz ! Düşmanın en tehlikelisi münafıklardır ve onlar da her zorlukta kendilerini belli ederler geriye müminin de vatandaşın da samimisi kalır bu da şer zannedilenin müminler için hayır olarak dönmesi demektir !

Zor dönemlerden geçiyoruz ... Yalnızlık zaten yol arkadaşımız bizim Allahtan başka ne dostumuz ne de yardımcımız var ;Ona sığındık Onun yardımına inanıyoruz ve güveniyoruz ...Onun yolunda onlalım da varsın dünya düşmanımız olsun...Madem ölüm bir defa gelecek o da Rabbimizin çizdiği yok üzere olsun !.. Zalime karşı kıyama durduk bir kere ,rükuya ümmet olarak namaz halinde eğileceğiz inşaallah ...

4 yorum:

Profösör dedi ki...

Münafığın alametlerinden birisi fitneci oluşudur. O kendini gizlese de kendini belli eder. Şuurlu bir toplum fitne çıkartanları bertaraf etmiştir. Hepimizin beşer olarak hataları vardır. İyi yönlerimiz dururken kötü yönlerimizi öne çıkartmak bizi lime lime etmek isteyenlerin projelerine su taşımak demektir. Allah bizi birbirimizden ve birliğimizden ayırmasın. Düşmanları da cehennemin dibine soksun.

Pabuc dedi ki...

Amin inşaallah Mehmet Hocam..
Böyle bir dönemde düşmanlarla aynı dili kullanmak da bizi kötü durumlara sokabilir tehlikelere şuurlu yaklaşmak lazım...

Ramazan Aksoy dedi ki...

Evet mücadeleyi seviyoruz savaşcı ruhumuz genlerimizde var ve özgürlügü seviyoruz ama malesef kötü yanımız fitne ve fesat tuzagına düşüyoruz hırslarımızın esiri oluyoruz güç ve iktidar için gerekirse önümüze ne gelirse yıkıp geçiyoruz.Tarihimize baktıgımızda bir yigit çıkıyor tek başına çıktıgı yolda insanları peşine takıyor ve bu yolda düşmanla mücadele ederken içerde bunu hazmedemeyen çekemeyen dost bildiklerinin fitne ve fesatlarıyla mücadele veriyor bu huyumuzu bir türlü atamadık.Bu millet sırf kendi içindeki fitne ve fesatcılar yüzünden kendi elleriyle kurdukları devleti yıkmasıyla meşhur oldu,düşmanına korku salan bir millet içerdeki hainlerden bir türlü kurtulamıyor.

Pabuc dedi ki...

Bilip bilmeden konuşmayı da çok seviyoruz maalesef.. hatta her şeyin en iyisini bizim bildiğimizi zannediyoruz hatta öyle ki devlet bile hiç bişey bilmiyor biz biliyoruz!Hiç sabretmeyi acaba o da haklı mıdır demeyi bilmiyoruz ya da belki bir bildiği vardır demeyi..

Ya Rabbim Şükür, 28 Kasım !

Nasıl başlasam da kendimi ifade edebilsem diye geçirdim içimden ...Sonra hatırladım ben sadece içimdeki sese göre davranan biriyim niye ne...