
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.
Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..
Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...
Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişman olun özür dileyin (ama dileyin özür dilemek ayıp değil!) yeşillik bulup oturun elektiriğinizi atın, pazarcı çürük meyve verince yüzüne uzun uzun bakıp pis bir tebessüm edip" Ahirette görüşecez bilader!" deyin yürüyün gidin, gülümseyin hatta elalem ne der demeden kahkaha atın, otobüste minibüste gençlere yer verin , annenizin şikayetlerine tebessüm edin ,babanızın bu dünyadaki görevini tamamlayıp gitmesine doayasıya ağlayın ama içinizden "Rabbim biz ondan razıydık Sen de ondan razı ol! diye dua etmeyi de unutmayın..
Gerçekleşmeyen hayallerinizi hatırlayın içinizden " ah be!" diye geçirin, yeni hayaller bulun, bazen istemediğiniz şeyleri de yapın, zor gelse de kendi nefsinizden geçip başkalarını memnun edin! Atalarınızı sorgulayın, yarınlarınızdan korkun ama Allaha güvenin!
Bir defalığına buraya gönderilmişsiniz yaşayın ya ona buna şuna bakmayın hayatınızı yaşayın.. İnsan olarak gönderilmişsiniz insan gibi yaşayın başka bir şey de istememiş ki sizi gönderen Rab ! İnsan ol insan gibi yaşa ki insanlık olsun demiş biraz gayretle yaşayın... O kadar acılar yaşanıyor ki hayatın içinde mutluluğa huzura kapı aralanınca doyasıya yaşayın o anları mesela ,sakın teğet geçmeyin yarın mutlu olurum demeyin o an mutluysanız hakkını verin anın...
İnsanlara bakmayın onlar kötülükte yapacaklar ihanette edecekler yüzünüze gülüp arkanızdan da çekiştirecekler size hiç durmayın hayatınıza gölge etmelerine izin vermeden yaşayın gitsin ; tek hak dünya için yaşam süresi...
Yaşlandım la yaşlandım, arkamda sevdiklerimi bırakarak ,yarınlar için hayaller kurmaktan korkarak,şükrederek ama korkularına yenilerek yaşlandım... Dünyanın faniliği ve imtihanı beynime yüreğime öyle bir kazımışım ki sevmelerim bile korku barındırıyor ! Aşkımı da sevgimi de doyasıya yaşayamamışım hep korkmuşum imtihanın nereden olacağını bilememekten , sürekli aklıma şu telkini yapmışım " Hiç bir farkın yok diğer insanlardan sen de aynı şeylerle imtihan olabilirsin !" ... Bişeylere sahip olmaktan korkmuşum hep; nasılsa her şey fani diye! Deliliğe vurmuşum içime kapanmışım kaçmışım kaçmışım.. Yaşlanmışım la bu arada !
Aklım kafama fazla gelmiş gibi , yürek benden firar etmek ister gibi,gözlerim yalanı ararmış gibi, beynim doğrulardan kaçar gibi, zanlar gerçekleri örtmeye çalışır gibi,anlaşılmamaktan şikayet ederken anlaşılmamak için çabalar gibi...Yolu seçmiş yolunda sabit kalmak için savaş veren biri..Sıradan arkalardan bu zamandan ama eskilerden...Gözyaşıyla acılarını korkularını atmaya çalışan korkak biri!... Her şeye rağmen dünyaya gönderildiği için mutlu olanve teşekkürünü Rabbine saklayan biri...... tuhaf biri ... Elif gibi biri...
Rabbim verdiklerin ve vermediklerin için şükürler olsun ; korktuklarımdan emin eyle beni verdiğin nimetlerin şımarıklığından da uzak eyle..Haddimi bilip kulluğuna layık olmayı nasip eyle .Doğdum ve inşaallah Ahirette de Cennet için doğarım...
kendime hediye ediyorum bu şarkıyı https://www.youtube.com/watch?v=zDLt8YKdzBk
Yorumlar
Profösör, amin Hocam,Allah razı olsun...
dedim ki bu sefer ilk aklıma gelenleri yazayım : bunlar da itiraf gibi oldu ama olsun..