Ana içeriğe atla

Komşusu Yanarken Uyuyamayan Türkiye!

Komşunuzun evinde altın var diye birileri evini yakıp altınlarını çalmaya çalışıyor ve oldukça da kalabalıklar ! Yangını çıkaranları herkes gördüğü halde kalabalık ve güçlü oldukları için hiç kimse sesini çıkaramıyor çünkü yarın öbür gün kendilerine de zarar verebileceklerini zannediyorlar ! Ve siz yangını çıkaranlarla tek başınıza olduğunuz için mücadele edemiyorsunuz ve  yangını söndüremiyorsunuz ve hiç değilse ev ahalisini kurtarayım diye uğraşıyorsunuz...

Evdeki bebeklerin yanma çığlıklarını duyacak kadar yakınınız çünkü ... Yıllardır komşusunuz bir fincan kahvenizi bir miktar şekerinizi tuzunuzu paylaşmışlığınız vardı çünkü ...Bayramlarda birlikte kutlamalar yaptığınız bayram namazlarını birlikte kılmışlığınız vardı çünkü...Dedeleriniz uzaktan da ola akrabaydı ya çünkü... insandı ya çünkü onlar.... Çocuklarının çığlıklarını duyacak kadar yakın, ciğeriniz parçalanacak kadar da insansınız çünkü...

Yardım etmek için içiniz gitse de tek başınıza bir tek yetişebildiklerinizi kurtarmaya çalışırsınız ama yanınızda size yardımcı olacak bir dost bile olmadan ...Ev yanarken siz de içindekileri kurtarmaya çalıştıkça hep etraftakiler hem de kendi içinizdekilerden çatlak sesler geldiğini düşünün bir de ! Nuh un eşi gibi sizin de eşiniz şikayete başlasa mahalleliyle bir olup sizi durdurmaya çalışsa ya da kurtardığınız kişileri evinizden atmaya çalışsa! Onları alacak kimsenin olmadığını bile bile izin verir miydiniz onların evinizden gitmesine !

İnsanlığınız kadar gayret edersiniz elinizden geldiğince barınma ve yiyecek ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırsınız ev ahalinizin şikayetlerine rağmen! Bir de yetmezmiş gibi yangını çıkaranların saldırılarına göğüs germeye çalışırsınız ; siz evinizden çıkıp daha çok  çalışıp daha çok kazanmak için gayret ettikçe onlar sizi evinize hapsedip dışarıya çıkmamanız kazanmamanız güçlenmemeniz için saldırmaya sizi yıldırmaya çalışırlar bir de...

Siz güçlü olup zalimler bir daha kimsenin evini istedikleri zaman rahat rahat   yakmazın/yakamasın diye  çalıştıkça onlar bir yolunu bulup sizi yıldırmaya çalışırlar ! Siz evden çıkıp tüm mahalleye tüm şehre gerçekleri haykırmaya çalışırsınız, onlar içinizden bir fitil yakıp evinizi başınıza yıkmaya gayret ederler ...Direnirsiniz, evinize verilmeye çalışılan zararları ev ahalisiyle durdurmaya çalışırsınız -çatlak seslilere rağmen- durdurursunuz da ama  onlar hiç durmazlar !...

Türkiyem işin öyle zor ki... dışardaki zalimlerle uğraşmak evet zor ama aynı kişilerin senin içindekileri kullanarak sana dört biryandan saldırması yok mu !.... İşin zor be Türkiyem,yardımcın sadece Allah ve Allah için ömür süren bir avuç Bedir Aslanı yiğit evlatladın...

Yazının şarkısı varsın bu olsun...
 https://www.youtube.com/watch?v=kd3VbrGBEVg

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…