Ana içeriğe atla

Bu Durum Biter mi? Bitmez...

İlim/Bilim insanı olmak çok güzel ki imanı da yüreğinde barındıranlar için!
Hem Dünyanın boş şeylerinin farkına varıp dert edinmezsin hem de gerçeğe yakın bir ömür tutarsın; tabi ki İslamı yüreğine indirebilmişsen...Böyle olunca da canlılara zarar vermezsin veremezsin, dedim ya gerçeğin farkına varırsın imanla aklını vicdanını diri tuttukça..

Hepimizin bir çok şikayetleri oluyor: basit ya da önemli konularda ve özellikle dini konularda yapılan yanlışları iman eden ya da etmeyen herkes eleştirir durur ; haklı ya da haksız... İnanmayan insan bile inançlıları eleştirir ! İnanmadığı bir tanrının(!) kurallarını yanlış uyguluyorlar diye kişileri eleştiri yağmuruna tutarlar :" Bir de Müslüman olacaksınız, güya din yaşıyorsunuz, ne biçim dindarsınız... din sadece namazdan oruçtan ibaret değil.." gibi bildik sözler işte...

Bir de dini Ana kaynağından okumamışları Müslüman beğenmemeleri var ki akıllara zarar.. Yaptıkların yanlışın onları "Cennet ve Cehennem" Bekçiliğine soyundurduğunu farkına bile varamazlar !  Zannederler ki din adına ne kadar çok konuşursak o kadar çok sevap depolarız ! Yok kardeş durum bundan ibaret değil; olan şu ki: sen Allahın dinini Allahın kitabından anlatmadığın zaman daha çok kişi çekebilmek için kendinden de bir şeyler katıp ortamı ilginçlertirme(!) tehlikesine düşüyorsun sonrası zaten şeytani yanın senin parmağında oynatmaya başlıyor ! Ve sen kendini "Sırat köprüsünü!" geçmiş Cennetin kapısında taraftarlarını bekler biri olarak hayal edip duruyorsun bir ömür boyu !Neyse irade sahibisin istediğini yap istediğini hayal et  benim için sorun yok !

Herkesin iyi mükemmel olmasını bekleyip sistemi eleştiren ama söylemlerinin hiç birini yapmayan kişilere hiç girmeyeyim zira sayıları buradan Ağrı dağına yol olur...Birileri Kuran okuyup Kuran gibi yaşasa, birileri hiç dedikodu yapmasa iftiralara engel olsa, hiç haram yemese faize bulaşmasa, zengin olsa ama mütevazi bir hayat yaşasa, yoksullara hep yardımcı olsa, yolda kalmışları evlerine ulaştırsa, nerede yetim var başını okşasa ihityaçlarını giderse ..hep birileri yapsa bunları ve onlar da gündelik hayatlarına devam etseler ev araba okul taksiti faturalarını ödese ! Onlar hayatın telaşı diye hep lükse doğru evrilseler ama birileri zorda ve rahatta hep ihtiyaç sahiplerinin yanında olsa ve günah denizinde günaha bulanmamak için çaba sarfetse !

Dünya kendimizi kandırdığımız bir yer  oldu çıktı ve hepimiz Peygamber komşusu olmayı hayal ederek Ahireti bekliyoruz! Hiç kimse Peygamberi örnek alma derdinde değil zira ona da hazır bir lafımız var "Ama O Peygamberdi!" Hepi kendimize bakmak yerine kötülere/kötülüklere odaklanıyoruz onları düzeltmeye adıyoruz kendimizi... bu hayatın bizim olduğunu ve yarın kendimizden sorumlu olacağımızı, hesabımızı yalnız vereceğimizi ve hiç bir mazeretin mazeret olarak sunulamayacağını hiç aklımıza getirmiyoruz ! "Toplum çok bozuldu, çocuk büyütmek çok zor oldu bu toplumda.." gibi söyler hepiniz duymuşsunuzdur ya da söylemiş... Sanki uzaydan başka canlılar gelip toplumumuzu bu hale getirdi !!! Hiç kendimize toz kondurmuyoruz; işin içinden sıyırılma konusunda üzerimize yok !

Bu karmaşık durumlar ne zamana kadar sürer ki ! Kıyamete kadar sürecekse eyvah ki eyvah demek ki şu Bilimkurgu filmlerindeki şeyler gerçek olacak; insanlık yerin altlarına girecek temiz havaya merhamete muhtaç olacağız birleri insani bişeyler yapsa da azıcık huzur bulalım diye bekleyeceğiz ! "Tanrının Kitabı" filmini canlandırın gözünüzde de korkun biraz !....

Benden bu kadar şikayetlerim her insan gibi bitmez ,onun için geri kalanını içimden düşünüp biraz karamsarlığa kapılayım sonra da gerçek bir tefekküre dalıp gerçeği hatırlayıp "Sübhanallah" deyip hayata kaldığım yerden devam edeyim...

Hadi size de kolay gelsin...

Ben caz dinliyorum ne alakaysa artık ,siz de hiç tarzınız olmayan bir müzik açıp okuyun yazıyı herşeyi kendi isteğinize göre yapıyorsunuz da ne oluyor !...................................

Yorumlar

Ramazan Aksoy dedi ki…
Caz dinleyerekmi yazdın.Bu yazıyı okurken bir şey dinlemek mümkün degil zaten anlama özürlüyüm hepten karışır enlemler düzlemler.Sessizligi severim okurken tefekkür ederken.
Zaten meselenin özüde bu önce birey kendini düzeltecek gerisi çok kolay.Eleştri olacak tartışma olacak fikir beyan edilecek tabi bütün bunları yaparken en dogru benim iddiasında bulunmak ve herkes yanlış yapıyor şunu yapsınlar bunu yapmasınlar şu şöyle olacak bu böyle olmayacak diyerek oturdugu koltuktan ahkam kesmek en büyük hastalıgımız.Adam paylaşım yapıyor zina şöyle zina böyle sonra ahkam kesiyor nefis var herkes Yusuf olamazki insanları buluga erer ermez evlendirmezsek nefsine uyar zina yapar peki kardeşim Allah haram demedimi yaklaşmayın demedimi cevap "yani öylede nefis istiyor herkes Yusuf olamazki hem ülkemizde geç evlenen erkeklerin tamamı zina yapıyor hem sen sen yapmadınmı".Zina haram diyor icraat yok hep başkasından bekliyor.Diyorsunki "her şey namaz ve oruç degilki"diyenler var evet haklılar iddian iman ise iddian samimi mümin olmaksa iddianı ispatlayacaksın.İspatlayacaksınki ne deisti ne ateisti ne kemalisti yaptıgın ibadetinde samimi oldugunu görecek ve susacak.Tüm mesele burda zaten birey olarak sadece gösteriş olsun diye yapılan namaz ve oruç kimseyi kurtarmaz çünkü samimi degildir yalan onda sahtekarlık onda kaypaklık onda sözde elhamdülillah müslümanız derler.Bir haber vardı cinli işadamları Türklerin vermiş oldukları siparişlerde marka isimleri basmalarını istiyorlarmış sonra yemek yedikleri lokantada gıdaların helal olup olmadıgını soruyorlarmış.Özet bu işte yazında dedigin gibi "Müslümanlıgı samimi imanı başkaları yapacak".Eline saglık yazına katılmamak mümkünmü ah şu cenneti garantiledigini zannedenler.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…