Ana içeriğe atla

Bizi Anlamanızı Hiç Beklemedik !

Bizi anlamanızı hiç beklemedik !
Biz işimize baktık, bu arada sabrı kendimize basamak yaptık..

Bizi anlamanızı hiç beklemedik zira biz biliyorduk ki bencillik bir kere ele geçirdiyse  posasını çıkarıncaya kadar bırakmaz yüreği !

 Sizden medet ummadık, biz hakkımızı aradık adaletin bize kadar gelip geri döndüğünü bile bile  çalıştık çabaladık; düştük yine kalktık umudumuzu yitirmeden yola devam ettik durduk...

Çünkü bizim bir yolumuz vardı ve bir mefkuremiz... Yoldaki tümseklere takıldık düştük ama yılmadık; kanadık yaralandık ama yola devam ettik çünkü biliyorduk ki bu yolun yolcularının dostu, yolcuları da yolu da yaratan Allahtı....

Bizi anlamanızı beklemedik bizim sevmemiz gibi sevmenizi de beklemedik, biz vatanımızı da milletimizi de ümmet gibi sevdik; kendimizi bunlardan ayrı hiç düşünmedik...

Kovulduk , ezildik, küçümsendik çoğu zaman sustuk yutkunduk içimize attık ama yılmadık,sevgimize asıldık; dedim ya sabrı kendimize basamak yaptık...

Bizi anlamanızı beklemedik çünkü biz biliyorduk ki siz anlamaya çalışmaz, güçlenmek için ezerdiniz..

Şimdi mi ? Hala o yoldayız sevgimizin bayrağımızın yanında canımızla nöbetteyiz, mefkuremize doğru Allahın yardımıyla ilerliyoruz....

Bizi anlamanızı hiç beklemedik...


Yorumlar

Yalcin Alarcin dedi ki…
Bizi anlayamazlar anlamalarinida beklemiyoruz
Begonvil Sokağı dedi ki…
Davası olanlar anlaşılmayı beklemiyor, anlayanlar zaten yanıbaşında istemeyenler de uzak olsun yeter. Asr-ı saadet'i sık sık düşünmek iyi geliyor insana, her zorluğa nasıl eyvallah demişler de yollarından milim dönmemişler. İman, Kur'an, vatan mukaddes.. Her devirde mukaddesatın savaşçıları da var engel çıkaranları da..
Pabuc dedi ki…
@Yalçın Alarcin
çünkü artık anlamayacaklarını anlamak istemediklerini çok iyi biliyoruz ..

@Begovil Sokağı,
Şuur ve feresat bizde olduğu sürece yolumuz hep açıktır inşaallah

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…