Ana içeriğe atla

Nev-i Şahsına Münhasır

Sevgili Günlük (kendi kendime korkusuzca konuşabildiğim tek mekan !)
Nassın bakem ! (yazar burada Türk dil kurallarına gasp etmeye başlar!) Günler günleri kovalıyor ve hızına kimseler yetişemiyor ve biz de ihtiyarlıyoruz (daha bi ihtiyatlı oluyoruz ) be günlük ...

Güzel günler olmuyor da değil ama gün geçtikçe dünyadan daha bi hızlı kopmaya başlıyoruzda ; yok yani çok iyi şeyler oluyor da biz mi bağlanmıyoruz !!! Bak şimdi S.Günlük sırf içimdeki enerji canlı kalsın da yazıyı bitirebileyim diye abudik kubidik pop müzikler dinliyorum düşün halimi (çaktın sen durumu ;) ) İlk sırada Demek Akalın var ; var git düşün haleti ruhiyemi vuuuuu !

Neyse az bi ciddiyetimi takınayım da senin de olmayan moralini bozmayayım Günlük...Dünya bildiğin dünya  ; adaletsizlik, zulüm, zenginle yoksul arasındaki uçurumun hiç durmadan devam ettiği ,güçlünün (biz ona zalim diyelim) güçsüzü elini kolunu sallaya sallaya ezdiği bu duruma ''Dur!'' diyeceklerin sayısınında tek tük çıktığı Dünya işte...

Bİr yanında insanların adranalin için can sıkıntısında yârlardan ,köprülerden atladığı (bagicambing) bir yanda çocukların katledildiği bir dünya... Bir yanda yemekten patlayanların, bir yanda da açlıktan ölenlerin olduğu dünya...Bir yanda bir elmasa 48 milyon sterlin verenlerin olduğu, bir yanda da o elmaslar yüzünden canından olanların olduğu dünya işte...Bir yanda silahlar icat edip onları fabrikalarında çoğalttıkça çoğaltarak zenginliğine zenginlik katanların, bir yandan da o silahlarla üzerlerinde oyunlar oynanarak bir birini katledenlerin olduğu dünya işte...Para diye insanların elleriyle yaptığı put ve ona sahip olmak için yitip giden hayatların olduğu dünya işte; hep aynı şeyler anlayacağın....

Ne ağlamak ne de duyarlılığımızın tek başına bir işe yaramadığı dünya hayatı... Bizi ayakta tutan tek şey ''İman'' ve Ahiret bilinci... Eğer buna da sahip olmasak zaten kuş kadar kalmış aklımız da uçup gidecek bunca fenalığın içinde ! Bir de tüm haksızlıkları, zulümleri izliyoruz ya ahh işte o da en fenası ; görüyorsun şahitsin ama bir şey yapamıyorsun; ağlamaktan ve icraatsiz dualar dışında !..

Günlük, sana utanarak ve içim kan ağlayarak yazıyorum :'' Biz hala ümmet/birlik olamadık ve sırf bu yüzden zalim elini kolunu sallaya sallaya dolanıyor Dünyanın her yanında !''Belkide bunun için vicdanımın sızısını dindirebilmek için sürekli yazıyorum yazıyorum yazıyorum ve bunu içim acıyarak isyanlarla(insanlığa) yapıyorum ! Belki hiç birşeye faydası olmayacak ama kendimi kandırınca da vicdanım bir anlık da olsa nefes almış oluyor (kendimi kandırıyorum biliyorum vurma yüzüme!)

Bugünlük iyisi mi kısa keseyim Günlük zira gördüğün(okuduğun )gibi pek de ümitvar olmadı yazdıklarım. Ama illaki güzel günler görecek insanlık ve umarım biz de görürüz o günleri...

Mustafa Ceceli çalıyor şimdi de ''İllede aşk!'' insan dinlerken nasıl hoş hissediyor ; sanki dünyada bir huzur ve sevgi hali mevcutmuş gibi !

Daha huzurlu günlere inşaallah.....................................................

Bu güzel şarkı ,yazıyı sabırla okuyanlara  gelsin!

 https://www.youtube.com/watch?v=9G2HXihPjRU

Yorumlar

Lütfen karamsarlık umitsizlik olmasın olmamalı ..hepsi şeytan işi
.eli kolu kesecek hayali kesecek düşünce ve sağ duyuyu körelmiş insan sayısı artacak...Hayır ben buna inanmıyorum ..evet dünya çık kötü olabilir yazdıklarınızı yok saymak ne mümkün ama elhamdulillah Müslümanım diyen her insan bilir ki Allahın bi planı bi kaderi var..Bunlar ya olacak ya olacak böyle yazmayın insanların daha umut dolu daha itici güce sahip yazilarak hatta harflere ihtiyacı var..
IMAN..Allah ile beraber olan kimden korkabilir Allah ile beraber olmayan kimle olsa yerini doldurabilir..Rabbim kalbimizi umutla doldurmasi duası ile.
Profösör dedi ki…
Belli mi olur, bir bakmışsın ki; şarkının tam orta yerinde ölmek yerine,yeniden diriliveriyorsun. Belli mi olur, bir bakmışsın ki; meleklerle birlikte cennette olveriyorsun. Belli mi olur br bakmışsın ki; ıckıra hıçkıra ağlarken, nançla ve umutla birdene gülümseyiveriyorsun. :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…